SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1062

Karar No

2024/1348

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/10/2021

NUMARASI ....

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarih ve 2021/73 E. - 2021/359 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616 sayılı ve "....." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/37369 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” ibaresini ilk kez 2007 yılında tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını arttırdığını, davalı şirketin herhangi bir caba sarf etmeden müvekkilinin “...” marka imajımdan haksız bir kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilleri şirketin “...” markasının anlamının tescil edildiği sınıflarda yer alan mal ve/veya hizmetlerden uzak olması sebebiyle zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceğini, ortalama gıda tüketicisinin işbu dava konusu marka ile müvekkilleri şirket markalarını benzer olarak algılayacağını ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-11244 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/37369 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 29 ve 30. sınıfın tamamı ile 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerden 29 ve 30. sınıflara ilişkin emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, "..." ibaresinin zayıf marka statüsünde olduğunu, herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, "..." ibaresinin ancak "..." markası ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edicilik kazandığını, davacının, müvekkillerine ait markanın tescili ile birlikte müvekkillerinin markasının davacı seri markalarının arasına karışacağı yönündeki iddiasının da hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilleri markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, dava konusu başvurunun aksine müvekkillerinin markalarının serisi niteliğinde olduğunun izahtan vareste olduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun tanınmış “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin yalnızca tali unsur olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarındaki 29, 30 ve 35.5 sınıfta yer alan malların/hizmetlerin, davacı yanın markaları ile aynı/aynı tür olduğu, davaya konu markanın “...” ibaresinden oluştuğu, davalı şirketin savunmalarında “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığı, markada esas unsurun seri nitelikteki “...” ibaresi olduğunun belirtildiği görülmekle, davalı şirket başvurusunun “...” + “...” ibarelerinin birleşmesinden türetildiğinin tespit edildiği; ayırt edici gücü zayıf olsa da, minimum tescil edilebilirlik şartını yerine getiren kelime unsurlarının tescil edilmesinin olağan olduğu, buna karşın söz konusu durumun, bu markaların koruma kapsamlarının geniş olduğu anlamına gelmediğini, bu tip markaların sınırlı koruma kapsamından yararlanması gerektiği, taraf markalarında yer alan ortak “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar açısından, fiziksel olarak iyiye, sağlıklıya, diyet özelliği olduğuna işaret ettiği ve tasvir edici olmamakla birlikte ayırt ediciliğin görece düşük düzeyde kaldığı, davaya konu markayı oluşturan “...” + “...” ibareleri açısından, “...” ibaresinin çatı markası olduğunun davalı şirketin sunmuş olduğu marka listesi ve savunmalarından anlaşıldığı, “...”, “çatı” veya “şemsiye” olarak tabir edilen bu tarz markalar, bir markanın üst kimliğini, ürünün firma aidiyetini vurgulayan işaretler oldukları, ... markayı içeren marka işaretinde ayırt ediciliği üzerinde toplayan unsurun bu çatı/... markalar değil, bu markanın yanında kullanılan ve asıl olarak ürünü başka ürünlerden ayırma fonksiyonunu yerine getiren kelimeler/işaretler oldukları, somut olayda, “...” ibaresi kullanılmak sureti ile türetilen davaya konu “...” markasında, “...” ibaresi ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsur olarak kabul edildiği, işitsel olarak yapılan karşılaştırmada da taraf markalarında vurgunun “...” ibaresi üzerine yoğunlaşacağı, bu hali ile markaların birbirlerine yaklaştığı, görsel olarak “...” ibaresinin markaları birbirlerine benzer hale getirdiği, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-11244 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 29 ve 30. sınıfın tamamı ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” yönünden kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2020/37369 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 29 ve 30. sınıfın tamamı ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin başvuru markasını parçalara bölüp içinden sadece "..." ibaresini seçmeyeceğini, zayıf marka seçenin sonuçlarına katlanması gerektiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca yapılan itirazın da reddinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, rapora itirazları değerlendirilmeden, ek rapor alınmadan karar verildiğini, "..." ibaresinin ayırt edici olduğu tespitinin hatalı olduğunu, ayırt ediciliği son derece zayıf olan bu ibarenin tanımlayıcı hale geldiğini, başvurunun seri marka niteliğinde olduğunu, "..." ibaresinin esas unsur, "..." ibaresinin çatı markası olduğunun belirtilmesi ve markaların benzer olduğu tespitinin hatalı olduğunu, tüketici nezdinde markaların karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, ürünlerin farklı şirketlere ait olduğunun anlaşılabileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu, "..." davalının çatı markası olduğundan, başvuruda "..." ibaresinin markasal olarak korunmak istendiği, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunup, başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dava konusu başvurunun "... ..." olarak okunup algılanacağı, dava konusu edilen mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/03/2020 tarih ve 2019/4410 E.- 2020/2319 K. sayılı kararında "....." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ile davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	  

3. İstinaf aşamasında davalı ... ile davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/07/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenHükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim