Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1128
2024/1305
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2021
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2021 tarih ve 2019/211 E. - 2021/238 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin .... firmasının en büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı ve “...” ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, markaların kullanım hakkının anılan firmaya lisans sözleşmesi ile verildiğini, müvekkili markalarının maruf hale geldiğini ve ayırt ediciliğinin güçlü bir hal aldığını, dava konusu 2017/97672 sayılı “...’nun Gerçek Hazinesi” ibareli markanın, müvekkili markaları ile görsel, fonetik ve genel izlenim olarak aynı veya benzer olduklarını, seri marka izlenimi yarattığını, davalının 29. Sınıf kapsamındaki emtialarının müvekkilinin “...” kelimesini içeren markaları ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, markadaki “gerçek” ve “hazine” ibarelerinin genel algıyı değiştirmediğini, “...” ibaresinin müvekkili ve yine ... firması ile özellikle et sektöründe özdeş hale geldiğini, tanınmışlığı nedeniyle ilgili tüketici nezdinde taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı grup bünyesindeki ... ... A.Ş. tarafından 2014/94251 sayısı ile daha evvel yapılan bir başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine 29. Sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, yumurtalar, yumurta tozları” emtiaları bakımından reddedildiğini, taraflar arasında başkaca dava dosyalarının da bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-3364 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2017/97672 sayılı markanın 29.sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, taraf markaları arasında karıştırılacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, "..." kelimesinin ticaret alanında sıkça kullanıldığını, dava konusu markanın bütünsel olarak yeterince farklılaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu marka ile davacı yana ait markalar arasında gerek görsel, gerek işitsel gerekse de anlamsal olarak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının üç kelimeden oluşan bileşke bir marka olduğunu, markanın parçalara ayrılarak ayırt edici gücü zayıf bir ibare gerekçe gösterilen benzerlik değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığını, “...” ibaresinin davacı tekeline bırakılamayacağını, müvekkili firmanın ticaret unvanının göz ardı edilmemesi gerektiğini, kötü niyet iddialarının değerlendirmeye dahi alınmaması gerektiğini, Ankara 2. FSHHM’de açılan davanın yerel mahkemece reddine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu edilen 29. sınıftaki emtiaları birebir içerdikleri, emtialar arasındaki ilişkinin bu denli yakın olduğu bir durumda iltibas ihtimalinin ortadan kalkması için işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaşmalarını gerektiği, halbuki somut uyuşmazlıkta davacı yanın önceki markalarındaki tek asli unsurun, dava konusu markada da yine markada esas vurgulanan unsur olarak konumlandırıldığı, bu durumun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik oluşmasına neden olduğu, her ne kadar “...” ibaresi genel olarak ülke coğrafyasının bulunduğu bölgeyi ifade eden zayıf ayırt edici bir işaret olarak kabul edilebilir ise de anılan ibare ile uzun yıllardır faaliyet gösterdiği anlaşılan davacı yanın, en azından 29. Sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtialarında anılan ibareye belli bir düzeyde sektörel ayırt edicilik sağlamayı başardığı, dolayısıyla söz konusu ibareyi birebir asli unsurlarından biri olarak içerir dava konusu başvurudaki gibi bir başvurunun, davacı markalarının devamı, serisi veya davacı yan markası ile aynı kaynaktan çıkan bir marka olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, davacı yanın her ne kadar “...” ibaresinin yerellik, yöresellik bildirme amaçlı tali nitelikte ve dürüstçe kullanımlarını engelleme hakkı bulunmadığı iddia edilmiş ise somut uyuşmazlık konusu markanın bu çerçevede değerlendirilebilecek bir bütün oluşturmadığı, hatta dava konusu edilen emtialarda sanki davacı yanın kendi markaları için oluşturulmuş bir slogan, tanıtım ibaresi algısı yaratmaya daha elverişli olduğu, dolayısıyla her ne kadar kendisine zayıf ayırt edici unsurları marka olarak tercih eden işletmelerin, kimi durumlarda aynı ibarenin kullanımına katlanma yükümlülüğünün bulunduğu aşikar ise de somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen markanın genel kompozisyonu itibariyle davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek düzeydeki benzerliğinin işaretlerin birbirlerine yanaşması sonucunu doğurduğu, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, somut olayda ise bu şartların var olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu; davacı yanın, işlem dosyasına ve yine dava dilekçesi ekine sunmuş olduğu çok sayıda deliller arasında, “...” markalı şarküteri ürünlerinin satışlarına dair faturalar, market – ... verilmiş reklamlar, yine ... markası ile ilgili ulusal ve yerel basında yer alan reklam ve haberleri, ürün katalog ve ambalaj örneklerini, markanın ... ve ....... firması aracılığıyla kullanımının gerçekleştirildiğine dair lisans kayıtlarını (lisans kayıtlarının ... sicil kaydına da işlendiği görülmüştür), çeşitli kalite belge ve sertifikaların sunulduğu, sunulan bu delillerden davacının çok uzun yıllardır “...” markasını hususiyetle “et ve et ürünleri, işlenmiş et ürünleri” emtialarında kullandığı, markasına özellikle bu emtialarda belli düzeyde ayırt edicilik kattığı, dolayısıyla davacının markasının anılan emtialarda sektörel anlamda tanınmışlık kazandığının kabul edilebileceği, nitekim iltibas ihtimaline dair yapılan değerlendirmelerde, davacı markalarının bu durumunun da göz önüne alındığı ve elde edilen bu sektörel konumun, davacı markası ile dava konusu marka arasındaki iltibas ihtimali kuvvetlendiren bir sonuç yarattığı, davalı yana ait markanın kötü niyetli bir tescil konusu edildiği hususuna yönelik davacı yanın iddialarının somut deliller ile ortaya konulamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... sayılı kararın 29 sınıfta bulunan "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her türlü işlenmiş et ürünleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, davalıya ait 2017/97672 kod nolu "...'nun Gerçek Hazinesi" ibareli markanın 29 sınıfta bulunan "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her türlü işlenmiş et ürünleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadıklarını, “...... Gerçek Hazineleri” ibaresinin bir bütün olarak tamlama niteliği taşıdığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, yaygın kullanıldığını ve kimsenin tekeline verilemeyeceğini, başvuru markasının bir bütün olarak davacı markalarından yeterince farklılaştığını, ortalama tüketici nezdinde iltibas doğmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markalarıyla dava konusu başvurudaki tek ortak noktanın "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin coğrafi bir bölgeye işaret ettiğini, ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkilinin markasında "..." ibaresi haricinde yer alan "gerçek hazinesi" ibareleri ile yeterli ayırt ediciliği sağladıklarını, davacının markalarının tanınmış olmadığını, ayrıca davaya konu markaların benzer olmaması nedeniyle tanınmışlık durumunun davaya bir etkisinin olmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin "...'nun Gerçek Hazinesi" ibaresinin , 29 ve 30. sınıfta yer alan mallar yönünden tescili için gerçekleştirdiği 2017/97672 sayılı marka başvurusuna davacı tarafın "..." ibareli markalarına dayalı olarak SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddeleri gereğince yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının ise YİDK'in 15/04/2019 tarih, 2019-M-3364 sayılı kararı ile taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı, bu nedenle kullanım ispatının incelenmesinin gerekmediği ve tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 17/04/2029 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 28/05/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, uyuşmazlık konusu 29.sınıf "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her türlü işlenmiş et ürünleri" yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik de bulunduğu, “...” ibaresi genel olarak ülke coğrafyasının bulunduğu bölgeyi ifade eden zayıf ayırt edici bir işaret olarak kabul edilebilir ise de davacının en azından 29.sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtialarında anılan ibareye kullanımla ayırt edicilik ve sektörel bir tanınmışlık sağlamayı başardığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kabul edilerek yazılı şekilde davanın anılan emtia yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı, davacının "..." ibareli markalarının kullanım sonucu ayırt edici hale gelip gelmediği, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Dava konusu "...'nun Gerçek Hazinesi" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka işaretleri arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle belirli düzeyde benzerlik bulunmakta ise de, bu benzerliğin SMK'nın 6/1. Maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline neden olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla ilaveler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte coğrafi yer adı olmasına rağmen, eğer bir sözcük, kullanıma bağlı olarak bir işletme ile özdeşleşmiş ve ayırt edici hale gelmiş, artık coğrafi bir bölgeyi, bir semti, yöreyi değil mal veya hizmetin kaynağını göstermeye başlamış ve tüketicilerce artık bu şekilde algılanıyor ise, coğrafi yer adından gelen sözcüklerin dahi karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınabileceği (Bkz Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku 4. Baskı), bu ayırt ediciliğin ilgili sektör bakımından bütün Türkiye’yi kapsamasının gerektiği, ancak dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "..." ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, başka bir deyişle davacının sunduğu delillerin yerelliği aşan bir kullanımı ispata elverişli olmadığı, HMK'nın 282.maddesindeki "MADDE 282- (1) Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne istinaden bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, nitekim aynı davacı tarafından işbu davaya konu başvuru ile benzer marka başvuruları nedeniyle açılan davalarda, Dairemizin 2019/1331 E.- 2021/1467 K. ve 2020/31 E.- 2021/1467 K. sayılı dosyalarında duruşma açılarak alınan bilirkişi raporlarında da "..." ibaresinin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin ispatlanamadığının açıklandığı, bu doğrultuda verilen kararların da sırasıyla Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2023 tarih, 2022/1284Esas, 2023/5114 Karar sayılı ve 16/01/2024 tarih, 2022/4096 Esas, 2024/350 Karar sayılı kararları ile onandığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı Şirket vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı Şirket vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2021 tarih ve 2019/211 E. . 2021/238 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Davanın REDDİNE,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 44,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20. TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 25.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6. Davalı... tarafından istinaf aşamasında yapılan 51,80. TL tebligat ve posta giderleri, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 272,50. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
7. Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile anılan davalı şirkete verilmesine,
8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9. Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09