SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1082

Karar No

2024/1370

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1082

KARAR NO : 2024/1370

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/05/2021

NUMARASI : 2019/174 E. - 2021/167 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2021 tarih ve 2019/174 E. - 2021/167 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 2018/07326 sayılı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, itirazın davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ibaresinin "..." kelimesinin kısaltılmış hali olduğunu, markaların tescil edildiği sınıfların da ilaç ve tıp ile ilgili sınıflar olduğunu ve bu nedenle de "..." ve "..." ibarelerinin yapıldığı işi belirttiğini, dolayısıyla yardımcı unsur olduğunu, markalarda esas unsurun “...” kelimesi olduğunu, taraf markalarındaki “...” ve “...” ibareleri karşılaştırıldığında markalarda yer alan ibarelerin birebir aynı olduğunun görüldüğünü, davalı yanın "..." ve "..." ibarelerinin yerlerini değiştirerek “...” markasını oluşturduğunu, davalı yan markasının akla müvekkili markalarını getireceğini, davalı yanın "..." ibaresini "..." şeklinde kısaltarak kullanmasının herhangi bir şekilde anlam değişikliği yaratmadığını, davalı yanın markasını tıpkı müvekkili şirket markalarında olduğu gibi marka baş harflerini markanın başında olacak şekilde oluşturduğunu, W/M, M/W kısaltmalarının dahi markaları birbirine yakınlaştırdığını, her iki taraf markasında mavi rengin kullanılmasının da benzerliği artırdığını, başvuru kapsamındaki 44. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, davalı şirketin müvekkili markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini müvekkili şirketin tanınmış olduğu sektörde tescil ettirmek istediğini ve bunun da açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, davalı kurumun "..." ibaresinin zayıf marka olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, zira söz konusu ibarenin tescil edildiği mal ve hizmetlerin cinsini ve vasfını bildirmediğini ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-1867 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/07326 kod nolu "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiş, bilahare davalı vekili davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markaları arasında bütünsel algı ve imaj açısından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, piyasa koşullarında firmaların, bilinen markalarının başına ya da sonuna yeni ekler getirerek markalarını güncelledikleri ve farklı ürün ve hizmet seçenekleri için bu şekilde seri marka yaratma yoluna gittikleri ya da marka üzerinde lisans hakkı tanıdıkları; bu açıdan değerlendirildiğinde, davacının "..." ibareli markasının yeni versiyonu izlenimi yaratan "..." markasının, davacı markaları ile seri marka imajı taşıdığı, davalı markasının, davacı markasının serisi, devamı olarak algılanması ve aynı/aynı tür ve benzer mallar üzerinde kullanılması halinde iltibasa yol açması kuvvetle muhtemel olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2019-M-1867 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2018/07326 nolu "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt edicilik bakımından zayıf olduğunu, 44. sınıf hizmetlerin tüketicilerinin dikkatli olduklarını, bilirkişi kök ve ek raporlarının iddialarını doğruladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, taraf markalarında ortak olan ve geniş kullanıma sahip bulunan "..." ve "..." ibarelerinin iltibas ve benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, bu ibarelerin kullanımının tek bir kişiye özgülenemeyeceğini, ilgili emtia sınıfı tüketicilerinin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu, bütünsel algıda taraf markalarının farklı olduklarını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak "..." kelimesi ile "..." ve "..." ibarelerinin bulunduğu, içerisinde eczası bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi "..." ibaresinin "..." kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığı, İngilizce'de "tıp, ilaç, doktorluk, deva" gibi anlamlara gelen "..." kelimesinin ise 44. sınıftaki tıbbi hizmetler yönünden tanımlayıcı ve herkesin kullanımına açık ibarelerden olduğu, başvuru kapsamındaki "estetik ve medikal" anlamındaki kelimelerin de aynı nitelikte bulunduğu, bu hale göre taraf markalarının asli unsuru "..." ibaresi olup, "dünya" anlamına gelen bu kelimenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurunun davacının itiraza mesnet markasından yeterince uzaklaştığından söz edilemeyeceği, aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmaları hali SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek olup, emtia benzerliği de gerçekleştiğinden davalı başvurusunun, davacı markalarının yeni bir versiyonu, türevi veya güncellenmiş hali olduğunun düşünülebileceği, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2024 tarih ve 2022/4759 E.-2024/1034 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın davacının itiraza mesnet "..." markasıyla benzer bulunduğu, 11. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2023 tarih ve 2022/1592 E.-2023/5341 K. sayılı kararında da "..." ibareli marka ile "..." ibareli markaları benzer bulan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Dairemiz kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,  

3. İstinaf aşamasında davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/09/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafdavacıderecegerekçeMarkasebeplerikararınınileKurumileriilgiliiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim