SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1078

Karar No

2024/1368

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1078

KARAR NO : 2024/1368

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/06/2021

NUMARASI : 2018/439 E. - 2021/175 K.

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2021 Tarih ve 2018/439 Esas - 2021/175 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın 09, 35, 42 ve sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı vakfın kendi adına tescilli 2015/53194 sayılı "..." ve 2015/53195 sayılı "..." ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz reddedilmiş ise de, davalı vakfın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itirazı üzerine bu kez başvurunun 42. sınıf hizmetler bakımından kısmen reddedildiğini, oysa taraf markaların ayırt edicilikleri düşük olan “zayıf marka” statüsünde markalar olduğunu, davalı markasının 42. sınıfa dahil hizmetlerde tüketici algısını etkileyecek derecede herhangi bir tanınmışlık vasfı taşımadığını, zayıf marka olan ibarelerde küçük değişikliklerin dahi ayırt edicilik sağlamaya yeterli olduğunu, önceki marka hakkı sahibine de bu duruma katlanma yükümlülüğü yüklendiğini, davalı kuruma ait pekçok karar da açıkça belirtildiğini, dava konusu YİDK kararında da aslında kaçamaklı olarak bu hususun ikrar edildiğini, markaların okunuşlarının YİDK kararında iddia edildiği gibi “k-e” şeklinde olmadığını, özellikle okunuşlarda "k" sessiz harfinden sonra birçok alanda ve kelimede "a" seslisinin geldiğini, MGK, SGK, TDK, KDV gibi örnekleri çoğaltmanın mümkün olduğunu, kısa harflerden oluşan markalarda farklılığın daha çok ortaya çıktığını, iptali talep edilen YİDK kararından 42. sınıfa dahil hizmetler bakımından hitap edilen tüketici kitlesinin orta düzeyli olduğu belirtilmişse de bu beyana katılmanın mümkün olmadığını, 42. sınıf tüketici kitlesinin algı düzeyinin ortalamanın üzerinde hatta yüksek algı kapasitesine haiz, bilgisayar programlama yapabilen, bilgisayar donanım kiralaması yapacak, bilimsel inceleme ve araştırma yapabilecek bilgi birikimine sahip olabilen bir kitle olduğunu, algı düzeyi yüksek ve en küçük bir değişikliği algılayacak mahiyetteki tüketici kitlesi nezdinde dava konusu marka başvurusu ile davalı vakıf markası arasında karıştırılma ihtimali kurmayacağını ileri sürerek, YİDK’nın 2018-M-8336 sayılı kararının iptali ile 2017/107389 sayılı ‘...’ ibareli markanın reddedilen 42. sınıfta davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı vakıf vekili, müvekkili vakfın Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk özel vakfı olduğunu, 17.01.1969’da ... tarafından hayata geçirildiğini, maddi imkanları kısıtlı binlerce yetenekli gence eğitimde fırsat eşitliği yaratmak için burs verdiklerini, taraf markaların SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, 42. sınıfta yer alan hizmetler bakımından da ayniyet taşıdıklarını, davacının davalı vakıf markasının zayıf marka olduğu iddiasında bulunduğunu, her kısa markanın zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı vakıf markasının tüketici nezdinde tanınmış marka niteliğine haiz olduğunu ve zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceğini, taraf markaların görsel olarak da benzer olduklarını, markaların "..." ve "..." olarak okunacağını, tüketici nezdinde karışıklık doğmasının kaçınılmaz olduğunu, 42. sınıfta yer alan hizmetlerin tüketicisinin yüksek algı kapasitesine haiz kişiler olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, tüketicilerin söz konusu marka sahipleri arasında iktisadi anlamda bir ilişki olduğunu düşüneceklerini, bu durumunda davalı vakıf tanınmışlığını olumsuz etkileyeceğinive davacının bu tanınmışlıktan haksız kazanç sağlamasına neden olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu; davacı markaları ile dava konusu marka arasında emtia benzerliğinin bulunduğu 42. sınıf hizmetler açısından, taraf markalar arasında bütünsel olarak bıraktıkları genel görünüm anlamında benzerlik göz önüne alındığında markaların birbirine gönderme/ hatırlatma/ çağrıştırma yapma yeteneğinin bulunduğu ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulabileceği dolayısı ile iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, benzerlik incelemesinin yüzeysel yapıldığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat düzeyi, markaların ayırt ediciliğinin güçlü olup olmadığının dikkate alınmadığını, taraf markalarının az harften oluştuğunu, bir harf değişikliğinin dahi markaların farklı algılanmasını sağlayacağını, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığını, tanınmışlığa ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte 42. sınıfta orta düzeyli tüketicilere hitap eden bir hizmet alanı var ise bunun ayrıştırılması gerektiğini, markalar arazındaki işitsel farklılığın da tartışılmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin "..." ibaresinin, 09, 35 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davalı vakfın "..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak, başvuruya itiraz ettiği, davalı vakfın itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davalı vakfın bu karara karşı yaptığı itirazının ise, YİDK'nın 2018-M-8336 sayılı kararıyla kabul edildiği ve başvuru "..." ibareli marka ile benzer bulunarak başvurunun 42. sınıf hizmetler bakımından kısmen reddedildiği, anılan kararın davacıya 16.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 14.12.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli markası 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, her iki taraf markası da üç harften oluşan kısaltma markasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2019 tarih ve 2017/2974 E.-2019/257 K. sayılı kararında bir markanın ayırt edici unsuru ne ölçüde orijinal ise koruma düzeyinin de o ölçüde yüksek olacağı, bununla birlikte alfabede sınırlı sayıda harf bulunduğundan ve bu harflerin kullanılması tek başına kimsenin tekeline bırakılmayacağından harf markaları ile kısaltma markalarında da ayırt edicilik düzeyinin zayıf ve korunma düzeyinin de düşük olduğunun kabulünün gerektiği belirtilmiş ve tarafların "..." ve "..." ibareli markaları benzer bulunmamıştır. 11. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2022 tarih ve 2021/187 E.-2022/4502 K. sayılı kararı ile 24.05.2022 tarih ve 2020/8524 E. - 2022/3993 K. sayılı kararında da harf markaları ile kısaltma markalarının koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği hususu yinelenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2016 tarih ve 2015/9029 E.-2016/3974 K. sayılı ilamında ise harf markalarının korunmasında daha sert bir ölçünün gerektiği, zira özel bir biçim ve düzenleme şekli içermeyen sadece harflerin korunmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta da, davacının marka başvurusu, davalı vakfın markasına benzer olduğu gerekçesiyle kısmen reddedilmiş ise de, (... olarak okunan) taraf markalarının işitsel ve görsel olarak yeterince uzaklaştıkları, başvurunun özel bir biçim ve düzenleme şekli içermeyen davalı vakıf markasına yaklaştığından da söz edilemeyeceği, bu hale göre taraf markalarının ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, dava konusu başvurunun farklı ticari kaynaktan gelen bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta algılanabileceği kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.

Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Her ne kadar davacı tarafça, dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından tescil edilmesi talep edilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nın 22.03.2017 tarih ve 2017/11-78 E.-2017/521 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığından ve tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğundan davacının bu talebi yerinde görülmemiş, anılan talep ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinden, bu talebin reddi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 01/06/2021 gün ve 2018/439 Esas .  2021/175 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 01.10.2018 tarih ve 2018. M. 8336 sayılı kararının İPTALİNE, 

3. Davacı vekilinin marka başvurusunun 42. sınıf yönünden tescili talebinin REDDİNE,

4. Harçlar Kanunu uyarınca göre alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00. TL bilirkişi ücreti, 270,00. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 94,20. TL tebligat masrafı, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.384,90. TL yargılama giderine, 35,90. TL başvurma harcı, 35,90. TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.456,70. TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

7. Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

9. Davacıdan peşin olarak alınan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/09/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerivekilikararınınileKurumileriilgiliiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim