Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1098
2024/1334
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ ... ... E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2017/373 E. - 2021/458 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin, kendisine ait “...” ibareli markaları uzun yıllardır kullandığını ve bu ibareyi marka tescil başvurularına konu ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin 03, 08, 09, 14, 16, 18, 21, 24, 25, 27 ve 35. sınıflarda birçok tescilli “...” ibareli markalarının bulunduğunu, davalı tarafın 2015/73135 sayılı ve “... ... ...” ibareli markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkiline ait “...” ibareli markaların karşısında ayırt edici olmadığını ve bu kapsamda anılan markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, diğer taraftan müvekkiline ait “...” ibareli markanın da SMK m.6/4-5 anlamında tanınmış marka olduğunu, bu suretle de dava konusu markanın tanınmışlık sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiğini, yine müvekkilinin SMK m.6/6 kapsamında “...” ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu, davalı kullanımlarının aynı zamanda müvekkiline ait markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda .... sayılı soruşturma dosyası ve Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2017/7227 D. İş sayılı kararı ile davalı aleyhine arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu işlemler sırasında müvekkiline ait tanınmış “...” markalı “yelek, tişört, mendil, kazak, kravat, saat vs.” ürünlerin yanında birçok kartvizit, poşet gibi tanıtım evrakına tutanakla el konulduğunu, davalı yanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli tavır sergilediğini, davalıya ait “...” ibareli kullanımların açık bir şekilde müvekkiline ait markalara tecavüz teşkil ettiğini, davalı yanın yine müvekkiline ait olan ... oyuncusu figürünü taklit etmek amacıyla 2017/86186 sayılı ve “şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun tesadüfi olmayıp açık bir biçimde kötüniyeti ortaya koyduğunu, anılan fiillerin müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine, haksız rekabetin menine, 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalı adına tescilli 2015/73135 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu 2015/73135 sayılı markasını 18 ve 25.sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere ... nezdinde tescil ettirdiğini, davacı iddialarının aksine müvekkiline ait “... ...” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli markalarla benzer olmadığını, dolayısıyla davacı markalarına tecavüz teşkil etmediğini, zira markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin bütünsel anlamda yapılmasının gerektiğini, davacı markasının Türkiye’de tanımış olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair davacı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, markalarda ortak olarak “...” ibaresinin bulunduğu, bu bağlamda markaları oluşturan işaretler arasında görsel anlamda farklılık teşkil eden tek unsurun “...” harfi olduğu, ancak söz konusu ibarenin de yuvarlak bir daire içine alınarak vurgulanmaya çalışılmış olmasının tam ters bir algı yaratarak “...” ibaresini daha ön plana çıkardığı, sonuç itibariyle dava konusu “... ... ...” ibareli marka ile davacıya ait “...” ibareli markalar arasında görsel benzerlik bulunduğu, taraf markalarında aynı olan “...” ibaresinin 2 heceli olduğu ve davalı markasındaki “...” ibaresinin de yine 2 heceli olduğu, dava konusu markanın, davacı markalarındaki “...” ibaresini bir bütün olarak içermesi nedeniyle söz konusu markaların başlangıç ve devam seslerinin neredeyse aynı bulunduğu, hatta “...” hecelerinin telaffuzunun kelimenin sonundaki “...” harfinin fonetik etkisizliği sebebiyle fonetik olarak farklılığı sağlamadığı, bu çerçevede söz konusu ibarelerin fonetik açıdan da benzer oldukları, dava konusu markada ayrıca “...” olarak telaffuz edilebilecek 3 heceli ek bir unsur bulunmaktaysa da gerek bu unsurun marka örneğinde küçük puntolarla, tali unsur olarak konumlandırılması gerekse de bu ibarenin zayıf bir ibare teşkil etmesi sebebiyle, “...” ibaresinin markaları fonetik olarak farklılaştırmak için yeterli olmadığı, taraf markalarında ortak olarak bulunan “...” ibaresinin bir spor oyununun ismini oluşturduğu, bu oyunun internette “çim bir alanda, atlara binmiş dörder kişilik iki takım arasında oynanan, ucu tokmak biçiminde değneklerle yerdeki topa vurup onu rakip kaleye sokmaya dayanan bir top oyunu.” olarak tanımlandığı, davalıya ait dava konusu markada bulunan “...” ibaresinin ise Türkçe’de bilinen herhangi bir anlamına ulaşılamadığı, dava konusu markada bulunan “...” ibaresi “taklit olmayan, özgün” anlamını vermek üzere “...” kelimesinin yaygın bir yanlış yazımı olarak marka örneğine konumlandırılmış zayıf bir ibare olduğundan, bu ibarenin anlamsal olarak da taraf markalarının birbirinden farklılaşmasına hizmet etmediği, bu çerçevede “...” ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmaması ve markada “...” ibaresinin sonuna “...” şeklinde bir figüratif unsurla konumlandırılan sözcüğün esasen “...” ibaresine işaret edeceği birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında anlamsal benzerliğin de mevcut olduğu, dava konusu ibarenin tescili isteminin, markaya sağlanan korumanın kapsamı ve sonuçlarının kül halinde göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılması gerektiği, bu bakımından birbirine bu denli yakınlaşmış (benzeyen) markaların, koruma kapsamındaki emtialar bakımından da birbirlerinden farklılaşmadığı anlaşıldığından, dava konusu “... ... ...” ibaresinin davacının hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterdiği “...” ibareli markalar ile SMK m.6/1 kapsamında benzerlik teşkil ettiği, dava konusu 2015/73135 sayılı markanın tescil kapsamında yer alan 18.sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” mallar ve 35.sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları"nın parekende satışı hizmetleri bakımından SMK m.25 çerçevesinde kısmen hükümsüz kılınması gerektiği, davacıya ait “...” ibareli şekil markasının tanınmış olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının giyim eşyaları ve giyim eşyalarıyla ilişkilendirilebilecek aksesuarlar ile öğrencilere yönelik kırtasiye ürünlerinden ibaret bulunduğu, her ne kadar davacı markalarının tanınmışlığının bulunduğu ürünler ile davalıya ait dava konusu markanın tescil kapsamında yer alan 35.sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.”nin doğrudan ilişkilendirilebilir, tüketicinin markayı gördüğünde davacı markasını aklına getirmesi çok da mümkün olmayan, birbirlerinden farklı amaçlara yönelik emtialar/hizmetler olsa da; mezkur tescilin davacının markası ile birebir aynı olduğu, tam anlamıyla ... ibaresini içerdiği göz önünde bulundurulduğunda markanın sulanması durumunun ortaya çıkabileceği, davalıya ait söz konusu marka başvurusu incelendiğinde bu başvurunun 29.09.2017 tarihinde yapıldığı, bu çerçevede dava konusu 2015/73135 sayılı başvurunun 04.09.2015 tarihinde yapıldığı göz önünde bulundurulmak suretiyle, dava konusu başvurunun tescilinden sonra yapılan bir marka başvurusunun dava konusu marka başvurusunun tescili anında davalının kötüniyetli olduğunu ispat için tek başına yeterli olmadığı düşünülebilirse de kötüniyetin içsel bir duruma işaret ettiği, ilk önce ... ibaresini aynen içeren dava konusu marka başvurusunu yapan ve ardından da davacı firmanın tanınmış markaları arasında yer alan “At üzerinde koşan adam” figürünü başvurusu konusu eden bir anlayışın kötüniyetli olarak telakki edilebileceği, davalı yanın marka tescil talebinin davacı markasına zarar verme veya marka itibarı ve tanınmışlığından haksız yarar sağlama amacıyla yapıldığı, davalı yanın huzurdaki davaya konu olan eylemlerinin TMK m.2 anlamında aykırılık teşkil ettiği, davalı ...'in 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari faaliyetlerini zarar ile sonlandırdığı, sunulu belgelere göre herhangi bir ticari/mali kar elde etmediği, bu kapsamda eylemin niteliği ve somut olayda elde edilen bulgular çerçevesinde takdiri bir tazminat hesaplaması yapılması gerektiği, sektörel teamüller, eylemin süresi, davacı markasının tanınmışlığı, tescilli olduğu süre, davalının ticari iş hacmi gibi hususlar göz önüne alındığında 556 s. KHK’nın 66/2-b bendi uyarınca ve TBK m. 50/2 uyarınca dosya kapsamında yer alan mevcut deliller ışığında maddi tazminat olarak 10.000 TL'nin uygun görüldüğü, manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak, davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanması kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait markanın kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 2015/73235 tescil numaralı "... ... ...+Şekil' ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının yukarıda hükümsüzlüğüne karar verilen markayı kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men ve ref'ine, davalının ... ibaresini ve yukarıda geçen markayı taşıyan tanıtım araçlarına el konulmasına, bu ibarelerin üretilmiş ürünler üzerinden silinmesine, silinmesi mümkün değil ise ürünlere el konulmasına ve imhasına, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, BK 50 maddesine göre 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkeme kararının aksine, davacı tarafın "..." markası ile müvekkilinin "... ..." ibareli markasının, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/b maddelerine göre aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, mahkeme kabulünün yerinde bulunmadığını, davacının "..." ibareli markasının, tanınmış olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasının da hatalı bulunduğunu, bir markanın "tanınmış" sayılabilmesi ve Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında "herkesçe bilindiği mütalaa edilebilmesi" için bütün dünyada maruf hale gelerek dünya markası olması ve hatta Birlik Ülkelerinin tümünde herkesçe bilinmesinin gerekmediğini, önemli olanın, o markanın Türkiyede bilinmesi bulunduğunu, davacı şirkete ait "..." ibarelerini ihtiva eden markanın nasıl ve ne şekilde tanınmış marka olarak kabul edildiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafın, dava konusu "..." ibaresi üstünde 556 sayılı KHKnin 8/3. maddesine göre gerçek hak sahibi olduğu ve müvekkilinin kötü niyetli olarak söz konusu ibareyi tescil ettirdiği yönündeki beyanlarını da kabul etmediklerini, davacı tarafın ... ibareli markasının, 556 sayılı KHKnın 8/3 maddesinde öngörülen ayırt edicilik ve bilinirlik koşullarını sağlayamadığını, müvekkilinin, dava konusu markayı sadece tescil ettirmiş olması fiilinin kötü niyetli sayılmasının mümkün olmadığını, belirlenen tazminat tutarının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu edilen marka üzerinden herhangi bir kar sağlamadığını, aksine sürekli zarar ettiğini, buna rağmen TBK'nın 50. maddesi kapsamında da olsa bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2015/73135 sayılı "... ..." ibareli marka ile davacıya ait "..." asıl unsurlu markalar arasında, dava konusu marka kapsamında yer alan 18.sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” malları ve 35.sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları" mallarının satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markada, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, asli unsur olarak kullanıldığı, markada farklı olarak yer verilen unsurların ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu marka kapsamında kalan 35/01-04 hizmetler yönünden ise aynı Kanunun 6/5 maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, ilk derece mahkemesi kararında açıklanan nedenlerle dava konusu markanın tescilinin kötü niyete dayandığı, mahkemece TBK'nın 50. maddesi uyarınca takdir edilen maddi tazminat ile takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 341,55. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.024,36. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09