Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1029
2024/1324
10 Temmuz 2024
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI .....
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2022 tarih ve 2021/259 E. - 2022/71 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili tarafından yapılan 2020/12342 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek marka kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, söz konusu karara müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararında markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, başvuru markasının parçalara bölünmeden bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı niteliği bulunan, tek başına zayıf bir marka olduğunu, taraf markalarının tertip tarzı itibariyle de birbirinden farklı olduklarını, davalı şirketin markalarında “...” ibaresinin daima markaların ilk/başlangıç kısmında yer aldığını, bu ibareden önce gelen bir ibare bulunmadığını, müvekkili markasında ise “...” ibaresinden önce “...” ibaresi geldiğini, markaların başlangıç kısımlarının benzerlik değerlendirmesinde daha büyük önem taşıdığını, “...” kelimesinin “etkin, canlı, hareketli, çalışan, etkili, etken” gibi anlamlara geldiğini, yaygın kullanımı olan ve ayırt ediciliği oldukça düşük olan kelimenin tek bir marka sahibinin kullanımına tahsis edilmesinin hukuka uygun olmadığını, “...” ibaresinin ekonomik olarak “bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü” anlamına geldiğini, bu anlamı bakımından 36. sınıfta yer alan ve başvurunun reddine karar verilen “finansal ve parasal hizmetler” yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu sınıfa ilişkin mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciden ziyade uzman ve bilinçli tüketiciye hitap ettiklerini, markaların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-5495 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, markaların ortak unsurunun “...” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki farklılığın ibareler arasındaki yüksek düzey benzerliği ortadan kaldırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin “...” markası ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi olduğunu, müvekkili markaları ile iltibas yaratan davacı markasının müvekkili şirkete ait markalardan biri sanılabileceğini, iki markanın da kulakta bıraktığı etkinin tamamen aynı bulunduğunu, davacı markasında yer alan “...” kelimesinin ilgili sektörde vasıf belirten jenerik bir kelime olduğunu, asıl marka değeri taşıyan ibarenin “...” ibaresi olduğunu, ibarenin müvekkili şirketin ticaret unvanı ve markaları ile ilintili bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili markalarının ulaştığı tanınmışlık ve güven ortamından yararlanarak haksız kazanç sağlama amacında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu davacının 2020/12342 sayılı "... ..." ibareli marka başvuru kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetlerinin davalıya ait markada yer alan mallar ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet markanın düşük seviyede görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, aralarında kavramsal benzerlik bulunmadığı ve düşük seviyede görsel ve işitsel benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2021/M-5495 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru markası ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile kısmi redde mesnet markanın ortak unsuru “...” ibaresi olup, bu ibarenin davalı Şirket adına tescilli markanın da esas unsurunu oluşturduğunu, başvuru markasında ilave olarak yer alan “...” ibaresinin de ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu ibarenin başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkil bankanın “...” markasının ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi olduğunu, iltibasın tespitinde markaların farklılıkları değil, benzerliklerinin önemli bulunduğunu, işitsel ve görsel bir benzerlik, hatta genel görünüş açısından “... ...’’ olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması veya iki markanın birbirini çağrıştırmasının dahi karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu, çatı marka veya ticaret unvanının kılavuz unsuru ile birlikte yer alan alt markalara dair yapılan benzerlik incelemelerinde markanın hafızada kalmaya en uygun unsurunun dikkate alınacağını, davacının iddiasının aksine, itiraza konu olan “... ..." markasına ayırt edicilik kazandıran ibarenin "..." ibaresi olduğunu, davacının, müvekkilinin markalarıyla sağladığı itibardan hiçbir emek ve gayret sarfetmeden, haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :1-İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar, davalı Şirkete 26.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf başvurusu ise 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesinde düzenlenen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra 19.04.2022 tarihinde yapılmış ve istinaf dilekçesinde de gerekçeli kararın kendisine usulsüz olarak tebliğ edildiği ve karardan daha sonraki bir tarihte haberdar olunduğu yönünde itirazda bulunulmamıştır.
HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca, bu durumda, ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de karar verilebileceğinden, davalı Şirket vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, 2020/12342 sayılı marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine kısmen reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiştir. Bu tür davalarda ... ile başvuruya itiraz eden arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)
Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece ... gösterilmiş, daha sonra sunulan 27.09.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu başvuruya itiraz eden ... ... Bankasının davaya dahil edilmesi talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin dahili davalı talebi kabul edilerek yargılamaya devam edilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E.,2020/3723 K. sayılı ilamı).
O halde mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden ... ... .. AŞ aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun resen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı Kurum vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şirket vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, HMK'nın 352. maddesi uyarınca süre yönünden USULDEN REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2022 gün ve 2021/259 Esas . 2022/71 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
4. Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
5. Davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara iadesine,
6. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
8. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09