SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1121

Karar No

2024/1301

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/1121 - 2024/1301

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1121

KARAR NO : 2024/1301

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/02/2022

NUMARASI : 2019/131 E. - 2022/29 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2022 tarih ve 2019/131 E. - 2022/29 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2017/103176 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin "..." ibareli markalarına istinaden davalı Kurumun YİDK kararı ile reddedildiğini ancak "..." ibaresinin bir eğitim-öğretim modeli olarak tek başına kimsenin inhisarına bırakılmayacağını, dava konusu başvurunun okunuş, yazılış veya yazım karakteri bakımından redde mesnet markalar ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili tarafından dava konusu ibareye ayırt edicilik kazandırıldığını, müvekkilinin ... ibareli markasının Türkçe açılımının “...” olduğunu, ancak redde mesnet gösterilen ..." ibareli markanın açılımının İngilizce bir tamlamanın baş harflerinden (...) oluştuğunu, markaların farklı anlamlar içerdiğini, her iki firmanın da iştigal ettiği alan ve hitap ettiği müşteri kitlesi dikkate alındığında markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, davalı yanın ... esas unsurlu markalarının 16. ve 41.sınıf kapsamına giren emtia ve hizmetlerde kullanılmadığını ileri sürerek, 2017/103176 sayılı "..." ibareli markanın 16 ve 41. Sınıflar yönünden kısmen reddine ilişkin 02.02.2019 tarih ve 2019-M-897 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Kurumu vekili, dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun bütünü itibariyle bıraktığı izlenim açısından dikkate alındığında “... ”, “...”, “... ”, “... ” ibareli itiraza mesnet markalar ile iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik gösterdiğini, gerek başvuru markasında gerekse kısmi redde mesnet marka/markalarda baskın olan, marka algılaması yaratan ibarenin “...” ibaresi olduğunu, başvuru markasınad itiraz markalarından farklılaşmayı sağlayabilecek ek unsurların bulunmadığını, bununla birlikte başvuru markasının kapsamında bulunan bir kısım mal/hizmetlerin kısmi redde mesnet markaların kapsamında bulunan mal/hizmetlerle aynı aynı tür veya benzer nitelikte olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, müvekkiline ait “... ”, “...”, “... ”, “... ” ibareli markalar ile dava konusu markanın benzerlik teşkil ettiğini ve tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, taraf markalarında esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, markaları birbirinden ayırmanın güç olduğunu, uzun süreli kullanımın markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, ancak cins – vasıf bildiren markaların uzun süreli kullanımının markayı ayırt edici kıldığını, markalar aynı sınıfta tescilli olacağından faaliyet alanlarının farklı olduğu iddiasının da tamamen mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, başvuru kapsamından çıkartılan 16 ve 41.sınıf bakımından mal ve hizmet listelerinin aynı/aynı tür olduğu ve markalar arasında işbu mal/hizmetler bakımından iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasının tamamen kendine özgü unsurları, yoğun ve ciddi surette kullanımları ve yatırımları neticesinde ayırt edici ve sektöründe bilinen bir marka haline geldiğini, "..." ibaresinin bir eğitim-öğretim modelinin adı olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacak tanımlayıcı bir nitelik taşıdığını, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının "..." ibaresini "..." öğrencilerine işletme yüksek lisansı hakkında bilgi verdiği seminerlerde kullandığını, bu kullanımın yoğun ve ciddi kullanım mahiyetinde kabul edilemeyeceğini, davalı yanın SMK'nın 9.maddesi anlamında ciddi surette kullanmamış olduğu markalarının sicildeki tesciline dayanarak davacı markalarının tesciline muhalefet etmesinin mümkün olmadığını, çeşitli mahkeme kararlarında davalının itiraza mesnet markalarını ciddi şekilde kullandığını ispatlayamadığının kabul edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2017/103176 sayılı “...” ibareli davacı markasının, tescili talep ve dava konusu edilen 16. ve 41. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler açısından davalı Şirketin itiraza mesnet gösterilen “... ”, “...”, “.. ” ve “... ” ibareli markaları ile "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzer olduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2024 tarih, 2023/892 Esas, 2024/4123 Karar sayılı kararında da davacının "..." ibareli başvurusunu davalı şirketin “... ”, “..”, “... ” ve “... ” ibareli markaları ile benzer gören Dairemizin 27/10/2022 tarih, 2020/1638 Esas, 2022/1338 Karar sayılı kararının onandığı, YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davada YİDK sürecinde davacı tarafından kullanım ispatı talep edilmediği, bu durumda davacının ilk kez yargılama sırasında ve daha sonra istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bu iddianın dinlenmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen(MarkakonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİptali)davalıİlekararınınKararlarınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim