Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1513
2024/1377
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/1513 - 2024/1377
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1513
KARAR NO : 2024/1377
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2024
NUMARASI : 2022/962 E. - 2024/284 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : M
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/04/2024 Tarih ve 2022/962 Esas - 2024/284 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında posta taşıma işine ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketce 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (VC.21.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalıya yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkil edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte, KDV tutarının tamamının davalıya ödenmiş olduğunu, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan edilerek ödenmek durumunda kalındığını, davalı yüklenici tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin üzerinde kaldığını, bu durum karşısında müvekkili şirket adına vergi dairesine yatırılan 38.166.61-TL'nin müvekkiline iade edilmesinin gerektiğini, zira davalının sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, 38.166,61 TL'nin 25/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının tacir olup olmadığının sorulduğu, cevap yazısında davalı hakkında kayıtlarında karşılanabilir ölçüde yapılan incelemeler neticesinde kaydına rastlanılmadığının belirtildiği, Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak davalının ticari kazançlarından kaynaklı vergi mükellefi olup olmadığının, vergi mükellefi ise beyan ettiği son 3 yıllık cirosunun ne kadar olduğunun sorulduğu, cevap yazısında vergi kaydının bulunduğunun ve son 3 yıllık cirosunu gösterir beyanname örneklerinin dosyaya sunulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmasının ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmasının gerektiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirildiği ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlandığı, somut uyuşmazlıkta da görevli mahkemenin tayini için tarafların tacir olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 11. maddesinde ise; "ticari işletme esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir." aynı yasanın 15. maddesinde de; "ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin 2. fıkrası uyarınca çıkartılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemelerinin öngörüldüğü, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1963. maddesine göre Bakanlar Kurulunca 18/06/2007 tarihinde kararlaştırılıp 21/07/2007 tarih 26589 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayrımının nasıl yapılacağının belirlendiği, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı öngörüldüğünden esnaf - tacir ayrımının belirlenmesinde bu Bakanlar Kurulu kararının gözetilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davalının tacir olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi gereğince, dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı, bu haliyle davanın mahkemenin görev alanına giren nispi ticari dava olmadığı ve bu davaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmasının gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi halinde dosyanın Eskişehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 3. maddesinde, "bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir", Türk Ticaret Yasası'nın 5/1. maddesinde, "aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir", Türk Ticaret Yasası'nın 11. maddesinde "ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir", yine aynı Yasa'nın 19/II. maddesinde "taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır" düzenlemelerine yer verildiğini, işbu davada da müvekkili Şirkete ait kargoların taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, müvekkili ile davalı arasında 18.12.2013 ve 16.03.2017 tarihli sözleşmelerin düzenlendiğini, davalı yüklenicinin edimini ifa ettiğini, ancak davalıya fuzulen ve fazladan ödenen KDV tutarlarının iade edilmediğini, müvekkilinin anonim şirket olup sözleşme kapsamındaki kargo taşıma işinin de müvekkili Şirketin ticari işletmesiyle ilgili bulunduğunu ve davalı yönünden de ticari iş niteliğini arz ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 19/II. maddesi gereğince müvekkili yönünden ticari iş niteliğinde olan bu sözleşmenin, davalı taraf açısından da ticari iş sayılacağını, buna rağmen yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ayrıca bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılmasının ya da ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamanın veya vergi mükellefi olup olmamanın da TTK yönünden esnaf kabul edilmesini gerektirmeyeceği gibi tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak da kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın istirdadı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nın 3. maddesi uyarınca, bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Aynı Yasa'nın 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
6102 sayılı TTK'nın 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Göreve ilişkin kurallar ise dava şartıdır (HMK. m. 114) ve mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK. m.115).
Taşıma işleri hakkındaki maddi hukuk normları ile ilgili düzenlemeler de TTK'nın 4. Kitabında yer aldığından, taşıma sözleşmelerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılır.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında "Eskişehir- Alpu- Bozan- Beylikova- Mihalıççık Arasındaki Posta Taşıma İşi" başlıklı 18.12.2013 tarihli ve "Eskişehir- Sivrihisar- Günyüzü Arasındaki Posta Taşıma İşi" başlıklı 16.03.2017 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, davalının bu sözleşmeler uyarınca davacıya ait kargoları alıp, çeşitli ilçelerdeki PTT şubelerine taşıma işini yaptığı, Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalının karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyetinden faal vergi kaydının bulunduğu, davalının da yaptığı işe dair "..." unvanı ile davacıya taşıma ücreti karşılığı faturalar düzenlediği anlaşılmaktadır. Tüm bu delillerden davalının taşıyan olduğu ve taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalıya da işbu sözleşmelerden dolayı taşıyan sıfatıyla husumet yöneltildiği açıktır. O halde somut uyuşmazlığın davalının tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılması gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak bu tür davaların ticaret mahkemelerinde incelenip karara bağlanması gerektiğinden, işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
2. İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 3 maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 15/04/2024 gün ve 2022/962 Esas . 2024/284 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. İstinaf kararının neden ve şekline göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
6. İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,
7. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32