SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1177

Karar No

2024/1312

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1177

KARAR NO : 2024/1312

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/05/2024

NUMARASI : 2024/58 E.

İHTİYATİ TEDBİR

İSTEYEN :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF : ...

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2024 tarih ve 2024/58 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011 97354 ve 2020 74267 sayı ile tescilli "..." ibareli markalarının bulunduğunu, ürünlerini "..." ve "..." markaları altında dünya çapında 30'a yakın ülkede piyasaya sunduğunu, "..." markasının organik gıda sektöründe lider haline geldiğini, "..." alan adının 3 Şubat 2012 tarihinde tahsis ettirildiğini, bu tarihten itibaren web sitesi oluşturulduğunu ve aktif şekilde kullanılmaya başlandığını, davalı tarafından kullanılan "..." ibaresi ve logosunun, davacı adına tescilli "..." marka ve logosuyla aynıya yakın düzeyde benzer olduğunu, davalının kullanımı bulunan mallar ile davacının tescili kapsamında yer alan mal/hizmetlerin aynı/aynı tür olduğunu, bu nedenle karıştırılabileceğini ve müvekkilinin markasının ün ve itibarından haksız kazanç elde edeceğini, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, dava açmadan önce davalı ile telefon görüşmesi yapılarak kullanımlarına son verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen davalının müvekili ile aynı sınıflarda başvuru yaptığını, davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, dava dilekçesinde listesi sunulan davalıya ait internet sitesi, sosyal medya hesapları ve e-ticaret sitelerinde “...” adları altında satışa sunulan mallar üzerinde marka olarak kullanılmaya başlandığı tarihin tespitini, tecavüzün durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüzün menine, refine, önlenmesine ve durdurulmasına, davalının tecavüze konu mallarla ilgili olarak her türlü satış işlemlerinin engellenmesine, davalının satış yaptığı internet sitelerine erişimin engellenmesine,10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalı tarafından ödenmesine, verilecek hükmün masrafları davalıya ait olmak üzere günlük ulusal gazetelerden birinde özet olarak ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "...+..." ibareli markasal faaliyette bulunduğu ürünlerin bir kısmının 30.sınıf, bir kısmının 32.sınıf, diğer bir kısmının ise 5.sınıfta yer alan emtialara ilişkin olduğu yönünde bilirkişi tespitinin bulunduğu, davalının 2014/110768 sayılı "...+..." ibareli 29 ve 30.sınıfta yer alan emtialar üzerinde tescilli markasının bulunduğu, davalının cevap dilekçesi ile tespite konu emtiaların aynı zamanda tescil belgesi kapsamında yer alan emtialar kapsamında kaldığını ileri sürdüğü, mahkememizce yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucunda bilirkişi raporu tanzim edenin "Sınai Mülkiyet Uzmanı" vasfının bulunduğu, tespiti yapılan ve bilirkişi raporunda 29 veya 30.sınıf kapsamında değerlendirilmeyen emtiaların davalının ileri sürdüğü gibi bu sınıflar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun teknik bir mesele olup ancak gıda ve takviye edici gıda konularında uzmanlığı bulunan bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceği, mevcut delil durumuna göre; gıda ve takviye edici gıda konularında uzmanlığı bulunan kimse tarafından düzenlenmiş bir teknik rapor bulunmadığı, karşı tarafın 2014/110768 sayılı markası tahtında ileri sürdüğü sessiz kalma yolu ile hak kaybı argümanının da tahkikat gerektirdiği, buna göre, mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından, şartları oluştuğunda, yargılamanın sonuçlanmasına kadar her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği gözetilerek, bu aşamada ileri sürülen ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili adına Türkiye’de 2011 97354, 2020 74267 sayılarla tescilli olan, ayrıca yurt dışında da Avrupa Birliği, İngiltere ve ABD gibi çok sayıda ülkede tescilli olan, yurt içinde ve yurt dışında uzun yıllardan beri kullanılan tanınmış “...” markasının bulunduğunu, davalının “...” markasını kullandığı internet siteleri ve URL hesapları ile müvekkilinin tanınmış markasına tecavüzde bulunduğunun bilirkişi raporu ile yaklaşık ispatın ötesinde kanıtlandığını, davalının en eski markasal kullanımının 2020 tarihli olduğunu, davalı kullanımının tespit edildiği andan itibaren müvekkili tarafından bu kullanımın önlenmesi için harekete geçildiğini, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradıklarından söz edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.  İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca ihtiyati tedbir isteyenden alınması gereken istinaf karar  ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3. İstinaf aşamasında  ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin  ihtiyati tedbir isteyenin uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınistinafderecegerekçesebeplerikararınınİhtiyatitedbirkesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim