Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1123
2024/1302
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2021
NUMARASI : .....
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/13 E. - 2021/272 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 99/004268 sayılı “... ... ...” markasının sahibi olduğunu ve bu markayı uzun yıllardır kesintisiz kullandığını, davalının 2017/29544 sayısı ile gerçekleştirdiği "... ... ..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının davalı Kurum tarafından nihai olarak 2018-M-9715 sayılı karar ile reddedildiğini, davalı başvurusunun 5/1-c ve 5/1-f hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayımında dahi başvurunu 5/1-f bendi uyarınca reddinin gerektiğini, zira mal/hizmetin coğrafi kaynağı hakkında yanıltıcı nitelik taşıdığını, "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik" ile markanın, ürünün üretim yerini içermemesi haline, marka ibaresinin yanına 1,5 kat büyüklüğünde yazılacak ifade ile kaynağın belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, “...” ibaresi ile suyun ... ...... olduğu intibaının yaratılmaya çalışıldığını, “...” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılması mümkün değil ise de “...” etiketi ile piyasaya sürülen ürünlerin de tüketiciyi yanıltacağını, davalının “... ...” ürünlerine ilişkin kendi web sitesinde dahi ürünlerinin ... ...’ndan değil Nazilli’den çıkarttığının açıkça görülebileceğini, davalının sitesinde ürünlerinin kaynağının “... ve Nazilli” olarak yazıldığını, davalı başvurusunun 5/1-a, 5/1-b, 5/1-d maddeleri uyarınca da reddinin gerektiğini, yine davalının başvurunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markası ile 5/1-ç uyarınca da ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, toplumda ciddi bir tanınmışlık düzeyine eriştiğini, dava konusu markadaki “...” ibaresinin taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, tescili talep edilen markanın müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğunu, bu nedenlerle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, davacı başvurusunun aynı zamanda SMK 6/3 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, zira müvekkilinin “... ... ...” ibaresinin uzun zamandan beri kullanmakta olduğunu ileri sürerek, 2018-M-9715 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/29544 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, dava konusu markanın sadece “...” ibaresinden değil “... ... ...” ibarelerinin bütününden oluştuğunu, başvuruda “...” ibaresinin bulunmasının kendiliğinden tüketicileri yanıltacak nitelikte olmadığını, bu nedenle davacının 5/1-a, b, c, d ve f bentlerine aykırılık iddialarının hukuka uygun olmadığını, yine davacı yan markası ile dava konusu marka arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını, benzer unsur olan “...” ibaresinin coğrafi bir yer adı olduğunu ve markaların bütün olarak birbirlerinden farklı olarak algılanacaklarını, bütün olarak markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davacı yanın tanınmışlık iddialarına ilişkin SMK 6/5 maddesinin koşullarının somut olayda oluşmadığını, kötü niyet iddialarının herhangi bir delil ile desteklenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacı yanın kullanım ispatına ilişkin kurum nezdinde sundukları delilleri kabul etmediklerini, müvekkilinin ...’dan elde edilmeyen kaynak suyu üzerinde "..." ibaresini kullanacağı iddiasının kabul edilebilir bir iddia olmadığını, müvekkilinin toplum nezdinde ulaştığı tanınmışlık düzeyi karşısında davacı yanın hiçbir dayanağı olmayan bu iddialarının reddinin gerektiğini, markasını kanunen kendisine tanınan tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanım hakkı olduğu gözetildiğinde müvekkilinin gerekli izinleri alarak işbu dava konusu markayı kullanmaya başlayacağını, ...’dan ... çıkarma yetkisi bulunan ve ... ibaresini içerir bir markanın sahibinin, bu markayı ...’dan çıkan sular üzerine kullanabileceği gibi farklı bir kaynaktan elde ettiği ... üzerinde de kullanabileceğini, müvekkilinin markalarının davacı taraf markası ile SMK 5.madde kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gibi SMK 6.madde gereğince taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin de bulunmadığını, “...” ibaresinin bir yer adı olduğunu, bu nedenle taraf markalarında “...” ibaresinin esas unsur olarak kullanılmadığını, müvekkili başvurusunun “...” ve “...” ibareleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacının markasında ise esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından beri damacana ... satışı yaptığını, dolayısıyla müvekkili markasındaki “...” ibaresinin göz ardı edilebilir olmadığını, tüketicinin taraf markaları arasında yanılgıya düşme ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, coğrafi bir yer adı olduğu ve esasen marka vasfı dahi taşımadığını, davacının markası ile müvekkilinin markası kapsamındaki emtiaların benzerliği koşulunun somut olayda gerçekleşmediğini, davacı markasının tanınmışlığının başvuruya etkisinin bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede: dava konusu üç ayrı kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş işaretin, “...” ibaresinin davalının önceki tescilli markaları oluşu da göz önüne alındığında 5/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu markada ön ses olarak konumlandırılan “...” ibaresinin davalı yan adına hali hazırda 2010 yılından bu yana tescilli markalarının esas unsuru olduğu , bu ibarenin tescile konu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici vasfı bulunan, davalı yanca yaratılmış bir marka olduğu, dolayısıyla anılan işaretin herhangi bir şekilde 5/1-b ve c bentlerinde tanımlanan mutlak ret nedenleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, “...” ibaresinin, davalı yanca yaratılmış ve yine davalı adına tescilli bir marka olduğu göz önüne alındığında, anılan ibarenin 5/1-d maddesi kapsamında değerlendirilmeye uygun bir sözcük olmadığı, dava konusu markanın, başvurusu kapsamında yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.” Emtialarında doğrudan; “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtialarında ise bu emtiaların da içerisine ... katılabilecek nitelikte emtialar oldukları gerekçe gösterilerek 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirildiği görülmekte olup bahsi geçen emtialar ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” şeklindeki ilgili emtiaların satış hizmetleri bakımından, “...” ibaresinin 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, SMK 6/1 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından oluştuğundan bahsedilemeyeceği, “...” ve “...” ibarelerinin birbiri ile benzer dahi olmadığı göz önüne alındığında, davacının 6/3 maddesi anlamında dava konusu başvuru kapsamındaki işaret açısından hiçbir bir üstün hakkının bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı yan markasının benzer dahi olmadığı, davacının coğrafi bir yer adı olan “...” ibaresini, yalnızca kendisi ile özdeşleştirdiği yönünde bir kanaate varılamayacağı, hal böyleyken davacı markasının tanınmışlığının dava konusu başvurunun tescili için bir engel oluşturmayacağı, 6/4 ve 6/5 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından meydana gelmediği, davalının kendi markası olan “...” markasına ek bir takım unsurlar ekleyerek marka başvurusunda bulunmasının, olağan bir tacir davranışı olarak yorumlanabileceği, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, somut olayda taraf markaları kapsamında 6/1 maddesi uyarınca iltibasa yol açacak bir benzerlik tespit olunmadığı, davacı yanın markasını kullanımı bulunup bulunmamasının sonuca doğrudan bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ..... kararının 32. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı, 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2017/29544 sayılı "... ... ..." ibareli markanın tescilli olduğu 32. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı, 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu markanın 35. sınıfta sayılan tüm mal ve hizmetler yönünden reddi gerekirken yerel mahkemece işbu hususta hatalı tespitler barındıran bilirkişi paporunun esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, “...” ibaresini kullanımını haklı kılacak hiçbir dayanağı olmayan davalı Şirketin söz konusu başvurusunun tamamen kötü niyetli olup, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak suretiyle, halkı ve tüketiciyi yanıltarak piyasada haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, davanın SMK'nın 5/1-a,b,c,ç,d maddeleri uyarınca mutlak tescil engelleri ile SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca nispi tescil engellerine istinaden tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak aleyhe kısımları yönünden kaldırılmasını ve davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "... ... ..." ibareli marka başvurusunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, söz konusu ibareden sadece bir kısmını alarak iltibas ihtimalini ileri sürmenin hukuken kabul edilemeyeceğini, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, bir bütün olarak dava konusu başvurunun coğrafi kaynak bakımından yanıltıcı nitelik taşımadığını, SMK'nın 5/1-a, b, c, ç, d, f ve 6/1,4,5,9.maddelerindeki koşulların oluşmadığını, YİDK kararının usul vei yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanacak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-f maddesinde “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan madde uyarınca başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, ... suyunun, ... ...sınırları içinde bulunan ... .... çıkan memba suyunun adı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarih, 2018/2795 Esas, 2019/5044 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının da niteliği itibariyle içerisine ... katılabilecek emtialardan oldukları, davalının daha önce ... bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, sayılan mallar ve 35. sınıfta 32.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden dava konusu "... ... ..." ibareli başvurunun, coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı ancak davacının SMK'nın 5/1.maddesindeki sair mutlak tescil engellerine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan dava konusu "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ... ..." ibareli markası arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu başvuru üzerinde davacının SMK'nın 6/3.maddesi uyarınca önceye dayalı üstün hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markasının tanınmışlığın dava konusu başvurunun tesciline engel oluşturmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar. TL'nin davacı ve davalı ... Kurumundan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09