SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1088

Karar No

2024/1331

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/06/2021

NUMARASI ....

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2021 tarih ve 2020/20 E. - 2021/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalılardan ... tarafından 2019/05633 sayılı "... ... ..." ibareli markanın 43. sınıfta yer alan hizmetlere tescili için başvuruda bulunulduğunu, marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından 2016/86293 sayılı "..." ibareli markası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, oysa dava konusu "... ... ..." markası ile müvekkilinin 2016/86293 sayılı "..." markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların benzerlik incelemesinde benzer unsurların öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu marka ile müvekkili markasının görsel ve işitsel bakımdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, dava konusu markanın esas unsurunun "...” ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin diğer kelime unsurlarına kıyasla büyük puntolarla yazılarak başvuruya konu edildiğini, benzerlik incelemesinin "..." ibaresi ile '..." markası arasında yapılmasının gerektiğini, dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile müvekkilinin "..." markası arasındaki farklılığın iki harften ibaret olduğunu, bu farklılığın karışıklık oluşturacak nitelikteki benzerliği ortadan kaldırmadığını, dava konusu "..." ibareli markada "..." ibaresi koyu olarak yazılmış ve sözcüğün genel görünüşünden ayrışmış olduğunu, markanın bütününe bakıldığında "..." ibaresinin ayrı algılanmasının sağlandığını, dava konusu markada daha önce başvurusu yapılan ve itiraz üzerine reddedilen 2018/00445 tescil numaralı "..." ibareli markada küçük ekleme yaparak tescil amacı güdüldüğünü, sonuna "..." eklemek suretiyle yapılan küçük değişiklikte algı değişmemiş yine "..." sözcüğünün algılanır olduğunu, bu nedenle daha önce reddedilen markadaki sözcük unsurunun aynı kaldığını, dava konusu "... ... ...” marka başvurusunun müvekkil markalarına benzerliğinin yanı sıra, tescil talep ettiği 43. sınıf ve bu sınıftaki mal ve hizmetlerin de müvekkili markalarıyla aynı olduğunu, bu durumun iltibas tehlikesini daha da arttırdığını, müvekkiline ait "..." markasının kullanıma dayalı ayırt ediciliğinin bulunduğunu, müvekkili tarafından piyasaya sürülen "..." markalı ürünlerin tüketicilerce sevilen ve beğenilen ürünler olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerini geçmişten beri üretip sattığını, müvekkilinin bilinen ve tanınan "..." markalı ürünlerinin tanıtım ve reklamlarını yapmaya devam ettiğini, dava konusu “... ... ...” markasının müvekkili markalarından esinlenerek başvuruya konu edilmesinin kötü niyetli bir eylem olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-9930 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuruya konu işaret ile davacının itirazına mesnet marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "...'' esas unsurlu markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (9) numaralı fıkrasının uygulama alanı dahi bulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuruda, esas ve asıl tescil edilmek istenen unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkili markasının tescilli olduğu 43. hizmet sınıfında tescil edilmek istendiğini, bu hususların gerekçeli kararda da tespit edildiğini, ancak yapılan inceleme sonucunda markaların tamamen farklı olduğu ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı yönünde karar verildiğini, hatalı hukuki değerlendirmeler içeren ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen mahkeme kararının isabetsiz olduğunu, dava konusu "..." markasının, müvekkilinin "..." markasının ilk harfinin değiştirilmesi ve sonuna da "..." harfinin eklenmesiyle oluşturulduğunu, ayrıca marka görselinde de "..." markasının sonundaki "..." harfinin daha koyu yazılarak sözcüğün genel görünümünden ayrıştırıldığını, bu durumun davaya konu markanın müvekkil markasıyla olan benzerliğini daha da artırdığını, “...” harfinin ayrıştırılmasının, marka görselinde “...” ibaresinin ön plana çıkmasına ve markanın "..." olarak algılanmasına neden olduğunu, “...” ibaresiyle “...” ibaresinin ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, davalının dava konusu marka başvurusunda bulunmasının esas amacının, daha önce itirazları üzerine reddedilen 2018/00445 sayılı “...” esas unsurlu markasının tescilini sağlamak olduğunu, müvekkiline ait "..." markasının kullanıma dayalı ayırt ediciliğinin bulunduğunu, dava konusu markanın tescilinin, müvekkilinin tanınmış markasının itibarını zedeleyeceğini ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira markaların harflere bölünerek iltibas değerlendirilmesi yapılamayacağı ve bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacının marka başvurusuna itiraz aşamasında ve eldeki davada tanınmışlık vakıasına dayanmadığı, dolayısıyla bu hususun ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim