SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1111

Karar No

2024/1291

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/01/2022

NUMARASI : ....

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2022 tarih ve 2020/280 E. - 2022/8 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2019/13454 sayısı ile davalı şirket tarafından 32. Sınıf malları kapsayacak şekilde gerçekleştirilen “... ... ...” ibareli başvuruya yönelik itirazlarının nihai olarak 2020/M-8762 sayılı YİDK kararı neticesinde reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, ... ... ... A.Ş.’ye ait 76736 sayılı ve “... ...” ibareli markanın ... ... A.Ş.’ye devrine izin verilmesine dair ... Kurulu’nun 25.08.2009 tarih ve 09-38/925-218 sayılı kararının, müvekkili şirket tarafından açılan dava sonucu Danıştay 13. Dairesi’nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 Esas ve 2013/843 Karar sayılı kararı ile “devir alma nedeniyle ...’in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı” gerekçesiyle iptal edilmiş olduğunu, kararın kesinleştiğini, anılan devir ve kesinleşmiş hüküm ile ilgili olarak daha önce kuruma sunulan dilekçelerde “... ile ... arasında imzalanmış marka devri sözleşmesinin geçerliliği, gerek taraf iradeleri, gerekse 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereği ... Kurulu’nun izin kararına bağlanmış olduğunu, ... Kurulu’nun izin kararının Danıştay tarafından iptaliyle birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik şartının sağlanamaması nedeniyle sözleşmenin baştan itibaren kesin hükümsüz hâle geldiğini, kesin hükümsüzlük sonucu ... adına gerçekleşmiş marka tescilinin de yasal dayanağını yitirdiğini, kesin hükümsüzlük nedeniyle tarafların birbirleriyle hukuki ilişkiye girmesinin ancak yeni bir sözleşme yapılması ile mümkün olabileceğini, iptal kararlarının geriye yürümesi ve eski halin geri getirilmesi ilkeleri çerçevesinde, iptal edilen idari işleme dayalı olarak tesis edilmiş işlemlerin düzeltilmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda ... adına mevcut “...” tescilin de düzeltilmesi gerektiğini, 1980/76736 tescil numaralı ve “... ...” ibareli markanın ... ... A.Ş.’ne devrine izin verilmesine dair ... Kurulu kararının iptaline ilişkin kesinleşmiş Danıştay kararının uygulanması suretiyle, sicildeki kaydın düzeltilmesi adına 17.12.2018 tarihinde ... sayılı yazıyla başvuruda bulunduklarını, davalı ...’in, anılan yargı kararının ve eski hale getirme işlemini etkisini ortadan kaldırmak amacıyla, yani kötüniyetle 12.02.2019 tarihinde ... ibareli 32.sınıf ürünleri içeren 2019/13454 sayılı işbu davaya konu başvuruda bulunduğunu, YİDK’nin, kesinleşmiş yargı kararı gereği olan hukuka uygun eski hale getirme istemimizi kabul etmesi gerekirken 2020-M-7734 sayılı kararla reddettiğini, ... ... tarafından anılan YİDK’nın 2020-M-7734 sayılı kararının iptali istemiyle Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/342 esas sayılı dosyasında iptal davasının ikame edildiğini, davalının çok açık bir şekilde kötüniyetli olduğunu, davalının, hukuken devren bile sahip olamayacağı markayı, bu kez tescil yoluyla elde etmeyi planladığını, kötüniyetli başvuruların tespitinde, başvuru sahibinin, markanın tescil edilmesi için başvuruyu yaptığı tarihteki niyeti dikkate alınması gerektiğini, davalının 2019/13454 sayılı marka tescil başvurusunun açıkça kötüniyetli olduğunu, 2019/13454 sayılı marka tescil başvurusu, başvurucu şirkete devri kesin yargı kararıyla 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu tespit edilen ... ibaresini içerdiğinden, müvekkili aleyhine haksız ... yaratacağından, başvurunun TTK m.54 ve devamı hükümleri gereği YİDK kararının da iptal edilmesi gerektiğini, davalı ...’in geçersiz hale gelen sözleşmeye dayalı olarak ... Kuruluna başvurusu ve bunun üzerine tesis edilen RK 08.02.2019 tarihli kararı yok hükmünde olduğundan, anılan kararın iş bu davada kendisi lehine kanıt olma vasfının bulunmadığını, ileri sürerek 2020-M-8762 sayılı YİDK kararının iptali ve dava konusu 2019/13454 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... vekili, davacı iddialarının isabetsiz olduğunu, 1980/76736 sayılı marka hâlihazırda başvurucu adına kayıtlı olup, YİDK karar tarihinde bu markanın mülkiyetinde değişiklik yapacak nitelikte bir yargı kararı bulunmadığını, davacı tarafın dayanak gösterdiği Danıştay kararı ise ... Kurulu kararının iptalinden ibaret bir karar olduğunu, ... Kurumu, Danıştay’ın iptal kararı sonrası konu ile ilgili kararını vermiş ve 07/02/2019 tarihli Dosya Sayısı:2018-3-75, Karar Sayısı: 19-06/54-20 sayılı kararı ile 80/76736 sayılı “... ...” ibareli markanın devri işleminin 4054 sayılı Kanun ve bu kanun Kapsamında çıkarılan ... Kurumundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ hükümleri kapsamında izne tabii olmadığının belirtildiğini, ... Kurulu kararında, devir işleminin izne tabii olmadığına karar verilerek, ... ve ... arasındaki devir sözleşmesinin ve devir işleminin geçerli olduğunun kabul edildiğini, davacı taraf her ne kadar bahsi geçen 07/02/2019 tarihli ... Kurulu kararının yok hükmünde olduğunu iddia etse de, idari işlemlerin yargı makamları tarafından iptal edilene karar hukuka uygunluk karinesinden yararlandıkları ve hüküm ile sonuçlarını doğurduklarını, 07/02/2019 tarihli ... Kurulu kararı ile ilgili verilmiş bir yargı kararı da YİDK karar tarihi itibari ile bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, 80/076736 sayılı “... ...” markasının devrine ilişkin 15/08/2008 tarihinde marka devir sözleşmesi imzalandığını, devir kaydının 10/09/2009 tarihinde siciline işlendiğini, ... ... A.Ş. tarafından çeşitli tarihlerde sunulan dilekçelerle, ihtilafa konu devir kayıt işleminin iptal edilerek müvekkillerine ait 80/076736 sayılı “... ...” markasının eski sahibi ... ... ... A.Ş. adına kaydının talep edildiğini, Kurum tarafından verilen cevapta davacının taraf olmaması nedeniyle bir bilginin kendilerine verilemeyeceğinin belirtildiğini, nihai olarak ise davacı taleplerinin 23/09/2020 tarih ve 2020-M-7734 sayılı kararla reddolunduğunu, 80/076736 sayılı “... ...” markasının devrine ilişkin 15/08/2008 tarihinde yapılan marka devir sözleşmesiyle ilgili olarak ... hukuku mevzuatı gereği ... Kurumuna izin bildiriminde bulunulduğunu ve devir işlemine ... Kurulu’nun oy çokluğuyla alınan 25.08.2009 tarih ve 09-38/925-218 sayılı kararı ile izin verildiğini, sonrasında Danıştay 13. Dairesi 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 E.,2013/848 K. sayılı kararı ile ... Kurulu’nun 09-38/925-218 sayılı kararının iptaline karar verildiğini, dayanak kararda marka devir sözleşmesinin geçersizliğinin hüküm altına alınmadığını, Danıştay kararının ... Kurulunun vermiş olduğu izin kararına ilişkin olduğu, devir sözleşmesinin hukuki geçerliliğine ilişkin olmadığı dikkatten kaçmaması gerektiğini, söz konusu iptal kararı devir sözleşmesini hükümsüz kılmadığı gibi ... Kurumuna yapılmış izin talebinin reddi anlamına da gelmediğini, ... Kurulunun markanın satış iznine ilişkin aksi yönde vermiş olduğu bir karar olmadığı gibi bahse konu devir sözleşmesinin geçersiz olduğu yönünde herhangi bir mahkeme kararının da mevcut olmadığını, davacı vekilinin, müvekkilinin ve ... ... ... arasındaki ilgili marka devir sözleşmesinin, sözleşmede yer alan “... Kurumu’nun devralmaya onay vermemesi veya başvuruyu reddetmesi durumunda sözleşme sona erer” hükmüne bağlı olarak, Danıştay’ın iptal kararının ardından hükümsüz kaldığı iddiası tamamen mesnetsiz olduğunu, iptal kararı sonrasında 18.10.2018 tarih ve 7550 sayı ile ... Kurumu nezdinde yeni bir bildirimde bulunulduğunu, 80/076736 sayılı “... ...” markasının müvekkili tarafından devralınması işlemine izin verilmesi yönünde karar tesis edilmesi talep edildiğini, talep neticesinde ise ... Kurulunun, müvekkili ... ... ile ... İçki arasında ... Birasının devrine ilişkin 2008 tarihli marka devir sözleşmesinin halen geçerli olduğunu teyit ettiğini, güncel ekonomik koşullar ve pazar payları göz önüne alındığında bu bildirim hakkında ilgili mevzuat gereğince izin verilmesini dahi gerektirecek bir durum olmadığı yönünde 07.02.2019 tarihli yeni bir karar vermek suretiyle markanın devrini teyit ettiğini, Danıştay kararı sonrası, ... Kurulu’nun mezkûr markanın devrine izin verilmediği yönünde bir kararı olmadığı gibi, aksine, ... Kurulu güncel piyasa şartlarında tarafların pazar paylarını göz önüne alarak söz konusu marka devrinin ... Hukuku mevzuatı gereğince izne tabi olmadığı yönünde karar verdiğini, 07/02/2019 tarihli ... Kurulu kararının müvekkiline 12/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tebligatı takiben müvekkilinin, “... ... ...” ibaresinden müteşekkil 2019/13454 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, 07/02/2019 tarihli ... Kurulu kararının iptali talebiyle ... ... ... VE ... SANAYİ ... ŞİRKETİ tarafından Ankara 12. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmışsa da Ankara 12. İdare Mahkemesi 26/06/2020 tarih ve E:2019/1671, K:2020/864 sayılı kararıyla davayı reddettiğini, yine istinaf aşamasında da verilen karara karşı istinaf taleplerinin reddolunduğunu, 2009/52832 sayılı “... ...” ve 2009/52831 “... ... ... ... ...” markalarının reddi yönündeki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarına karşı açılmış ve davacının yine ... ... A.Ş. olduğu davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi söz konusu Kurul kararlarını 11.03.2020 tarihli ve 2015/284E. 2020/83K. sayılı kararı ile davacı taleplerinin reddolunduğunu, devir sözleşmesi hem şeklen hem de sözleşme şartları bakımından hukuken geçerli olmakla birlikte sözleşmemin geçersiz olduğuna dair bir mahkeme kararı olmadan sözleşmenin taraflarından birisinin iddiası üzerine dahi devrin sicile kaydı işlemini iptal yetkisi olmadığını, ayrıca devrin sicile kaydı işlemi iddia edildiği gibi ... Kurulu kararına bağlı olarak ya da ona dayanarak gerçekleştirilmediğini, devrin sicile kayıt işlemi iddia edildiği gibi sonradan iptal edilen 09-38/925-218 sayılı ... Kurulu kararına bağlı olarak gerçekleştirilmediğinden söz konusu kararın iptalinden de etkilenilmeyeceğini, sözleşmenin geçersiz olduğu konusunda taraflarca varılmış bir uzlaşma ya da devreden tarafından devir bedelinin iadesi söz konusu olmadığı gibi sözleşme taraflarından birinin sözleşmenin geçersizliği konusunda açmış olduğu bir dava dahi bulunmadığını, müvekkilinin 2009 yılından bu yana diğer tüm özel hukuk veya idare hukuku işlemlerinden bağımsız, Anayasa ile korunan bir mülkiyet hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin büyük maliyetlere katlanarak devraldığı 80/076736 sayılı “... ...” markasının güncel halinden ibaret olan şekil unsurunu içermeyen “... ... ...” ibaresinden müteşekkil 2019/13454 sayılı başvuruyu, 80/076736 sayılı markanın devrinin ... Hukuku açısından izne dahi tabi olmadığı yönündeki 07/02/2019 tarihli ... Kurulu kararının kendisine tebliğ edilmesini takiben yapmış olması en tabi hakkı olduğunu, “...” ve "... ..." markaları üzerinde hiçbir hakkı bulunmayan davacı tarafından yalnızca piyasadaki ... koşullarına ilişkin asılsız iddialar ve bu iddialara ilişkin süreçlerin sona ermemiş olması gerekçe gösterilerek kötüniyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bu anlamda uyuşmazlık konusu 2019/13454 sayılı marka başvurusunda bulunulmasının davalının halihazırda tescilli markalarının varlığı ile birlikte yine ... Kuruluna yaptığı 07/02/2019 tarihli başvuru neticesinde verildiği görülen Dosya No: 2018-3-75, Karar Sayısı: 19-06/54-20 sayılı kararda belirtildiği anlaşılan hususlara istinaden gerçekleştirildiği, hatta iş bu başvuru tarihinde İstanbul ... 1. FSHHM'de 2016/33E2019/72K sayısı ile davalıya ait 2009/57425 sayılı markaya ilişkin görülen davanın, davalı lehine sonuçlanmış bir dava olduğu, başka bir ifadeyle kötüniyete ilişkin BAM kararının sonraki tarihte verildiği, her ne kadar Danıştay 13. Dairesi'nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 Esas ve 2013/848 K sayısı ile görülen dava neticesinde “devir alma nedeniyle ...'in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı" yönünde bir karar verilmiş ise de, bu karar sonrasında davalı ... Grup tarafından yeniden yapılan bir başvuru sonucunda ... Kurulunun, 2018-3-75 / 19-06/54-20 sayılı kararı ile değişen güncel mevzuat düzenlemeleri de gözetilerek "Bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı ... Kurulundan İzin Alınması Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına" karar verildiği görülmüş olup, bu karardan hemen sonra davalının, “... ...” ibaresi üzerindeki hak sahipliğinin geçerliliğine ilişkin verilen bu kararın getirdiği sonuçlara göre edindiği güven ilkesi uyarınca dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olduğu, anılan bu son karara karşı davacı yanca açılan idari davanın da daha sonra reddolunduğu, dolayısıyla davalının daha evvelden süregelen tescili ile birlikte ... Kuruluna yaptığı son başvurunun sonucunu gözeterek yeni bir başvuruda bulunmuş olduğu, davalının başkaca herhangi bir şekilde davacı ile haksız rekabete sebebiyet verdiği hususunda bir iddianın dosyada mevcut olmadığı gibi bu hususta başkaca iddialara yönelik bilgi ve belgelerin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı adına tescilli 2009/57425 Sayılı "... ... ... ...” marka başvurusunun davalı tarafından yedekleme amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığı gerekçeleriyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Yargıtay tarafından onandığını, davalıya ait 2019/13454 sayılı marka tescil başvurusu kötüniyetli olduğundan, SMK m. 6/9 hükmü gereği YİDK kararının iptali gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, Danıştay kararıyla ilgili devir hukuki dayanağını yitirdiğinden kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, ... ile ... arasında imzalanmış marka devri sözleşmesinin geçerliliği, gerek taraf iradeleri, gerekse 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereği ... Kurulu’nun izin kararına bağlandığını, söz konusu kararın Danıştay tarafından kesin olarak iptal edilmesi sonucu devir sözleşmesinin de hukuki dayanaktan yoksun kalarak geçersiz hale geldiğini, dayanaksız kalan sözleşmenin hiçbir şekilde geçerlilik kazanamadığını, davacının kesinleşmiş yargı kararlarını dolanmak ve etkisiz hale getirmek için kötüniyetli biçimde ... ibareli yeni başvurular yaptığını, başvuru sahibi ...’in başvuru anındaki niyeti, olaya ilişkin tüm faktörler ve tescil isteminin dayandığı ticari mantık yargı kararlarını etkisiz kılmak, iptal gerekçesinde ifade edildiği üzere piyasadaki hakim durumunu güçlendirmek ve rekabeti bozmak olduğunu, YİDK’nın müvekkilinin itirazını kabul ederek davalıya ait 2019/13454 sayılı ... ibareli marka tescil başvurusunu reddetmesi gerekirken, itirazın reddine ilişkin karar tesis etmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davalıya ait 2019/13454 sayılı marka tescil başvurusu, başvurucu şirkete devri kesin yargı kararıyla 4054 Sayılı Kanun’a aykırı olduğu tespit edilen ... ibaresini içerdiğinden, müvekkil aleyhine haksız ... yaratmakta olup, başvurunun TTK m. 54 ve devamı hükümleri gereği YİDK kararının iptali gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 2019/13454 sayılı ... ibareli başvurunun 6102 sayılı TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümleri gereği reddine karar verilmesi gerekirken devam ettirilmesi ve tescil edilmiş bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, ilgili ... Kurulu kararının yok hükmünde olduğunu, bu dava için hukuki bir etkisi olmadığını, davalı ...’in, ... ibareli kötüniyetli marka tescil başvurularının tamamına itiraz edildiğinden ve tesis edilen kararların iptali ile tescil edilen markaların hükümsüzlüğü istemiyle açılan davalar halen derdest olduğundan, 2019/13454 sayılı marka tescil başvurusu da kötüniyeti pekiştirdiğinden YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Danıştay 13. Dairesi'nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 Esas ve 2013/848 Karar sayısı ile görülen dava neticesinde “devir alma nedeniyle ...'in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı" yönünde bir karar verilmiş ise de, bu karar sonrasında davalı tarafından yeniden yapılan başvuru sonucunda ... Kurulunun, 2018-3-75 / 19-06/54-20 sayılı kararı ile değişen güncel mevzuat düzenlemeleri de gözetilerek "Bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı ... Kurulundan İzin Alınması Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına" karar verdiği, bu karardan sonra davalının dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiği, anılan bu son karara karşı davacı yanca açılan idari davanın da daha sonra reddolunduğu, davalının başkaca herhangi bir şekilde davacı ile haksız rekabete sebebiyet verdiği hususunda bir iddianın dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınşirketiankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİlekararınınsanayiKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim