Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1204
2024/1317
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2024
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/02/2024 tarih ve 2023/156 E. - 2024/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili tarafından 32 ve 35. sınıfa konu bir kısım mal ve hizmetler için 27.11.2020 tarihli ve 2020/149222 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yapıldığını, 31.01.2022 tarih ve 2022-M-1140 sayılı YİDK kararıyla başvurunun ... ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik, ayırt edicilik vasfından yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçelerine dayanılarak, SMK'nın 5/1-(b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, ancak Kurum'a sunulan dilekçe ekinde, kısmi ret gerekçesi olan 2019/25436 sayılı “..." ibareli markanın sahibinden, müvekkilinin başvurusunun tescili için alınmış muvafakat formunun sunulmuş bulunduğunu, ayrıca markanın başvuru sahibi tarafından uzun süredir kullanıldığı ve kısmi redde konu mal ve hizmetlerde bu kullanım sonucu tüketici nezdinde markasal ayırt edicilik kazandığı ve ayrıca önceden tescil edilmiş markaların başvuru sahibi adına müktesep hak yarattığı dikkate alındığında, verilen kararın bu yönden de usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, iptali koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece Dairemiz ilamında eksiklik olarak bildirilen başvuru ve nisbi maktu karar harcının davacı vekili tarafından tamamlatıldığı, ön inceleme duruşmasının yapıldığı, tahkikatın icra olunmasını müteakip, taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözlerinin de sorulduğu, sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağının tanındığı, davacı vekilince her ne kadar redde mesnet marka sahibine husumet yöneltmiş ise de iş bu davanın konusunun, YİDK'nın SMK'nın 5/1-b, c, ve ç maddeleri kapsamında, mutlak ret nedenlerine dayanarak re'sen yapmış olduğu inceleme sonucunda verdiği kararın iptaline ilişkin bulunduğundan, diğer davalıların itirazı sonucunda tesis edilmiş bir karar olmadığından, davalılar ... ve ... ... ... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece Dairemiz kaldırma kararında esastan inceleme yapılmasına, tahkikat ve sözlü savunmalarını takiben esastan hüküm kurulmasına işaret edildiği halde, kaldırma kararının ve HMK'nın 184. maddesinin gereğinin yapılmadığını, 2023/156 E. sayılı işbu dava ile tefrik edilen 2022/110 E. sayılı dosyanın birleştirilmesinin ve davalı şirketin markasının kapsamındaki emtialar bakımından kullanım delillerinin sunulmasının istenmesi taleplerinin hiç incelenmediğini, davalılar arasında şekli mecburi dava arkadaşlığının ve her halükarda ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta pasif husumet ehliyetinin olduğunu, kararın HMK 27/1-2, 30, 57, 166/1 ve 4, 167, 184 ve 297/1.c ve 297/2 hükümlerine, SMK 5/1.ç, 9/1 ve 19/2 ve 25 hükümlerine, Anayasa’nın dava, hak arama ve adil yargılanma hakkına ilişkin md. 2, 10, 13, 36/1 ve 141 hükümlerine, emsal Anayasa Mahkemesi içtihatlarına, MK md.2, iyiniyet, hak ve nesafet, taraflar arası eşitlik ve menfaat dengesinin korunması ve usul ekonomisi ilkelerine aykırı olduğunu, kaldı ki YİDK kararının esas yönünden de hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemenin 2022/210 Esas numarasında görülen asıl davada mahkemece, 03.11.2022 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış, tahkikat aşamasına geçilmiş, ardından eldeki davanın ayrılmasına karar verilmiş, sonrasında 15.12.2022 tarihinde tensiben gerekçeli karar oluşturulmuştur.
Dairemize ait 07.09.2023 tarih ve 2023/1457 E.- 2023/990 K. sayılı kararda belirtildiği üzere, somut uyuşmazlıkta mahkemece, HMK'nın 138, 142. maddelerinde açıklanan istisnai bir durum söz konusu olmadığından, ayrılmasına karar verilen dava yönünden başlanmış olan tahkikat aşamasının tamamlanmaması ve sonrasında da sözlü yargılama aşamasının hiç gerçekleştirilmemesi doğru olmamıştır. Zira asıl davada ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra tefrik kararı verildiğinden, ön inceleme aşaması asıl davada tamamlanmıştır. Asıl davada tamamlanan ön inceleme aşaması, sonradan ayrılmasına karar verilen dava için de geçerli olup, ayrılan dava için tekrar bir ön inceleme duruşmasının yapılmasına gerek yoktur. Buna karşılık asıl davada tahkikat aşamasına geçilmesine karar verildiğinden, artık başlanmış olan tahkikat aşaması tamamlanmalı ve her halükarda sözlü yargılama aşaması gerçekleştirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece Dairemiz kaldırma kararına yanlış anlam verilerek, ön inceleme duruşması tekrar yapılmış, tekrar tahkikata geçilmesine karar verilmiş, buna karşılık gerek asıl davada gerekse de ayrılan davada tahkikata geçildiği halde, başlanmış olan tahkikat aşamasının bitilmesine karar verilmemiş ve 06.02.2024 tarihli son oturumda taraf vekilleri hazır bulunduğu halde, sözlü yargılama aşaması hiç gerçekleştirilmemiştir.
O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılması gereken iş, daha önceden başlanan tahkikat aşamasının bitirilmesine karar verilmesi, ardından da HMK'nın 186. maddesine uygun şekilde sözlü yargılama aşamasının gerçekleştirilmesidir.
Bu itibarla mahkemece, Dairemiz kaldırma kararına yanlış anlam verilerek, HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan, yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06/02/2024 gün ve 2023/156 E. . 2024/12 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09