SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1089

Karar No

2024/1332

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/07/2021

NUMARASI :...

DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/23 E. - 2021/260 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markasının birçok ülkede tescilli olduğunu, ... nezdinde de 121988 numarası ile 31.08.1990 tarihinden beri koruma altında bulunduğunu, 20.02.1997 tarihinden beri "www......" alan adının da müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı Şirketin, müvekkili markasına ayniyet derecesinde benzer olan "..." ibaresini, 2017/57191 numarası ile adına tescil ettirdiğini, müvekkili markası ile davalı markası arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markasının sektörel tanınmışlığının da iltibası arttırdığını, müvekkili şirketin "..." markası üzerinde gerek önceye dayalı kullanımları gerekse de tescilleri nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, bu markanın gerçek hak sahibinin de müvekkili olduğunu, dava konusu markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin tamamının, müvekkili şirket markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı bulunduğunu, aynı tüketici kitlesine hitap ettiğini, aynı ve benzer ihtiyaçları gidediğini ve birbiri yerine ikame ve rekabet etme ihtimali bulunmakla beraber bu mallar ve hizmetlerin tamamının aynı zamanda birbirinin tamamlayıcısı olduğunu, dava konusu markanın davalıya haksız yarar sağlayacağını ve müvekkili şirket markasını sulandıracağını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, dava konusu 2017/57191 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin çimento ve alçı bazlı ürünlerin ... ilk imalatçısı olan köklü ve alanında öncü bir firma olduğunu, dava konusu "..." markası ile davacının "..." markasının tescil edildiği sınıfları ve bu markayı taşıyan ürünlerin kullanıldığı sektörlerin birbirinden farklı ve bağlantısız bulunduğunu, marka işaretlerinin de benzer olmadığını, taraf şirketlerin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının "..." markasının Türkiye’de tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında yer alan 01. sınıftaki "sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar", 02. sınıftaki "boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler." ve 19. sınıftaki "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/.../yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri" mallarının, davacı markasının kapsamındaki mallarla benzer ve ilişkili olduğu, kalan mallar yönünden ise emtia benzerliğinin bulunmadığı, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki sözcük unsuru olan “...” ve “...” ibarelerinin dilimizde ya da diğer dillerde bir anlamı bulunmadığı, markalar arasında görsel bakımdan ayniyet ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmamakla birlikte işitsel bakımdan ve bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından iltibasa sebep olacak kadar belirgin bir benzerlik olduğu, davacının ... ve davalının ... ibarelerinde sadece bir harf değişik olup, geri kalan harfler ile markaların okunuşlarındaki hece sayıları ve vurgularının aynı bulunduğu, davaya mesnet olan markada yer alan "C" harfinin Türkçe okunuşunun "K" olacağı da dikkate alındığında bu harflerin tüketiciler nezdinde aynı harf izlenimi yaratacağı, bu kapsamda davalının 2017/57191 sayılı ... ibareli marka başvurusu ile ... esas unsurlu davacı markasının benzer olduğu, davacının ... ibareli markasını, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 20.06.2017 tarihinden daha önceki tarihlerde uluslar arası ofislerde tescil ettirdiği, bu tescillerin 01, 02., 03., 04., 06., 08., 09., 11., 12., 16., 17., 18., 19., 21., 24., 25., 39., 40. ve 42. sınıf emtialarını kapsadığı, yine anılan markayı aktif olarak endüstriyel yağları ürünlerinde kullandığı, ülkemiz tüketicisine etki eden bir kullanımının bulunduğu, davaya konu marka başvurusundan önceki tarihli kullanımlarının Türkiye’de de gerçekleştiği, dolayısıyla davacı yanın markasını ülkemizde ticari etki gösterecek şekilde ... ... ... A.Ş.'nin aracılığı ile gerçekleştirdiği ve “...” markası üzerinde endüstriyel yağları ürünlerinde hak elde etmesini sağlayacak mahiyette/boyutta/etkide bir kullanım gerçekleştirdiği, internet alan adının da uzun süredir aktif olduğu ve ticari etki doğuracağı, bu nedenle de endüstriyel yağları ürünlerinde üstün hakkı bulunduğu, bununla birlikte davacının benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden markasının SMK 6/1 maddesi kapsamında korunacağı mahkememizce kabul edildiğinden, bu durumun davanın esasına etki etmediği, davacının ... ibareli markasının tanınmışlığını ispata yönelik yeterli delil sunmamış olması nedeniyle davacının ... ibareli markasının “tanınmış marka” olduğu iddiasının ispatlanamadığı, benzer olmayan mal ve hizmet sınıfları yönünden davanın kabulünü gerektirir yeterli delil bulunmadığı, dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir her hangi bir belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2017/57191 sayılı "...+Şekil" ibareli markanın tescilli olduğu 01. sınıfta yer alan "sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar", 02. sınıfta yer alan "boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler , boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler.", 19. sınıfta yer alan "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/.../yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri" malları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davaya konu “...” ve “...” markalarının benzer olduğuna ve ortalama tüketiciler nezdinde iltibas ihtimali yarattığına ilişkin değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece eksik inceleme neticesinde hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, markaların görsel ve işitsel açıdan benzemediğini, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, bir an için her iki markanın görsel ve fonetik açıdan benzer olduğu kabul edilecekse dahi, müvekkili markası olan “...” markasının hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, çünkü müvekkilinin markasının, davacı markasının kullanıldığı mallardan farklı mallar üzerinde kullanıldığını, davacının “...” markasının endüstriyel yağ markası olduğunu, müvekkili markasının ise yağlı boyaya ilişkin bulunduğunu, söz konusu markaların dağıtım kanalları ve satışının yapıldığı mağazaların farklı olduğunu, aynı reyonda dahi bulunmadıklarını, davacının “...” isimli markası sanayi alanındaki tüketici kitlesini hedeflerken, müvekkilin “...” isimli markası adı altında sunulan hizmetlerin hedefinin ise genel itibariyle ..., özel olarak da yağlı boya tüketicileri olduğunu, birbiri yerine ikame edilmeyen ve aralarında bağlantı bulunmayan farklı iki sektörde faaliyet gösteren markaların tüketiciler nezdinde iltibasa yol açabileceği yönündeki iddiaların temelsiz bulunduğunu, mahkemenin davacıya ait “...” markası ile müvekkil şirketin “...” markasının emtialarının benzer yahut aynı olduğuna ilişkin değerlendirmesinin gerçeği yansıtmadığını, her iki markanın farklı sınıflarda tescil edilmiş olup, farklı sektörlerde, farklı emtialarla kullanıldığını davacının “...” markası üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğuna yönelik değerlendirmenin de yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davacının internet alan adına dayalı üstün bir hakkının da bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli davalı markası ile "..." ibareli davacı markası arasında, dava konusu marka kapsamında bulunan 01. sınıftaki "sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar", 02. sınıftaki "boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler." ve 19. sınıftaki "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/.../yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri" malları yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira marka işaretleri arasında yüksek düzeyli benzerlik olduğu, her ne kadar davalı tarafça, taraf şirketlerin markalarını farklı sektörlerde kullandıkları savunulmuş ise de eldeki davanın marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin bulunduğu, bu tür davada tarafların fiili marka kullanımlarının değil, karşılaştırmaya konu markaların kapsamlarının esas tutulması gerektiği, mahkemece de bu şekilde değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla davalının bu yöne ilişkin savunmasının ve istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, davacı tarafın endüstriyel yağ ürünleri üzerinde fiili kullanımı ve internet alan adı nedeniyle hak sahibi olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	  

3. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenistinafileriderecesebepleriHükümsüzlüğükararınınkonusutaraflarıngerekçeMarkaankaraiddiamahkemesiözetihükümsavunmalarının

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim