SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1011

Karar No

2024/1353

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/03/2022

NUMARASI

DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 tarih ve 2021/139 E. - 2022/89 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/136234 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun, davalı yanın 2002/03560 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak itirazı sonucunda 42. sınıf hizmetler açısından kısmen reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında genel görünüm itibariyle bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının parçalanarak arasından “...” ibaresinin alınmak suretiyle değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki “...” ibaresinin 42. sınıf hizmetler açısından zayıf marka niteliği taşıdığını, bu ibarenin yalnızca “uzay” anlamına gelmediğini, “alan, yer, başlık, mekan, aralık, mesafe, ara, açıklık, espas, feza, uzaklık, süre, reklam süresi, boşluk bırakmak, ara vermek, aralık bırakmak, espas koymak, aralıklı dizmek” anlamlarına da geldiğini, kurum nezdinde bu ibare ile tescil edilmiş çok sayıda marka bulunduğunu, “...” sözcüğünün tek başına iltibasa neden olmayacağını, müvekkili markasındaki hizmetlerle davalı markası kapsamındaki hizmetlerin da aynı ya da benzer olmadığını, davalı firmanın, zaten tescil sahibi olduğu tasarım hizmetleri üzerinde markasını kullandığını ispatlamış olmasının, sadece itirazının 6/1 bendi yönünden dikkate alınabilir olmasını sağladığını, davalı firmanın itirazı üzerine, müvekkili tarafından yapılan kullanım ispatı talebi nedeniyle davalı firmaca bir kısım belgeler sunulduğunu, bu belgelerin ciddi kullanımı sağladığı kanaatinin na kanaat getirildiğini, varılan bu kanaatinin hatalı olduğunu, davalı yanın her bir yıla ait yalnızca 1 adet delil sunduğunu, kurumun davalı firmanın ticaret unvanında “...” ibaresinin de bulunuyor olmasını gerekçe göstererek vardığı kanaatin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-2209 sayılı kararının iptaline, 2019/136234 tescil numaralı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin 20 yılı aşkın bir süredir “... mimari” ve “...” markalarını kullanarak faaliyet gösterdiğini, büyük ve lüks otellerin, dikkat çeken kafelerin, ofis ve inşaat projelerinin mimari tasarımının müvekkili tarafından yapıldığını, orta düzeydeki tüketici nezdinde taraf markalarının aynı olarak algılanacağını, marka işaretleri arasında fonetik benzerlik bulunduğunu, yine emtia benzerliği şartının taraf markalarının 42. sınıf hizmetleri kapsamaları nedeniyle sağlandığını, davacı markası ile müvekkil şirket markası ve ticaret unvanı arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik, aynılık ve sınıfsal benzerlik olduğu için tüketicilerin iki markanın farklı ekonomik ve idari yapılara ait olduğunu anlayamayacaklarını, davacı markasını müvekkili markası ve ticaret unvanının birleşiminden oluştuğunu, "..." kelimesinin 42. sınıftaki hizmetler için zayıf bir ibare olduğunu kabul etmediklerini, davacı yan markasının SMK'nın 6/3, 6/6 ve 6/9 maddeleri anlamında da reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin matbu faturalarında sol üstte tescilli “...” markası, sağ üstte ise “...” ibareli ticaret unvanının yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı yan tarafından sunulan deliller arasında yer alan faturalarda taraf markalarındaki ortak unsur olan “...” ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ticaret unvanında da “... mimari tasarım” ibarelerinin yine ön plana çıkartılmış ve markasal nitelik yüklenmiş şekilde kullanıldığı, davalının kazandığı ödüller ve gazete haberlerinde “... ...” olarak tanıtımının yapıldığı, her ne kadar sunulan deliller oldukça sınırlı sayıda ve muhtelif yıllara ait deliller ise de özellikle davalı muhtelif tarihlerde kazandığı ödüllere ilişkin belgelerin, davalı hakkında ulusal basında çıkan haberler, sunulan sınırlı sayıdaki faturalar gibi delillerin tamamının davalının “mimari tasarım hizmetleri” alanındaki faaliyetlerinin münferit nitelikte olmadığı, yıllara sair süreklilik arz ettiği yönünde bir kanaate varılabilmesi adına yeterli görülebilecek mahiyette olduğu, zira sunulan belgelerin neredeyse tamamı tarihli belgeler olup farklı dönemlerde farklı mimari projeler üzerinden elde edildiği görülen ödüller başta olmak üzere sair delillerin bir bütün olarak yorumunda davalı yanın “...” ibaresi üzerinde fiili kullanımdan kaynaklı bir hakkı bulunduğu, bununla birlikte sunulan belgelerden davalı yanın sair hizmetlerde bir kullanımının bulunduğuna kanaa getirilmesinin ise mümkün olmadığı, dava konusu davacının 2019/37248 sayılı "..." ibareli markası kapsamında YİDK kararı neticesinde reddine karar verilen hizmetler ile davalı yanın YİDK kararında 2002/03560 sayılı markasını kullandığı tespit edilen “Tasarım hizmetleri” arasında, yalnızca “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri” bakımından aynı ya da benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, ancak reddine karar verilen “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri” açısından, taraf markaları arasında mal veya hizmet benzerliğinin bulunmadığı, dava konusu marka ile davalı yana ait markanın, ilgili tüketici nezdinde, markalardaki ortak “...” ibaresinin yarattığı işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik ile birlikte işaretler arasında, benzerliği tespit olunan “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri” açısından özellikle iktisadi – idari anlamda ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek bir benzerlik taşıdıkları, davalı yanın 6/3 kapsamındaki gerçek hak sahipliğinin, dosya kapsamında ileri sürülen kullanım ispatı talebine ilişkin değerlendirmeler sonucunda varılan kanaat ile örtüşür bir şekilde yalnızca “Tasarım hizmetleri” bakımından mevcut olduğu, ancak bu durumun davalı lehine 6/1 kapsamındaki değerlendirmelere ek bir koruma sağlamayacağı, reddine karar verilen "Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri" açısından davalının gerçek hak sahipliğini gösterir hiçbir delilin dosyada bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2021-M-1822 sayılı kararının 42. sınıf "bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri" bakımından iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, önce kullanım ispatı daha sonra iltibas incelemesi yapılması gerektiğini, davalının redde mesnet markasını kullandığını kanıtlayamadığını, bu yönden bilirkişi raporuna itirazlarının giderilmediğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, zayıf markaların koruma kapsamının dar olacağını, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olmadığını, "..." ibaresinin "mahal, ortam, meydan anlamlarına da geldiğini, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri bakımından ayırt ediciliği gösterir delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru ile redde mesnet markanın reddedilen hizmetler bakımından benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin markalarını tescilinden itibaren aralıksız kullandığını, davacının müvekkilinin ticaret unvanı ve 20 yıldır kullandığı markasını birleştirerek başvuru yaptığını, 42. sınıf hizmetlerin tümü için iltibas ihtimali bulunduğunu, Yargıtay tarafından markalar farklı sınıflarda tescilli bulunsalar da benzer olabilecekleri ve iltibas oluşabileceğinin kabul edildiğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvurunun tüm sınıflarda reddinin gerektiğini, müvekkilinin cidddi kullanımını ispatladığını, 8 farklı sınıfta başvuru yapmasının davacının kötüniyetini gösterdiğini, reddedilen tüm hizmetler bakımından müvekkilinin SMK'nın 6/1 ve 6/3. maddesi uyarınca hak sahibi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinin davalı şirket adına marka olarak tescilli olduğu, dava konusu marka başvurusunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar başvuruda bu ibareler birleşik olarak yazılmış ise de, bu iki kelimenin farklı tonlarda yazılması sebebiyle, marka kompozisyonunda "..." ibaresinin kaybolmadığı, "..." ibaresinin ortaklığı dışında bu ibarenin taraf markalarında aynı şekilde yazılmasının da görsel benzerliği artırıcı etki bıraktığı, öte yandan, dava konusu markadaki "..." ibaresinin ise davalının ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğu, davalı şirketin hem markasını hem de ticaret unvanını markasal olarak tasarım hizmetlerinde kullandığını kanıtladığı, davalının muhtelif tarihlerde kazandığı ödüllere ilişkin belgelerin, davalı hakkında ulusal basında çıkar haberler ve sınırlı sayıdaki faturaların hep birlikte davalının mimarı tasarım hizmetleri alanındaki faaliyetlerinin münferit nitelikte olmadığını, süreklilik arzettiğini kanıtladığı, "..." ibarenin zayıf marka olma ihtimalinde dahi, başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, davalının markasını kullandığını ispatladığı tasarım hizmetleri ile 42. sınıftaki "bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri, mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri" iptali istenen YİDK kararıyla benzer bulunmuş ise de, bu hizmetlerden sadece "mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri"nin tasarım hizmetleri ile benzer kabul edilebileceği, davacı tarafça rapora itirazlarının giderilmediği ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3. İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/07/2024

Başkan

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileileriilgiliiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim