Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1026
2024/1321
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2022
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : Marka Kurum Kararının İptali ile Eski Hale Getirme
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 tarih ve 2022/5 E. - 2022/85 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili firmanın profesyonel fotoğraf makinası ve profesyonel fotoğraf çekimi için gerekli tüm teçhizatları ürettiğini, 2000 yılından beri ... ibaresini ticaret unvanında ve ürünlerinin üzerinde kullanan müvekkilinin, 2009 yılında markasını ...’de tescil ettirdiğini, müvekkili markasının dünyanın birçok ülkesinde de tescilli olduğunu, Türkiye nezdinde de “...” ibareli markanın tescili için marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, 2019/73515 numarası verilen markanın....sayılı “...” ibareli markanın gerekçe gösterilmesi sureti ile müvekkili başvurusunun resen reddedildiğini, anılan karara karşı itirazda bulunduklarını ve nihai olarak itirazlarının 23/12/2019 tarihinde 2019-M-10556 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, bu süreçlerin tamamının yönetiminin müvekkilinin marka vekili olarak ... tarafından yürütüldüğünü, diğer yandan aynı marka vekilinin öncelikle 2018/80960 başvuru numaralı 11/09/2018 yılında tescil edilmiş olan “...” ibareli ve ...’ye ait olan marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, daha sonra müvekkiline böyle bir tescil işleminden yahut böyle bir marka mevcudiyetinden bahsetmeksizin, müvekkil ... ... ... ...şirketine ait başvuruyu da ...'ün yaptığını, resen ret kararı üzerine hazırlamış olduğu karara itiraz dilekçesinde, ilk müvekkilinin esas hak sahibi olmadığı, ikinci müvekkilinin hak sahibi olduğuna yönelik açıklamaların yer aldığını, davalı Kuruma her iki tarafın da kendi müvekkili olduğu bilgisini paylaşmadığını, diğer yandan karara itiraz içeriğinde ilk müvekkili olan ...’nin kötü niyetli olduğunu söylemekten kaçındığını ve esasen ...’nin kötü niyetli ve gerçek hak sahibi olmadığı bilgisine sahip durumda iken ve her iki müvekkilinin de işbu marka ibaresi için menfaatleri çakışırken, birbirlerine karşı haklarını savunmakta herhangi bir beis görmediğini, konu ile ilgili olarak şikâyette bulunduklarını ve bu şikâyet kapsamında şikâyet edilen kişinin de savunmasının alınmasını müteakip, ... ... ... Kurulu tarafından ...’e kınama cezası verildiğini, vekiline güvenen ve vekilinin gerek ... yönetmeliğine aykırı hareket etmesi gerek ise müvekkilini yanlış yönlendirmesi nedeni ile müvekkilinin hak kaybına uğradığının açık olduğunu, taraflarınca ... Dairesi’ne eski hale iade talebinde bulunularak karara itiraz süresinin en başa çekilmesini talep ettiklerini, ancak, davalı kurumun bu hususa ilişkin müvekkil adına yapılan 09/09/2020 tarihli başvuruya sessiz kaldığını ve hiçbir surette cevap vermeyerek zımnen ret hakkını kullandığını, müvekkilin eski vekilinin kötüniyeti ve kasten yanlış yönlendirmesi sonucunda kendisinden kaynaklı olmayan sebepler ile mağdur edildiğini ileri sürerek, eski hale iade başvurusunun idarenin sükutu kapsamında zımni olarak reddi işleminin iptaline, eski hale iade taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, yapılan işlemin 6100 sayılı Kanunu’na tabi olup, bu davada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını, verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davacının davasını İYUK m. 10 hükmüne dayandırdığını ancak bu düzenlemenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin YİDK tarafından, zımnen veya açıkça reddedilmediğini, 60 gün gibi bir sürenin geçmesinin de varılan bu sonucu değiştirmeyeceğini, talebin YİDK tarafından karara bağlandığı ve reddedildiği sonucunu doğurmayacağını, henüz karar verilmemişken ve idari prosedür devam ederken açılmış olan davanın zamansız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Kurumun sınai mülkiyet haklarına ilişkin olarak nihai karar organının YİDK olduğu, kurulun usulüne uygun olarak tesis etmiş olduğu kararlara karşı dava açılabileceği, ancak dava açma süresinin kurul kararının bildirim tarihinden itibaren 2 ay olduğu, yani dava açma süresinin özel olarak düzenlenmiş bulunduğu, kurulun karar vermesi ve kararının tebliğ edilmesi şartına bağlanmış olduğu, zorunlu idari başvuru yolu tüketilmeden ve YİDK tarafından verilecek nihai karar beklenmeden dava açılmasının mümkün olmadığı, işbu davada kurul tarafından alınmış ve tebliğ edilmiş bir karar bulunmadığı, açık ve özel düzenlemeler karşısında davacının beyan ettiği gibi kurulun zımnen ret şeklinde karar tesis edemeyeceği, zorunlu idari başvuru yolu tüketilmeden ve YİDK tarafından verilecek nihai karar beklenmeden dava açılmasının mümkün olmadığı, dava şartı gerçekleşmeden işbu davanın açılmış olduğu, ayrıca, davacının 6100 sayılı HMK’nın 95. maddesi kapsamında eski hale getirme talebini de içerdiği, söz konusu maddenin ve talebin marka başvuruları yönünden ve kurum tarafından uygulanmasının mümkün olmadığı, marka tescil süreçleri ve prosedürünün SMK kapsamında özel olarak düzenlendiği, SMK kapsamında olmayan ve marka tescil prosedürü içerisinde uygulanma alanı bulamayacak olan HMK m. 95 hükmün uygulanmasını talep etmenin yerinde olmadığı, davacının marka başvurusunun usulüne uygun olarak kurum tarafından incelendiği ve SMK 5/1-ç maddesi kapsamında karara bağlandığı, bu karara karşı davacı tarafından YİDK nezdinde itiraz edildiği, itirazın kurum tarafından incelenmek suretiyle 2019-M-10556 sayılı karar ile reddedildiği, kararın itiraz sahibi davacıya 24/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara karşı dava açabilecek olan davacı tarafından, söz konusu kararın işbu davanın konusu yapılmadığı, davacı tarafından mevzuatta yeri olmayan bir sebebe dayalı olarak eski halin iadesinin talep edildiği, bu sebeple talebin hukuki dayanağının bulunmadığı, zaten bu konuda da YİDK kararının henüz tesis edilmediği, kurum tarafından marka başvurusuna ilişkin işlemlerin SMK kapsamında prosedürüne uygun olarak gerçekleştiği, itiraz ve karara itiraz aşamalarının tamamlandığı, davacının işlemlerinin bu aşamalarda bir vekil tarafından yürütüldüğü, buna göre bütün işlemlerin prosedüre uygun olarak yürütüldüğü ve vekil tarafından da karara süresi içerisinde itiraz edildiği, davacı tarafından, marka vekiliyle kendisi arasında olan ilişki/sözleşme nedeniyle geriye dönük işlem tesis edilmesinin talep edildiği, anılan talebin SMK kapsamında kabul edilebilirliğinin bulunmadığı, marka vekili ile müvekkili arasındaki ilişkinin Borçlar Kanununun vekalet hükümlerine tabi olduğu, nitekim konuya ilişkin 5000 sayılı Kanunda da “Vekalet konusunda, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun vekalete ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığı, (m.30). taraflar arasında nispi bir sözleşmenin söz konusu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı fiil varsa, bu durumun Borçlar Kanunu kapsamında taraflar arasında tazminat sonucu doğuracağı, ancak bu durumun marka prosedürüne etki etmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki vekil tarafından karara süresi içerisinde itiraz edildiği, bu sebeple de kaçırılan bir süreden veya eski hale iadeden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilin işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararının bulunduğunu, davanın açılmasındaki esas maksadın, Türk ... Kurumunun marka tescil aşamasındaki sürelerden birisi olan, Markalar Dairesi Başkanlığının kararına itiraz süresisin iade edilmesi ve bu iadeyi müteakip müvekkilinin yeniden bir karara itiraz hazırlayarak, SMK'nın 5/1-ç bendi kapsamında gerçekleştirilen redde dayanak markanın kötü niyetli bir hak tesisi olduğuna yönelik dokümanları ve sair belgeleri Kuruma sunmak olduğunu, SMK'nın 5/1-ç maddesi kapsamında redde dayanak olan marka tescilinin kötü niyetle yapıldığını, dava kapsamında talep edilen işlemin mülkiyet hakkı ile ilgili olduğunu ve Yargıtay’ın ilgili içtihadı doğrultusunda HMK'nın 95. maddesinin uygulama alanı bulabileceğini, dava kapsamında kalan talebin, marka tescil başvurusu niteliğinde değil, bir hak kaybının Kurum tarafından giderilmesi talebi olduğunu, bu bağlamda bizzat YİDK'in görevleri içerisinde kalmadığını, vekalet ilişkisi nedeni ile ...’in herhangi bir işlem yapamayacağını iddia etmenin, Anayasal hak ihlaline katkıda bulunmak olarak tezahür ettiğini, müvekkilinin eski hale iade talepli Kuruma başvuru dilekçesinin tarihinin 09/09/2020 olduğunu, işbu istinafın ise 26/04/2022 tarihinde yapıldığını, aradan geçen 1 yıl 7 ayın varlığına rağmen davalının, müvekkilinin dilekçesine hala cevap vermediğini, artık Kurumun reddettiği ve cevap vermeyeceği kesin olan bir hususta, bu hususa yönelik bir cevap gelmeksizin dava açılamayacağını kabul etmenin usul ile mevzuata aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Markalar Dairesi Başkanlığının zımni ret kararının iptali ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesinde, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararlarının Kurumun nihai kararları olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiş olup, davalı Kurum tarafından verilen kararlara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna yeniden inceleme talebinde bulunmadan ve bu Kurulca karar tesis edilmesini sağlamadan dava açılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.06.2017 tarih, 2016/1020 Esas, 2017/3621 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, somut olayda da yasal prosedür tamamlanmaksızın ve Kurumun son kararının tesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itiraz gerçekleştirmeksizin açılan iptal davasında, dava şartı eksikliğinin bulunduğu, ilk derece mahkemesince, bu gerekçe ile de davanın reddine karar verildiği ve bu gerekçenin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09