SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1600

Karar No

2024/1309

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1600

KARAR NO : 2024/1309

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/04/2022

NUMARASI : 2020/403 E. - 2022/100 K.

DAVACI :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/04/2022 tarih ve 2020/403 E. - 2022/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/52893 sayılı "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini 18, 25, 35.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e 2019/17486 sayılı başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvuruya itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin imalat ve satışını yaptığı ürünlerinde kullandığı “...” markası ile ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ... internet sitesi üzerinden online satış hizmetleri verdiğini, “...” ibareli markanın, davacı adına tescilli “...” markası ile aynı mal ve hizmet sınıflarında ve şeklen ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, bu durumda karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilisi ...’ın Türk ... Kurumu’na 28/02/2018 tarihinde 2018/20075 no ile 18/25/35 sınıflarda “...” ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilan kararına karşı itirazlarının kabul edilerek markanın reddine/kısmen reddine karar verildiğini, davalı şirketin herhangi bir zahmete ve reklama katlanmaksızın, şirketlerine ait “...” markası ile aynı ürünlerde seri marka imajı oluşturacak şekilde taklit markasını tescil ettirmek istediğini, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-8636 sayılı kararının iptaline ve 2019/17486 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı tarafın Kurum nezdinde ileri sürmüş olduğu itirazda dayanak olarak 2011/52893 sayılı "..." ibareli markayı gösterdiğini, bu nedenle dava dilekçesinde başka marka başvurularına ilişkin ileri sürülen iddiaların işbu YİDK iptal talepli davada dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın yayıma itirazı üzerine başvurucu tarafın SMK m. 19/2 hükmü kapsamında kullanımın ispatı talebinde bulunduğunu, davacı tarafın bu talebe karşı başvurunun kapsamındaki 18, 25 ve 35’inci sınıf mal ve hizmetlerde itiraza dayanak gösterilen ve tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmiş olan 2011/52893 sayılı markanın kullanıldığını ispat edememesi üzerine SMK hükümleri çerçevesinde itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, YİDK kararında da belirtildiği üzere, ispat yükü üzerinde olan itiraz sahibi tarafından, diğer bir ifadeyle davacı tarafından, kullanıma ilişkin yeterli bir delil sunulmadığını, itiraza dayanak markanın kullanımı ispat edilemediğinden davacı tarafın karıştırılma ihtimali temelli iddialarının da dinlenemez nitelikte olduğunu, bir an için aksi düşünülse bile karşılaştırılan markalar yeterince farklı olup, çekişmeli mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği oldukça düşük olan davacı markasından farklılaşmak için başvuruda ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının dahi yeterli olduğunu, başvuru markasının bir bütün olarak davacı markasından yeterince farklılaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin kullanmış olduğu “...” isimli alan adının 04/03/2009 yılında tescillendiğini, o tarihten bu yana online satış sitesi olarak kullanıldığını, davacı yanın markasını, 18, 25, 35. sınıfta kullandığını gösterir kullanım ispatının dosya kapsamında bulunmadığını, davacı şirketin 2011/52893 sayılı “...” marka başvurunun “...” markası ile ilgili okunuş ve anlam olarak hiç bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana “...” markasına büyük ölçüde reklam ve ürün kataloğu yatırımları yaptığını, “...” ibareli markasını, 17.03.2009 tarih ve 2009/13024 no ile tescil ettirdiğini, 17.03.2019 tarihinde de yenilemesini yaptığını, bu da müvekkili firmanın davacıdan daha eski olduğunun kanıtı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak kendilerine ait markanın tanınmışlığından faydalanıp satış yapmayı amaçladığını, davacının dayanak markayı kullandıklarına ilişkin somut bir delil bulunmadığını, davacı şirketin itiraza ve davaya konu markasını kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı şirket başvurusundan önceki ve beş yıldan uzun süredir tescilli olan markasını kullandığını ispat edememiş olması nedeniyle dayanak yapılan "..." markasının salt tescilinden hareketle davalı şirket başvurusu olan "..." markası için karıştırılma ihtimali oluşturmasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin yargılama sırasında öne sürdükleri dilekçelerdeki delilleri dikkate almayarak verdiği kararın hatalı olduğunu, ticari defterlerinin incelenmediğini, 2011/52893 sayılı "..." ibareli mesnet markayı kullandıklarını ispatladıklarını, davalının aynı sınıftaki ürünler için sayısız kelime seçme imkanı var iken, müvekkili markasının baskın unsurunu marka olarak tescil ettirmek istemesinin, tüketiciler nezdinde tesis ettikleri güven ve itimattan haksız olarak yararlanma sonucununu doğuracağını, davalının kendilerinden mal aldığını, noter kanalıyla ihtarname gönderdiklerini, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davalı Şirketin, davacının itiraza mesnet 2011/52893 sayılı markası için itiraza karşı görüşünde 18,25 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden kullanım ispatı talep ettiği, dava konusu YİDK kararında mesnet markanın kullanımının ispatlanmadığı kabul edilerek SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca yapılan itirazın reddine karar verildiği, yine davalı Şirket tarafından cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle hükümsüzlük davasında kullanmama def'i öne sürüldüğü, ne var ki aşamalarda sunulan delillerin 6769 sayılı SMK'nın 19 ve 25.maddeleri anlamında mesnet markanın yoğun ve ciddi kullanımını ispata elverişli olmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/1.maddesine dayalı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Ancak, davacı tarafından YİDK sürecinde ve hükümsüzlük davasında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu da iddia edilmiş ise de mahkemece bu iddia üzerinde durulmamış, Dairemizce bu hususun tartışılması gerekmiştir.

SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötüniyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Çünkü bu düzenlemeler, esasen, TMK'nın 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibarettir (Yargıtay HGK 16/07/2008 T., 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar).

Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil nedeniyle markadan doğan hakların kötüye kullanılması amacıyla yapılan marka tescili, kötü niyetli marka tescili olarak kabul edilmektedir. Hangi şekilde yapılan marka başvurularının kötü niyetle yapılmış sayılacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmayıp, her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılmalıdır. Bununla birlikte uygulamada ve öğretide, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusu, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, başkalarından para koparma veya şantaj yapma amacıyla yapılan başvurular kötü niyetli marka başvuruları olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD, 19/1285 E., 19//8003 K., 09/12/2019) Dolayısıyla davalının başvurusunun davacı markalarıyla iltibas oluşturma ihtimalinin varlığının kabulü halinde dahi, ayrıca tescille sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuruda bulunduğunun da ispatı gerekir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta ise davacı, 28/02/2018 tarihinde davalının "..." markasının 18,25,35.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği başvurunun itirazları sonucu reddedildiğini, davalının 11/06/2015 tarihinde kendilerinden 24830,00TL'lik mal aldığını, 12/12/2016 tarihli ihtarnamelerine cevap vermediklerini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/33 sayılı delil tespiti dosyasında markayı ürünlerinde kullandıklarının tespit edildiğini kötüniyet gerekçesi olarak ileri sürmüş, davalı buna karşılık 2009/13024 sayılı "... " ibareli, davacının mesnet markasından önceki tarihli marka nedeniyle müksetep haklarının bulunduğunu, davalı Şirketi ... ve ailesinin yönettiğini savunmuştur. Davalının müktesep hak iddiasında bulunduğu 2009/13024 sayılı marka, dava dışı ... adına kayıtlı olup dava konusu başvuru için müktesep hak teşkil etmez ise de, davalı Şirket marka başvurusu sırasında SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca yapılacak incelemeye esas olmak üzere ...'ın ... Noterliği tarafından düzenlenmiş 00781 sayılı muvafakatnamesini sunmuştur.

Bu durumda, davalının önceki tarihli ve davalı Şirket yetkilisine ait 2009/13024 sayılı markaya dayalı kullanımlarının ve 2009/13024 sayılı marka ile benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötüniyeti göstermeyeceği, davacının 11/06/2015 tarihinde davalının kendilerinden mal aldığına dair iddialarını delillendirmediği, tescille sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuruda bulunduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kötüniyet hususunun tartışılıp değerlendirilmemesi doğru olmamıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı şirketin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile  Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 07/04/2022 gün ve 2020/403 Esas .  2022/100 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL’nin düşümü ile kalan 373,20 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 

4. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden ve hüküm yalnız davacı tarafından istinaf edildiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 7.375,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5. Davacı tarafından  yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,  

6. Davalılar tarafından yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),	

8. Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,	

9. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınıntemyizistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİlekararınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim