Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1014
2024/1354
16 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2022
NUMARASI ....
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2021/129 E. - 2022/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalının 2019/52156 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna "... ..." ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itiraz neticesinde Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla başvurunun 09, 35 ve 42. sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen reddedildiğini, ancak davalı bankanın bu karara itirazı üzerine YİDK aşamasında, davalının itirazının kabul edilerek müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin 2017/109872, 2019/22735 ve 2019/38356 sayılı markalarının bulunduğunu, bu üç markaya da davalının itiraz ettiğini, bunun üzerine 2017/109872 sayılı markanın tümden, diğer iki markanın ise kısmen reddedildiğini, söz konusu kararlara ilişkin olarak Ankara 1. FSHHM'nin 2019/80 Esas, Ankara 2. FSHHM'nin 2021/22 Esas sayılı dosyalarında dava açıldığını, taraf markaları arasında bütünsellik ilkesi uyarına benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında da dava konusu ibare üzerinde hak sahibi olduğunu, bu markaların müvekkili tarafından 2016 yılından beri ... ... dahil pek çok mecrada kullanıldığını, yine "..." alan adının müvekkili tarafından ilk olarak 2017 yılında alındığını, davalı şirketin bu alan adını kendi üzerine geçirdiğini, müvekkilinin yine alan adına dayalı üstün bir hakkının bulunduğunu, “... ...” ibaresinin aynı zamanda müvekkiline ait bir uygulamanın adı olduğunu ve bu uygulamanın Telif Hakları Genel Müdürlüğünde 2018/272 sayısı ile kayıt altına alındığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, taraflar arasındaki hukuki süreçlere rağmen davalının dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-1176 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet gösterdiği markalarının, müvekkilinin itirazları sonucunda reddedildiğini, bu nedenle verilen kararın hukuka uygun olduğunu, yine ... alan adına ilişkin olarak da yapılan itirazın ODTÜ nezdinde kabul edildiğini, müvekkilinin tanınmış “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, tüm sınıflarda bu markanın koruma altına alındığını, müvekkilinin dava konusu marka açısından da müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıflarını kapsadığını, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvurunun tescil sürecinin 13.10.2021 tarihinde tamamlandığı; davacının dayanak markalarından 2017/109872 sayılı “... ... şekil” markasının ... konumunda olduğu; dava konusu YİDK kararının verildiği tarih itibariyle davacının önceki tarihli her iki markası kapsamında yalnızca 45. sınıf hizmetlerin kaldığı, YİDK kararları, kararın verildiği tarihteki sicil kayıt durumları gözetilerek incelendiğinden emtia değerlendirmesinin bu hizmetler üzerinden gerçekleştirilebileceği; davacı markaları kapsamında kalan hizmetlerden yalnızca “güvenlik hizmetleri” ile 09. sınıftaki “Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç)” emtiaları arasında doğrudan ve güçlü bir bağlantı bulunduğu, YİDK karar tarihi itibariyle davacı markaları kapsamındaki sair hizmetler yönünden emtia benzerliği bulunmadığı, her ne kadar normal şartlarda “...” ya da “...” kelime kökünün ortak kullanımı taraf markaları arasında doğrudan karıştırılma ihtimali doğuracak bir benzerliğe yol açmamakta ise de her iki markada da anılan ibare sonrasında kullanılan ikinci sözcüğün (...) de birebir aynı olması ve ortaya çıkan bütünün (... ...) ayniyeti karşısında taraf markaları arasındaki bu benzerlik düzeyi son derece yüksek hale geldiği; davacının hükümsüzlük talepleri bakımından dava dosyası içerisine işlem dosyasındaki delillerin yanı sıra çok sayıda delil ibraz ettiği, ... ... platformlarındaki önceki paylaşımların bu defa tarihli ve somut olarak dosyaya kazandırdığı, davacının “...” adını verdiği uygulamasına ilişkin gerçekleştirdiği satışlara ait 05.02.2019, 20.12.2018, 05.09.2018, 05.09.2018, 18.07.2018, 25.05.2018 tarihli kullanım lisansı faturalarını sunduğu, yine ..... Hakları Genel Müdürlüğü’ne gerçekleştirdiği 04.04.2018 tarihli “bilgisayar programlarına ilişkin kayıt – tescil belgesi” isimli dokümanı dosyaya sunduğu, dokümanda eser isminin “... ...” olarak geçtiği, davacının “... ...” hesap adıyla ... ... ... Platformuna 21.02.2018 tarihinde katıldığı, ilgili ... ... hesabı üzerinden ilk paylaşımını 14.05.2018 tarihli olduğu, yine muhtelif ... ... platformları üzerinden geçmiş yıllara yönelik paylaşımlarını dosyaya kazandırdığı, davacının “hesap sihirbazı” isimli aplikasyonunda “... ...” markasının kullanıldığını gösterir delilleri dosyaya sunduğu, ... web sitesine ait 16.08.2018 tarihli webarchieve kaydı gibi delilleri sunduğu; sunulan delillere bir bütün olarak bakıldığında davacının “... ...” markası ile dijital bir hukuk platformu oluşturduğu ve bu platform üzerinden sunduğu hizmetlerini de “... ...” şeklindeki markasal kullanımlarını içerir uygulama/yazılım üzerinden gerçekleştirdiği, dosya içerisinde sunulan kullanım delillerin davacı kullanımlarının “yazılımlar/uygulamalar” alanında davacı lehine üstün bir hak sağlayacağı, davacı yan markasal kullanımlarına konu “... ...” ibaresi ile dava konusu marka kapsamındaki “........” ibaresi arasındaki yüksek düzeyli benzerlik hali de göz önüne alındığında, davacının fiili kullanıma dayalı üstün hakkının, başvuru kapsamında yer alan 09. sınıftaki “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” mal ve hizmetleri bakımından mevcut olduğu, bu mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğabileceği ve hükümsüzlük koşullarının meydana geldiği; davacının .....gerçekleştirdiği 04.04.2018 tarihli “bilgisayar programlarına ilişkin kayıt – tescil belgesi” başvurusunda bulunduğu, dolayısıyla davacının “... ...” ibaresi üzerindeki hak sahipliği aynı zamanda fikri bir mülkiyet hakkı için belirlediği isimden de kaynaklı olduğu, ayrıca yine davacının ... alan adının da 05.06.2016 tarihinden bu yana kayıtlı olduğu, anılan alan adı üzerinden davacının rapor kapsamında bahsi geçen dijital hukuk platformu hizmetlerini sunduğu ve bu hizmete dair hazırladığı aplikasyon/yazılımın tanıtımı yaptığı ve yine “... ...” ibaresini markasal nitelikte kullandığı; olayısıyla davacının anılan kullanımlardan ötürü de üstün bir hakkı mevcut ise de bu hakkın davacı lehine 6/3 maddesinde tespit edilen mal ve hizmetlerin ötesinde sair mal ve hizmetler açısından davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2021/M-1176 sayılı kararının 9. sınıf "ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar, (taşıt alarmları hariç)" malları bakımından iptaline, davaya konu markanın 9. sınıf "ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar, (taşıt alarmları hariç), manyetik optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kayıt edilmiş bilgisayar programları ve yazılımları ve 35. sınıf müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için manyetik optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kayıt edilmiş bilgisayar programları ve yazılımları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler parekende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve diğer benzeri yöntemler ile sağlanabilir" mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davalı yanın haksız başvuru ve itirazlarının mahkemelerce kaldırıldığını, buna rağmen davalının kötüniyetli hareketlerine devam ettiğini, SMK'nın 6/9. maddesi kapsamındaki taleplerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin "... ..." ibareli markaları 2016 yılından beri kullandığını, bu ibareli 2017 yılında alan adı olarak da aldığını, ancak davalının alan adını kötüniyetli olarak üzerine geçirdiğini, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin uygulama ve aplikasyonunun adı olduğunu, davalının ticari dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek müvekkilinin ticari faaliyetlerini engellediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması sebebiyle ufak bazı değişikliklerin yapılmasını yeterli kabul edileceğini, kısmen kabule konu mal ve hizmetlerde tüketicilerin bilinç düzeyinin yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, itiraza mesnet markaların başvurularının müvekkilinin itirazları neticesinde tümden veya kısmen reddedildiğini, "..." alan adının müvekkilinin itirazı üzerine müvekkili adına tescil edildiğini, başvurunun seri marka niteliğinde olduğunu, müvekkili bankanın "..." ve "..." esas unsurlu bankalar nedeniyle müktesep hakkının yok sayıldığını, mal ve hizmet karşılaştırmasında da hataya düşüldüğünü, emtia sınıfı benzerliği koşulu gerçekleşmeden marka benzerliği araştırması yapılamayacağını, markaların hitap ettiği tüketicilerin bilinçli olduklarını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin 09, 35, 36, 38 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğu, 2019/52156 sayılı başvurunun yayımı üzerine davacı şahsın 2017/109872, 2019/227735 ve 2019/39356 sayılı ve "... ..." ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiği, itiraz üzerine Markalar Dairesi Başkanlığının iltibas ihtimalini kabul ederek davalı şirket başvurusunu kısmen reddettiği, davalı şirketin bu karara yaptığı itiraz üzerine ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kısmi ret gerekçesi markaların mal ve hizmet listesinin farklılaştığını, 45. sınıf hizmetlerin kaldığını gerekçe göstererek, kısmi ret kararını kaldırdığı, YİDK'nın 27.02.2021 tarihli bu kararının davacı tarafa 01.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın da yasal iki aylık süre içerisinde 30.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece ise; dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel ve işitsel açıdan güçlü bir benzerlik bulunduğu, davacının dayanak markalarından 2017/109872 sayılı “... ...” ibareli markasının ... konumunda olduğu; dava konusu YİDK kararının verildiği tarih itibariyle davacının önceki tarihli diğer iki markası kapsamında ise yalnızca 45. sınıf hizmetlerin kaldığı, YİDK kararları, kararın verildiği tarihteki sicil kayıt durumları gözetilerek incelendiğinden emtia değerlendirmesinin bu hizmetler üzerinden gerçekleştirilebileceği gerekçesiyle, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden sınırlı bir değerlendirme yapılmış olup, taraf vekillerinin istinaf itirazları gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, davacının eski dayalı kullanımı ve fikri mülkiyet hakkına dayalı olarak başvurunun tescilini engelleyip engelleyemeyeceği, davalı marka başvurusunun kötüniyetle yapılıp yapılmadığı ve davalı şirketin müktesep hakkının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
... tarafından bazı marka tescil başvurularının işlem dosyasına "..." kaydı koyuluyor ve bu markalar hükümden düşmüş olduğu gerekçesiyle benzerlik incelemesinde dikkate alınmıyorsa da, bu kaydın mevcut hukuki ve fiili durumla uyuşmaması halinde, sadece anılan kayda dayanılarak bir marka başvurusunun hükümden düşmüş sayılamayacağı tabiidir. Nitekim somut uyuşmazlıkta da işlem dosyasındaki "..." kaydına rağmen, davacının itirazına dayanak 2017/109872 numaralı marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali talebiyle Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/80 E. - 2021/214 K. sayılı dosyasında dava açılmış ve yargılama sonucunda 2017/109872 sayılı markanın başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptal edilmiş ve Dairemizin 05.07.2024 tarih ve 2022/1117 E.-2024/1253 K. sayılı kararıyla da davalılar vekillerinin istinaf itirazları esastan reddedilmiştir. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali davalarında, YİDK kararının verildiği tarih itibariyle mevcut hukuki ve fiili duruma göre karar verilmesi gerektiğinden, somut uyuşmazlıkta da dava konusu YİDK karar tarihinde, hukuki varlığını sürdüren ve davacı tarafça işbu dava konusu başvuruya davalı kuruma sunulan itiraz dilekçesinde de açıkça dayanılan, davacının 2017/109872 numaralı marka tescil başvurusunun, benzerlik incelemesinde dikkate alınması zorunludur. Dolayısıyla, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/109872 sayılı markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir.
Taraf markalarını oluşturan işaretlerin incelenmesinde; dava konusu başvuru "..." ibaresinden, itiraza mesnet 2017/109872 sayılı marka ise "... ..." ibaresinden oluşmakta olup, markalar aynı harf diziliminden oluşmaktadır. Bu hali ile markalarını oluşturan ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu açık olup bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Emtia benzerliğinin bulunması halinde, markalar arasındaki neredeyse ayniyet derecesindeki benzerlik gözetildiğinde, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu da kabul edilecek olup, emtia karşılaştırmasının ise 2017/109872 sayılı marka kapsamındaki tüm mal ve hizmetler dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Emtia benzerliği yönünden, 2017/109872 sayılı markanın emtia listesinin dosya arasında bulunmaması nedeniyle bir karşılaştırma yapılamamaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davalı kurumdan bu hususa ilişkin kayıtların getirtilmesi suretiyle mal/hizmet benzerliği yönünden inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 13/01/2022 gün ve 2021/129 E. . 2022/10 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/07/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52