Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1131
2024/1308
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2021
NUMARASI ......
DAVANIN KONUSU : ... (... İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2020/113 E. - 2021/422 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı kurumlar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/07495 sayılı ve “... ...” ibareli ... tescil başvurusunun 16, 35, 38 ve 41. sınıfta yer alan birtakım hizmetler açısından reddi yönünde verilen 29/01/2020 tarih, 2020-M-357 sayılı YİDK kararın hatalı olduğunu, ret gerekçesi 2012 06291 sayılı “... ...” ibareli ... ile dava konusu başvuru arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının “Türkiye’nin Yeni Televizyonu” ibaresinin kısaltması olduğunu, hiçbir ayırt edicilik ihtiva etmeyen "..." ibaresine bağlı kanılarak benzerlik sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğunu, müvekkili firma markası içeriğinde yer alan ve asla tali bir unsur olarak kabul edilemeyecek olan şekli ile birlikte bir bütün olarak oluşturulan logonun iki işaret arasında yeterli düzeyde farklılık oluşturduğunu, davalının 16 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden markasal kullanımını ispat etmesinin gerektiğini, davacı adına tescilli 2018/81448 tescil numaralı "... haber" ibareli markanın, dava konusu ... açısından müktesep hak teşkil ettiğini, 38. sınıfta yer alan hizmetlerin doğası gereği sosyo-ekonomik ve külterel yapısı daha yüksek, eğitimli bir tüketiciye hitap ettiğini ileri sürerek, 2020-M-357 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... ve ... ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu ibarenin müvekkilinin tanınmışlık düzeyi yüksek “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, “... ...” markasının Türkiye’nin ilk ve tek kamu yayıncısı “... ...” ile özdeşleşmiş bir ... olduğunu, markalar arasında yalnızca tek bir harf farkının bulunduğunu, bu farkın markaları yeterince ayrıştırmadığı, davacının tek amacının müvekkilinin markalarına yanaşmak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; taraf markaları arasındaki fonetik benzerliğin varlığı kabul edilebilir ise de görsel anlamda işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaştığı, dava konusu markanın, davalı markalarının sahip olduğu yerleşik ve tanınmış kurumsal kimlik ile ilişkilendirilebilir bir benzerlik taşımadığı, zira gerek davalının ana faaliyet alanında gerekse de farklı sektörlerde, taraf markaları ile benzer şekilde oluşturulmuş harf dizilimlerinden ibaret markaların mevcut olduğu/oluşturulabileceği, nitekim YİDK kararında da davalı tarafa ait sair markalar bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiği, başka bir ifadeyle karıştırılma ihtimalinin salt “...-...” unsurları üzerinden tespit edilmemiş olunduğu, bu bağlamda kurum kararında her iki markada da ortak yer alan “...” ibaresinin bütünsel açıdan markaları yakınlaştırdığı gibi bir sonuca varıldığı görülmekte ise de salt “...” ibaresinden kaynaklı oluşan benzerlik halinin dahi dava konusu markanın bütünsel algıdaki somut farklılığına üstün tutulmaması gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler bakımından dahi ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yanın müktesep hak iddialarına dayanak 2018/81448 sayılı markasının tescil tarihinin 14.03.2019 olduğu, yine sair markalarının ise 2017 ve 2018 tarihli başvurular oldukları, bu bağlamda anılan markaların tescil tarihleri üzerinden, işbu dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürelerin dahi henüz geçmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2020-M-357 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... ... ve ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu markanın “... ...” ibarelerinden oluştuğunu ve markada kırmızı ve mavi renklerin kullanıldığını, itiraza mesnet markanın ise “... ...” ibarelerinden oluştuğunu, bu markada da kırmızı ve mavi renklerin kullanıldığını, her iki markanın eşit harf sayısına sahip olduğunu, markalar arasında ilk ibarelerinde yer alan harf farklılığının taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzerliğini ortadan kaldırmadığını, bu durumda başvuru konusu markanın ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu, markaların emtia kapsamlarının da aynı/benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvurunun müvekkili Kurumun ana faaliyet konusu olan “radyo ve televizyon yayın hizmetleri (38.sınıf)" ile "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri (41. sınıf)" tescil ettirilmek istenmesinin, tüm halk tarafından tanınan müvekkili Kuruma ait markalar ile karıştırılmasına neden olacağını, SMK'nın 6/5.maddesi kapsamında haksız bir yarar sağlayacağını ve müvekkili Kuruma ait markaların itibarına zarar verebileceğini, dava konusu "... ..." markası ile müvekkiline ait "... ..." markasının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğunu ve tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasına benzer renklerle oluşturulduğunu, tek harf farklılığının markaları ayrıştırmaya yetmeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, ... ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir ... ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu markanın tüketici gözüyle ilk anda “...” şeklinde algılanacağının dahi tereddütlü olduğu, anılan işaretin tek başına stilize yazılmış “M” harfi, üç boyutlu bir algı yaratır şekilde “M-Y” harfleri ya da “...” harfleri ile oluşturulmuş bir logo olarak dahi algılanabileceği, karşılaştırılan markalarda kullanılan renk unsurları özgün bir kombinasyon taşımadığı gibi “...” ibaresinin davalı lehine bir tekel hakkı da sağlamayacağı, her iki markada "..." unsurunun yer almasının tüketicilerin taraf markalarını birbirleri ile ilişkilendirmeleri için yeterli olmadığı, sonuç olarak bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince farklılaştığı, ... işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, davacının benzer markaları için verilmiş hükümsüzlük kararının da henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, davalı ... ... ve ... ... vekili ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... ... vekili ve davalı ... .....vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ... vekili ve davalı ... ... ve ... ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı Kurumlardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı Kurumlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09