Ankara BAM 20. HD 2021/1975 E. 2024/129 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1975
2024/129
26 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1975
KARAR NO : 2024/129
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2021
NUMARASI : 2020/178 E. - 2021/268 K.
DAVACI
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2021 tarih ve 2020/178 E. - 2021/268 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkil şirketin 2016/58131 sayılı "...", 2016/58137 sayılı "...", 2007/44078 ve 2011/99469 sayılı "... ..." ibareli 25. sınıfa konu mallar bakımından tescilli markaların sahibi bulunduğunu, bu markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davaya konu müşterek 25. sınıfta tescili istenen 2019/56943 sayılı "..." başvurusunda, markanın başında "..." ibaresinin yer aldığını ve markaların benzediğini, doğrudan ya da ilişkilendirme anlamında karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu, müşterek sınıftaki moda sektöründe potansiyel alıcıların, başvuru markasını "..." markasının yeni versiyonu olarak algılayabileceğini ve iki markanın aynı işletmeye ait olduğu algısına kapılabileceğini, başvuru markasındaki "..." harflerinin ayırt ediciliğe katkısının olmadığı gibi "..." ve "..." ibarelerinin markanın bağımsız ayırt edici unsuru olduğu algısını yarattığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkil şirketin özellikle kürk ve deri ağırlıklı dış giyim ürünlerinin ticaretini yaptığını, taraf markalarının benzer alıcı çevrelerine hitap etmediğini, benzer ihtiyaçları gidermediğini ve birbirlerini ikame edemeyeceğini, unsurları, görünüş, ses, şekil, genel izlenim vs gibi sebeplerle ortalama tüketici nezdinde tümüyle farklı algılanacağını, müvekkilinin markalarının içerdiği, şirket ortağının iki kızının isimleri olan "..." ve "..." ibarelerinden ve anılan ibarelerin kısaltması olan "..." harflerinden oluştuğunu ve "..." harflerinin de ayırt ediciliğe katkısının olduğunu, "..." ibaresinin İspanyolca "kraliçe" anlamına geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "...+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "...+ ..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "...+ ..." ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan mallar algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markası "..."nın müvekkilinin "..." markasını aynen markanın başında içermekte olması nedeniyle markaların benzer olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, tekstil sektöründe alt marka yaratmanın yaygın olması nedeniyle önceki çekirdek markanın yanına tali unsurlar eklenmesi suretiyle versiyon markalar görmeye alışkın olan ...'yı daha önce tecrübe etmiş müşterinin ...'yı gördüğünde markaları ayırsa bile markaları ilişkili zannedebileceğini, karıştırılma ihtimalinin küresel değerlendirmesinde ilgili tüm müşterinin bakış açısından dikkate alınmasının gerektiğini, bu nedenle tarafların markaları arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında karıştırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının 25. sınıfta aynı malları kapsadıkları, ancak davalı başvurusunda özel bir stilde oluşturulmuş ve ayırt ediciliği yüksek bir "... şekil" unsurunun bulunduğu, başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, başvuruda yer alan yazı unsurunun bir bütün halinde "..." olarak anlaşılacağı, dolayısıyla tarafların markaları arasında ibareler yönünden görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerliğin bulunmadığı, davacının işbu davaya dayanak markaları ile "Milamiss" ibareli başvuruyu benzer görmeyen Yargıtay 11. H.D.'nin 23.10.2019 tarih ve 2018/5061 E.- 2019/6662 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38