Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1100
2024/1297
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2021
NUMARASI ...
...
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve 2019/249 E. - 2021/304 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “... ... şekil” ibareli markasını tescil ettirmeden önce 1998 yılından beri kullandığını, 08.05.2006 tarihinde 2006/20847 başvuru numarası ile sonrasında ise 31.12.2010 tarihinde 2010/85410 başvuru numarası ile birden fazla sınıfta başvuruda bulunduğunu ve marka tescil başvurusunun kabul edildiğini, davalıların müvekkilinin uzun yıllardır kullanmakta olduğu “... ... ve şekil” ibaresi ile birebir ayniyet gösterecek şekilde “... ... ... ve şekil” markasını 20.04.2018 tarihinde 2018/40515 başvuru numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin 20. ve 24. sınıflarda kullandığı “... ... ve şekil” ibareli markasının tescil tarihini yenilemeyi kaçırdığını, 2006 yılında yapılan başvurunun müvekkilinin bu markanın gerçek hak sahibi olduğunun bir kanıtı olduğunu, 31.12.2010 tarihli 2010/85410 başvuru numarası ile söz konusu markayı 24 ve 26. sınıflarda tescil ettirdiğini, tescil öncesinde de müvekkilinin “... ... ve şekil” ibaresini kullandığının hatırlanması gerektiğini ve bu nedenle tescil hükümden düşmüş olsa dahi uzun süreli hak sahipliğinden kaynaklı olarak müvekkilinin haklılığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... ... ibaresini ev tekstilinde, özellikle de ... ürünlerinde ve bu ürünlerin satışına ilişkin mağazacılık hizmetlerinde markasal olarak etkin ve yoğun olarak kullandığını, markaların ayniyet derecesinde benzerdiklerini, firmalar arasında ekonomik/idari/organik yönden bağlantı olduğunun düşünüleceğini ileri sürerek ... Kurumunun 2019-M-3621 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/40515 sayılı “... ... ...” ibareli marka başvurusunun, başvurusu yapılan tüm hizmetlerde reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, davacının marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen 2010/85410 nolu marka arasındaki kısmi benzerliğin Markalar Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemede kabul edildiğini ve kanun gereğince başvuru kapsamından çıkartılması gereken mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, ancak başvurunun devamına karar verilen kısım açısından kanunun aradığı anlamda bir karıştırılma ihtimali, hedef tüketici kitlesi tarafından ticari kaynakta yanılma oluşturabilecek düzeyde bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerin tetkikinde 6769 s. SMK 6/3. maddesi kapsamında bir hakkın varlığı konusunda kanaat oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıslar vekili, müvekkillerinin 2006 yılından itibaren “... ...” adı altında kurumsallaşarak faaliyet gösterdiğini, ... ... adı altında sektörün seçkin markalarının bölge bayiliğini alarak kurumsal, bireysel ve butik projelerde müşterilerine kaliteli hizmet sunduğunu, 2007/34632 tescil nolu markanın 10 yılın sonunda mazeret nedeniyle yenilenemediğinden düştüğünü, bunun üzerine müvekkillerinin 20.04.2018 tarih ve 2018/40515 başvuru numarası ile “... ... ...+ŞEKİL” markası için yeni bir tescil başvurusu yapılarak markanın tekrar müvekkilleri adına tescilinin sağlandığını ve koruma altına alındığını, söz konusu markaların benzer ve aynı sınıfarda tescilli olmadığını, müvekkilleri adına tescilli “... ... ...+ŞEKİL” unsurlarından oluşan marka ile davacı şirketin “... ...+ŞEKİL” markasının görsel olarak birbirinden tamamen farklı olduklarını ve aralarında ayniyetten söz edebilmenin mümkün olmadığını, markalar arasındaki “... ...” sözcüklerinin ortak olmasının karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olamayacağını, 2007 yılında müvekkileri adına tescil edilen markanın huzurdaki davaya konu 2018/40415 nolu “... ... ...+ŞEKİL” markası ile birebir aynı olduğunu, 25.06.2007 tarih ve .....tescil nolu işbu markanın 35. sınıfta tesciline ve bu sınıfta müvekkilleri tarafından kullanımına davacı tarafından sessiz kalındığını, her iki tarafın da uzun yıllardır aynı sektörde hiçbir karışıklık yaşamadan birlikte var olmasının karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığına delil teşkil ettiğini, ... ... ibaresinin davacı ve davalıların iştigal alanı olan sektörde sunulan mal ve hizmete dair tasviri ya da tanımlayıcı niteliği haiz olduğundan tek başına ayırt ediciliği yüksek bir marka olmadığını, dolayısıyla davacının tek başına ve inhisari olarak hak sahibi olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının itirazına dayanak gösterdiği 2006/20847 sayılı ... ... ...+şekil ibareli markasının 08.05.2016 tarihinde yenilenmemiş olduğu, dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 20.04.2018 tarihi itibariyle hükümden düşmüş bir marka olduğu, dava konusu marka başvurusunun, davacının 2006/20847 sayılı markasının koruma süresinin (08.05.2016) sona ermesinden itibaren iki yıl içinde (20.04.2018) yapıldığı, ancak, hem bu hükme dayalı bir itirazda bulunmadığı, ayrıca davacının iş bu markayı koruma süresinin dolmasından sonraki iki yıllık süreçte kullandığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, bu bağlamda 2006/820847 sayılı markanın başvuru yönünden tescil engeli olarak kabul edilemeyeceği, davacının hüküm ifade eden 2010/85410 sayılı markası ile dava konusu marka başvurusunun karşılaştırıldığı, taraf markalarının ortak unsur olarak “... ...” ibaresini içerdiği, bu ibarenin ayırt edicilik gücü zayıf olmakla birlikte, kural olarak asgari ayırt edicilik niteliğine sahip olduğu, ... ... ibaresinin, tekstil ürünlerinin satışı hizmetleri bakımından tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka işareti olduğu dikkate alınarak, iltibas değerlendirmesinin yapılması gerektiği, zira işbu hizmetler bakımından herkesin kullanımına açık olan “...” ve “dünya” kelimelerinin, farklı unsurlarla kullanılarak birbirinden yeterinde farklılaşmış markalara vücut vermesinin mümkün olduğu, somut olayda ... ... ibaresinin tanımlayıcılık içerdiği hizmetlerin “35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların (20. sınıf) 20/13 Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; ... kopçaları, ... halkaları, ... kancaları, ... çubukları. (24. sınıf) 24/04 Bebekler için kundak örtüleri. 24/05 Kampçılar için uyku tulumları. (27. sınıf) 27/01 Halılar, kilimler, yolluklar. 27/02 Seccadeler. 27/03 Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). 27/04 Spor amaçlı minderler. 27/05 Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” hizmetleri olduğu, bu kapsamda, markalar arasında iltibas bulunup bulunmadığı belirlenirken, daha önce tescil edilmiş olan markanın başlangıçtaki ayırt edici gücü göz önüne alınacağı, bu etki zayıf ise, tescili istenen ikinci markada ufak bazı değişikliklerin yapılmasının yeterli olduğu, başvuru konusu markada geçen ... ibaresi ve tasarımın “35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların (20. sınıf) 20/13 Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; ... kopçaları, ... halkaları, ... kancaları, ... çubukları. (24. sınıf) 24/04 Bebekler için kundak örtüleri. 24/05 Kampçılar için uyku tulumları. (27. sınıf) 27/01 Halılar, kilimler, yolluklar. 27/02 Seccadeler. 27/03 Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). 27/04 Spor amaçlı minderler. 27/05 Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı, marka başvurusunun kapsadığı diğer hizmetler (35/01, 02, 03, 04 alt grupları) bakımından ise ... ... ibaresinin ayırt ediciliği haiz bir marka işareti olduğu, taraf markalarının hizmet listeleri 35/01, 02, 03, 04 alt gruplarındaki çekişmeli hizmetler bakımından farklı hizmetleri içerdiği, bu kapsamda iltibas ihtimalinde aranan emtia benzerliği koşulu yerine gelmediğinden bu mal ve hizmetler bakımından da iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı yan, “... ... ... şekil” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuş olmakla birlikte; dosya kapsamında davacının 35. Sınıftaki çekişme konusu hizmetlerde, söz konusu markayı davalıdan önce tescilsiz marka olarak kullandığını ya da ibare üzerinde üstün hakkı olduğunu gösterir yeterli delil bulunmadığı, davacı şirketin www.gaziantepperdedunyası.com alan adına dayalı üstün hak sahipliği iddiasında bulunduğu, davalı şirketin alan adının ayırt edici karakterinin “... ...” ibaresi olduğu, görüldüğü gibi mezkur markada ve alan adında bulunan ... ... ibaresinin aynı olduğu, ancak söz konusu alan adı halihazırda kullanımda olmadığından, hangi tarihte kimin adına tescil edildiğinin tespit edilemediği, davalılar adına tescilli olan ve yenilenmediği için hükümden düşen 2007/34632 sayılı marka, işbu alan adının kullanıldığı 04.12.2009 tarihinden daha eski tarihli olup, söz konusu markanın varlığı ve davalıların eskiye dayalı fiili kullanımları ile alan adı (davalıların ... alan adı 31.07.2008 tarihinde alınmıştır.) kaydı karşısında davacının alan adından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı, davalı yanın önceki tarihli 2007/34632 sayılı “... ... ... şekil” ibareli önceki markasından dolayı müktesep hakkı olduğunu ve 2018/40515 sayılı “... ... ... şekil” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, somut olay bu kriterler ışığında ele alındığında; davalıların müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdükleri 25.06.2007 tarihli ve 2007/34632 sayılı “... ... ... şekil” ibareli markalarının, yenilenmediği için müddet kaydı ile hükümden düştüğü, dava konusu başvurunun yapıldığı, 20.04.2018 tarihi itibariyle, davalıların tescilli bir markaları bulunmamakla birlikte, hükümden düşen markadan doğan haklarının 2 yıl süre ile saklı olduğu da muhakkak olduğu, zira yasada “Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.” denildiği, davalıların önceki tarihli 2007/34632 sayılı ... ... ... markasını 35. Sınıftaki mağazacılık hizmetleri üzerinde, tekstil ürünlerinin satışı bağlamında yoğun biçimde kullandıklarının dosyaya sunulan 2007-2019 yılları arasında gerek davalılar tarafından, gerekse de davalılar adına düzenlenmiş muhtelif sayıdaki fatura ile sabit olduğu, yine davalılar tarafından sunulan alan adı tescili ve ilgili web sitesinin içeriği de bu eylemli kullanımı tevsik ettiği, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalılar ... ... ibaresini 2007 yılından bu yana tekstil ürünlerinin mağazacılığı hizmetlerinde, davacı ile herhangi bir çekişme ya da uyuşmazlık yaşamadan fiili olarak kullandıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin “... ... ve şekil” ibareli markasının tescili için 08.05.2006 tarihinde 2006/20847 başvuru numarası ile sonrasında ise 31.12.2010 tarihinde 2010/85410 başvuru numarası ile birden fazla sınıfta başvurduğunu ve marka tescil başvurusunun kabul edildiğini, bu durumun yanı sıra müvekkili şirketin “... ...” ibareli markasını tescil ettirmeden önce 1998 yılından beri kullandığını, "... ..." ibaresi üzerinde önceki tarihli tescille ve tescilsiz kullanım yoluyla kazanılmış müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkil şirketin kullanımını ispatlar nitelikteki 2002 senesine ait Gaziantep ... dergi görsellerinin 13/07/2018 tarihinde .... sayılı ilana itiraz dilekçemizin içeriğinde ve ekinde dosya kapsamında ...'na sunulduğunu, müvekkilinin 2006/20847 başvuru numarası ile 20 ve 24. Sınıflarda kullanmakta olduğu “... ... ve şekil” ibareli markasının tescil tarihini yenilemeyi kaçırdığını, 31.12.2010 tarihli ....başvuru numarası ile söz konusu markayı 24 ve 26. Sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin asıl marka sahibi olarak önceye dayalı kullanımından dolayı korunması gerektiğini, ... ... ibaresinin, tekstil ürünlerinin satışı hizmetleri bakımından tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka işareti olduğu dikkate alınarak, iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiğine yönelik kararın yerinde olmadığını, davalı tarafın 2007 yılındaki tescili dikkate alınarak verilen bu kararda müvekkilinin 2006 yılında yapılmış olan tescilinin görmezden gelindiğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markası arasında, davalıların marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira 2006/820847 sayılı markanın başvuru yönünden tescil engeli olarak kabul edilemeyeceği, davacının hüküm ifade eden 2010/85410 sayılı markası ile dava konusu marka başvurusunun karşılaştırıldığı, taraf markalarının ortak unsur olarak “... ...” ibaresinin, tekstil ürünlerinin satışı hizmetleri bakımından tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka işareti olduğu dikkate alınarak, iltibas değerlendirmesinin yapılması gerektiği, bu kapsamda başvuru konusu markada geçen "..." ibaresi ve tasarımın benzerlik ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı, taraf markalarının hizmet listeleri 35/01, 02, 03, 04 alt gruplarındaki çekişmeli hizmetler bakımından farklı hizmetleri içerdiği, bu kapsamda iltibas ihtimalinde aranan emtia benzerliği koşulu yerine gelmediğinden bu mal ve hizmetler bakımından da iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “... ... ... şekil” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanamadığı, davalıların önceki tarihli 2007/34632 sayılı ... ... ... markasını 35. Sınıftaki mağazacılık hizmetleri üzerinde, tekstil ürünlerinin satışı bağlamında yoğun biçimde kullandıklarının dosyaya sunulan 2007-2019 yılları arasında gerek davalılar tarafından, gerekse de davalılar adına düzenlenmiş muhtelif sayıdaki fatura ile sabit olduğu, yine davalılar tarafından sunulan alan adı tescili ve ilgili web sitesinin içeriği de bu eylemli kullanımı tevsik ettiği, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalılar ... ... ibaresini 2007 yılından bu yana tekstil ürünlerinin mağazacılığı hizmetlerinde, davacı ile herhangi bir çekişme ya da uyuşmazlık yaşamadan fiili olarak kullandıkları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09