Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1084
2024/1372
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1084
KARAR NO : 2024/1372
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2021
NUMARASI : 2019/360 E. - 2021/325 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2021 tarih ve 2019/360 E. - 2021/325 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil şirket tarafından 2018/06416 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalının "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı ...'nın kararı 29, 30 ve 31. sınıf mallar yönünden kısmen reddedildiğini, bu karar yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2019-M-8226 sayılı karar ile nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkilinin T/02525 nolu tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, başvurunun asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu, ayırt edicilik niteliğini haiz müvekkili markasının, davalı firmanın markaları ile karıştırılma ihtimaline sebep olmayacağını, davalı firma tarafından tek başına tescil ettirilen "..." markasının ayırt edici niteliği bulunmadığını, "..." ibaresinin genel kullanıma açık ve tek başına tescil edildiğinde ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, davalı şirketin “...” ibareli itiraza mesnet markalarının Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, SMK'nın 19/2. maddesi hükmünün YİDK kararında dikkate alınmadığını, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/80 Tal. numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın bahse konu markaları kullanmadığının tespit edildiğini, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/91 sayılı dosyası ile de davalı markalarının iptali istemiyle dava açıldığını, davalı firmanın 2000/ 21708 nolu “...”, 2001/22219 nolu “...” ve 2005/07791 nolu “... ...” markalarının tescilli oldukları tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından kullanım ispatı bakımından dikkate alınmadığı belirtilen 2010/75634, 2011/105524, 2015/50051 sayılı üç markadan 2010/75634 ve 2011/105524 nolu markalar hakkında kullanmama sebebiyle iptal talepli dava açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, 2015/50051 nolu markanın başvuru tarihinin müvekkili adına tescilli 2014/29581 nolu “... ...” ve 2009/32968 nolu “... ...” ibareli markaların başvuru tarihinden sonraki tarihli olduğunu, davalının 2018/06030 ve 2017/122497 nolu marka başvurularına ise taraflarınca itiraz edildiğini, bu markaların dikkate alınmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait 2014/29581 nolu "... ...", 2009/32968 nolu "... ..." ve 2015/105849 nolu "... ... ..." markalarının tescilli olduğunu ileri sürerek, 2019-M-8226 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin, davacı yan aleyhine Bursa 3. AHM’nin 2018/52 Esas sayılı dosyası üzerinden hükümsüzlük davası açarak, davacı markalarının hükümsüzlüğünü talep ettiğini, müvekkilinin “...” markası üzerinden üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markaları 2015 yılında ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasından devraldığını, markanın eski sahiplerinin 1999 yılında “...” markasını oluşturduklarını ve bu marka altında başta reçel olmak üzere marmelat, jöle, preparat vb. ürünlerin üretimini yaptıklarını, ilk defa 2000/21708 no ile markayı tescil ettirdiklerini, davacının ilk markasının başvuru tarihinin 23.06.2009 olduğunu, davacının 2009/32968 nolu “... ... + şekil” markasına, müvekkili markalarının o dönemki sahibi tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazın davalı kurum tarafından da kısmen kabul edilerek anılan başvurunun 29, 30, 35 ve 40. sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen reddedildiğini, bunun üzerine davacının Ankara 3. FSHHM’de açtığı davada verilen 2012/81 E.-2013/262 K. sayılı kararda taraf markalarının benzer ve davacı markalarında “...” ibaresinin şemsiye marka olduğu, markadaki “...” ibaresinin asli unsur olduğunun tespit edildiği, verilen kararın Yargıtay 11. HD’nin 2014/11219 E. - 2014/17378 K. sayılı kararı ile onandığını, benzer gerekçelere haiz bir kararın da Bursa 3. AHM’nin 2014/68 E. - 2015/337 K. sayılı dosyasında da verildiğini, davacı yanın markalarında asıl amacının “...” ibaresinin ön plana çıkarmak olduğunu, müvekkilinin taze/dondurulmuş meyve alım satımı ile iştigal ettiğini, bu faaliyetlerinde de “...” markasını kullandığını, müvekkili markalarının “reçel” dışında kullanılmadığı iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, davacı markalarının aynı zamanda müvekkili markaları ile haksız rekabet teşkil ettiğini, markaların kapsamındaki emtiaların benzediğini, dava konusu marka kapsamındaki kuruyemişlerin, müvekkili markalarındaki ürünler ile bağlantılı olduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen mahkeme kararlarının kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK'nın 6/1. maddesinde geçen emtia benzerliği şartının sağlandığı; dava konusu marka başvurusunda aynı zamanda davacı başvuru sahibinin ticaret unvanının da kılavuz unsuru olan ve yine davacının lider/çatı markası konumunda olduğu görülen “...” ibaresinin bütüne nazaran oldukça küçük bir şekilde konumlandırıldığı, bu ibarenin hemen altında kalacak şekilde markanın orta kısmında ve daha büyük karakterlerle “...” sözcük unsuruna yer verildikten sonra en altta ise bu ibareden biraz daha küçük karakterlere sahip olmakla birlikte tamamen geri planda kaldığından bahsedilmesi mümkün olmayan bir şekilde “...” ibaresine yer verildiği, davalı markalarının esas unsurunun da doğrudan "..." kelimesi olduğu; taraf markaları arasında ret gerekçesi emtiaların tamamı bakımından aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu, keza yine dava konusu markadaki ön planda yer alan ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu ve bu ibarenin davalı markalarının kendisi olmasından kaynaklı olarak işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu, emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, ortalama tüketicinin taraf markaları ile her koşulda yan yana karşılaşma imkanı olmadığından, farklı zamanlarda farklı yerlerde anılan markalar ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karşılaştığında, önceden tanıdığı davalı markaları ile dava konusu markayı doğrudan ilişkilendirme eğiliminin kuvvetli olacağı, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul miktarda ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, sonuç olarak reddedilen emtiaların tamamında taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu; dosyaya davacı tarafından sunulan SMK'nın 19/2. maddesi kapsamındaki kullanmama itirazına ilişkin delillerin incelenmesinde, tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığı markaların nazara alınmadığı, 5 yıllık süresi dolan 2005/07791 nolu marka bakımından zaten YİDK kararında da kullanım ispatı yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin vurgulandığı, bu markanın karşılaştırmada nazara alınmadığı, her ne kadar davalı şirketin "... + şekil" ve "... + şekil" markaları, dava konusu marka ile benzer görülmüş ise de anılan markaların kullanımlarının ispatlanamadığı, karıştırılma ihtimali bakımından değerlendirmede dikkate alınmalarının mümkün olmadığı, bununla birlikte taraf markalarının, davalıya ait sair markalar bakımından benzer görülmüş olmaları nedeniyle nihai anlamda varılan kanaatini değiştirmeyi gerektirecek bir hususun mevcut olmadığı; davacı taraf her ne kadar 2009/32968 nolu ''... ... + şekil'' markası nedeni ile kazanılmış hakkı olduğunu ileri sürmüş ise de, 2009/32968 nolu markanın taraflar arasında daha evvel Ankara 3. FSHHM’nin 2012/81 E. - 2013/262 K. sayılı ilamına konu olduğu, anılan davanın davacı aleyhine sonuçlandığı, bununla birlikte bir kısım emtia bakımından markanın tescili tamamlanmış ise de bu emtialar yönünden de hükümsüzlüğü talebiyle Bursa 3 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/52 E. sayılı dosyasında dava açıldığı ve taraflar arasında derdest olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup anılan markanın taraflar arasında çekişme konusu olduğu, davacının 2014/29581 nolu "... ... + şekil" ve 2015/105849 nolu "... ... ... + şekil" markalarının ise dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle henüz tescilleri üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürelerin dahi geçmediği görüldüğünden, bahsi geçen markaların hiçbirinin müktesep hakka dayanak olamayacakları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markaların başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, "..." ibaresinin ayırt edici gücünün dikkate alınmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, zayıf markaların koruma kapsamının daha dar olduğunu, davalı tarafın itiraza mesnet markalarını kullanmadığını, eski tarihli markalarının açılan davalar sonucu kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin markalarının önceki tarihli tescil konumuna geldiğini, bahsi geçen dosyaların bekletici mesele yapılması talebinin reddedildiğini, davalının kötüniyetli olarak tekrarlama markası oluşturduğunu, müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının ve kazanılmış hakkının bulunduğunu, kararda gerekçeye yer verilmediğini, uzman görüşüyle iddialarının sabit hale geldiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin başvuru konusu yaptığı markanın "..." ibareli olduğu, dava konusu bu markanın kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davacının başvurusuna konu marka ile davalı şirketin itirazına mesnet markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, başvuru konusu "... + şekil" ibareli markadaki "..." ibaresinin çatı marka olduğu, başvuru konusu olan markadaki "..." ibaresinin diğer ibarelere göre farklı ve büyük yazılarak ön plana çıkarılması nedeniyle "..." ibaresinin markada asıl unsur olarak bulunduğu, redde mesnet markaların da esas unsurunun "..." ibaresinden oluşması nedeniyle karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresinin müşterek varlığından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olduğu, "..." kelimesinin davaya konu mal ve hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, davalının redde mesnet bir kısım markalarının kullanılmama nedeniyle iptal edildiği ve davalının markalarını kullanmadığı ileri sürülmüş ise de tescil tarihleri ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden kullanım ispatına tabi olmayan markalar yönünden de emtia ve işaret benzerliğinin gerçekleştiği, bu hususun ilk derece mahkemesi kararında da vurgulandığı, dolayısıyla SMK'nın 6/1. maddesindeki koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davacı şirketin önceki tarihli 2009/32968 sayılı markası haricindeki diğer markalarının tescil tarihleri ile dava konusu marka başvurusu arasında beş yıldan daha az süre bulunduğundan, söz konusu markaların hali hazırda hükümsüzlük tehdidi altında bulundukları, bu nedenle müktesep hak iddiasına mesnet olamayacakları, davacının önceki tarihli 2009/32968 sayılı "... ...+Şekil" ibareli markanın da taraflar arasında çekişmeli bulunduğu ve müktesep hak koşullarının bu marka yönünden de oluşmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2024 tarih ve 2023/1343 E.- 2024/4488 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/09/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32