SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/960

Karar No

2024/1319

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/02/2022

NUMARASI :.....

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/02/2022 tarih ve 2021/119 E. - 2022/49 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye ve Avrupa’nın en büyük televizyon üreticisi unvanını haiz olan ve 127 ülkeye ihracat yapan bir firma olduğunu,

elektronik, beyaz eşya ve bilgi teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait "..." markasının, Türkiye’nin en iyi bilinen ve

en prestijli markaları arasında olduğunu, aynı zamanda "..." ve "...

..." ibareli markaların da müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/128401 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruda yer alan "... ..."

ibaresinin, müvekkilinin seri markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer

olduğunu, "..." ve "..." kelimelerinde 4 harfin ortak olarak ve aynı dizinde kullanıldığını, taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, bu durumun

taraf markaları arasında iltibas yaratacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, başvurunun tescili halinde davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını, dava konusu marka tescil

başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-932 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun

tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, karşılaştırılan taraf

markalarının birbirine benzemediğini, müvekkili başvurusunun kendine has bir yazı

tipi, renk ve şekil bütünlüğünü haiz olduğunu, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren

Emtianın farklı bulunduğunu, bu nedenlerle markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli marka arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmuş ise de taraf markalarında mal/hizmet benzerliği oluşmadığı gibi ilişkili mallar/hizmetler de bulunmadığı, diğer yönden davalının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "... ...+şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "... ...+şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasını kanıtlayamadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili,mahkeme kararında ifade edilenin aksine, dava konusu markanın, müvekkiline ait “...” ibareli marka ile ayniyet derecesinde benzer olduğu gibi “...” ve “...” ibareli markalar ile de karıştırılma riski taşıdığını, dava konusu başvurunun, tüketicilerce müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkiline ait markaların tek tek incelenmesinden ziyade markaların bir seri marka ailesi yarattığının kabulü ile bütünsel bir değerlendirme yapılması gerektiğini, zira davalı markasının da bu seri markalar arasına sızacağını, müvekkili markalarını bilen tüketicilerin, dava konusu markanın 3. şahıslara ait olduğunu fark edemeyeceğini, yine bu takdirde sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunda, bir kısım müvekkili markaları ile dava konusu marka arasında sınıfsal benzerlik bulunduğunun kabul edildiğini, dava konusu "... ..." ibareli markanın, müvekkiline ait davaya mesnet gösterilen markalar ile özellikle de işitsel olmak üzere, görsel, kavramsal ve sınıfsal anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının tescil için başvuruda bulunduğu emtianın, müvekkili Şirketin tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ayniyet taşıdığını, hem müvekkiline hem de karşı tarafa ait mal ve hizmetler aynı/benzer olduğundan ve işaretler de tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait bulunduğundan, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesinde sayılan koşulların gerçekleştiğini, aksi yöndeki yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen şartların da somut olayda bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında, marka işaretleri yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de bu marka yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, bunun dışında davacının itirazına mesnet markalar ile dava konusu başvuru arasında ise işaret yönünden benzerlik olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/4241 E., 2019/1282 K. Sayılı ilamında da "..." markaları ile "..." ibaresi arasında iltibas tehlikesi bulunmadığının kabul edildiği, dolayısıyla somut olayda SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının "..." ibareli markaları elektronik ve beyaz eşya sektöründe tanınmış ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, yine davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuru ile benzer olmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da oluşmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim