SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/977

Karar No

2024/1284

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/03/2023

NUMARASI .....

DAVANIN KONUSU : Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara

Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2023 tarih ve 2021/316 E. - 2023/121 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Trabzon halk dansları ve müziği bakımından uzmanlaşmış olduğunu, Trabzon halk oyunlarının otantik figürleri ile zengin anonim ve kısıtlı bir çevrede çalınıp söylenen yöresel ezgileri ve bu ezgilerdeki zenginliği hem ulusal hem uluslararası platformlarda tanıtmak amacıyla çalışmalar yaptığını, 2009 yılında müvekkilinin daha önce çalışmalar yaptığı müzisyenleri tüm masraflarını ve ücretlerini karşılamak suretiyle Ankara'ya davet ettiğini yaklaşık 15 gün süreyle yerel müzisyenlerle her gün adını ve müzik çalışmaları yaptığını, davacı tarafından geliştirilen ve yaratılan kara karaya grafiği de daha önce çalışılan eskilerden hangisinin bu koreografi ile uyum içinde olacağını defalarca prova edildiğini, böylece davacının bir müzik trafiği içinde adım ve müzik ölçülerini içeren matematiksel bir senaryo yazarak oyun adımları ile müzik ölçülerin uyumunu oluşturduğunu, davacının oluşturduğu çalışmanın bir eser niteliğini kazanacağından emin olduktan sonra üretti koreografi için geliştirdiği anonim ezgilerin adım mesafe çizgilerinin zamanlarına bağlı olarak çalınması ve seslendirilmesini standart hale getirilmesi amacıyla davalı ...'e ait stüdyo ile anlaşarak bu eseri kayıt altına aldığını, dava konusu eserin oluşması için davacının gerçekleştirdiği aşamaların, öncelikle sahnede sunumu yapılacak olan yöresel oyunları ve adımları belirlediğini, her bir Trabzon halk danslarının kaç adım ölçüsü olacağını hesapladığını, daha sonra Trabzon halk danslarının belirlenen adım ölçüleri ile sahnede hangi çizgiler şeklinde sunulacağı yani koreografinin defalarca çalışıldığını, dansları sunumu yapılırken hangi yöresel anonim ezgilerin hangi dans figürlerinde kullanılacağını, oyun geçişlerinde kullanılacak komutlar ve ses efektlerin belirlendiğini, belirlenen ezgilerin eşlik edeceği figürlerin ölçüleri ile senkronize olması için gerekli olan kaç müzik ölçüsü kullanılacağının hesaplandığını ve müzik trafıği matematiksel bir şekilde yazılı metin haline getirildiğini, eserde icra edilecek yöresel ezgilerin bir hafta boyunca eser sahibi davacı tarafından defalarca prova edildiğini, daha sonra davalı ... ile görüşüldüğünü, müzisyenlerle beraber stüdyoya geçildiğini ve eserin metninde belirtilen ölçülerde eserin bölüm bölüm canlı canlı icra edilerek kayıt altına alındığını, tüm masrafların davacı tarafından ödendiğini, davalı stüdyo sahibi ve aranjörlük yapan ... in bu dava konusu eserin stüdyosunda yerel müzisyenlerin koreografiye göre seslendirme ve kayıt işleminin, diğer müzisyenler gibi ücret karşılığında yani profesyonel olarak kayıt altına aldığını, koreografi ve müziğin 2009 yılında ... ... davacı tarafından oluşturulduğunun, hem koreografinin hem de bu koreografi için senaryo haline getirdiği işleme müzik eserinin eser sahibinin davacı olduğunun anlaşılacağını, stüdyo sahibinin davacıdan habersiz ve izin almadan bu eseri kendi adına ...'a kaydettirmesini suç teşkil ettiğini, ayrıca diğer iki davalının davacı ya ait koreografik eser ve bu koreografik esere uygun olarak yörenin anonim ezgilerinden ölçüleri belirlenerek özel olarak hazırlanmış işleme müzik eserini davacıdan izinsiz olarak kullanmak suretiyle haksız bir kullanım içine girerek davacı zarara uğrattığını, ileri sürerek müvekkilinin ortaya çıkardığı koreografik eser ile bu koreografik esere uygun olarak yörenin anonim ezgilerinden ölçüleri belirlenerek özel olarak hazırlanmış müzik eserinin bir işleme eser olduğu ve işleme eser sahibinin de müvekkilinin olduğunun tespiti ile dava konusu eserleri haksız şekilde eser sahibi sıfatıyla kendi adına tescil ettiren ... ait tescil kaydını düşürmesini ve ... adına olan tescille ilgili tüm imtiyazların kaldırılmasını, davalar ile birlikte bu iki eseri kullanan kullandıran ve yayan gerçek bir tüzel kişilerin derneklerin platformlarının söz konusu eser ile ilgili herhangi bir tescilleri ve kullandıkları herhangi bir ihtiyaçları varsa bu imtiyazların kaldırılmasını, haksız kullanımdan kaynaklı olarak şimdiye kadar elde editmiş herhangi bir geliri varsa bu giderin tespit edilmesi suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte her bir davalıdan ayrı ayrı tahsillini talep etmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili, davacı ait herhangi bir eserin davalı belediye tarafından kullanılmadığını, ihlale konu olduğu iddia edilen video kayıtlarında yer alan dansların geleneksel halk dansları olduğunu ve anonim olduğunu, davacının folklorik koreografik bu eseri kayıt altına aldığını iddia ettiğini, ancak ne şekilde katkı sağladığını ve bu dansı hangi açıdan hususiyeti kazandırdığını ortaya koyamadığını, davacının koreografi üzerinde hak sahipliği iddiası var ise, bu iddianın da dayanağı bulunmadığını, çünkü halka mal olmuş ve anonim olan dansların belediyenin dans öğretisi tarafından sahneye uyarlandığını ve bizzat kendi çalışmaları neticesinde ortaya çıkan gösteriler olduğunu, gösteride kullanılan müziklerin de halk türkülerinden olduğunu ve davacıya ait olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi “... ...” adlı koreografik eserin davalı belediye tarafından yayımı ve haksız kullanımını söz konusu olmadığını, ayrıca kendi öğrencilerinin sergiledikleri oyunlar eğitici tarafından ... adlı platformda anı kalması amacıyla paylaşılmış olduğunu bu paylaşım dolayısıyla maddi bir çıkar elde edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu eserin, 2010 yılında müvekkilinin stüdyosunda müzisyen dostlarıyla birlikte kaydettiği ... ... isimli eser olduğunu, dava konusu eserin 2009 yılında yapılmadığını çünkü 2009 yılının Kasım ayında davalı ...'in kalan müzik şirketinin etiketi ile “...” isimli albümünün piyasaya çıktığını, söz konusu eser ... stüdyo kayıtlarında en son kayıt 20.05.2010 tarihli göründüğünü ve davacının beyan ettiği gibi 2009 yılında değil 2010 yılında dava konusu eserin yapıldığını, dava konusu eserin tüm düzenlemelerinin (aranje, edit, mix ve mastering) müvekkilinin özel stüdyosunda yapıldığını, eserin meslek birliği olan ...'a kaydedildiğini aynı zamanda ..., ... ve ... gibi dijital platformlar da lisanslı olarak 23 Aralık 2019'da ... ... olarak yayınlandığını ve yayın sonrasında yasal hale geldiğini, eserin tüm haklarının bizzat ...'e ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., mahkemeye sunulan video kayıtlarında görünen ve davaya konu olan eser üzerindeki hak sahibinin davalı ... olarak göründüğünü, eserin söz müziği ve kaynak kişisi davalı ... olduğunu ve bu durumun ... kayıtlarında açıkça görüldüğünü, bu nedenle eser sahibi ...'ten gerekli yazılı ve sözlü izinler alınarak eserin kullanıldığını, kaldı ki eserin kamu yararına düzenlenen halka açık etkinliklerde hiçbir maddi gelir elde etmek sizin kullanıldığını, diğer yandan davacının anonim bir koreografi kullanıldığını ve her yörede anonim olarak kullanılan koreograf çizgisi olduğunu bu nedenle hiç kimsenin bu konuda hak iddia etmesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığa mesnet halk oyunları koreografisinin, FSEK'te sayılan eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” vasfını haiz olması, sahibinin hususiyetini taşıyor olması ve somut, üçüncü kişilerce tasavvur edilebilir bir ürün üzerinde vücut bulmakla aleniyet kazanmış olması sebebiyle FSEK kapsamında koruma bahşedilmiş ilim edebiyat eseri niteliğini haiz olduğu, dava dosyası tüm bu anlatımlar ışığında tetkik edildiğinde, dava konusu koreografinin davacı tarafından sunulan flash bellekte 2009 yılına uzanan kayıtlar dikkate alındığında eser sahipliği sıfatının davacıya ait olduğu, davalılardan ... .... Başkanlığı ve belediyenin dans öğreticisi davalı ... tarafından yapılan paylaşımların, davacının mali haklarından çoğaltma ve umuma iletim haklarını ihlal ettiği, dava konusu koreografik eserde kullanılan müzikler bakımından, söz konusu müziklerin koreografideki adım sayılarına göre düzenlenmesinin davacının eser sahipliği sıfatını doğurmayacağı, zira bir eserin müzik düzenlemesi, müziğin üç ana unsuru olan melodi, ritim ve armoni ile ilgili eklemeler, değişimler ya da yorumlar içerdiği, bir müzik eserine yapılan müdahalelerin hepsinin müzik düzenlemesi anlamına gelmediği, dava konusu ele alındığında, davacının müzik ile ilgili beyan ettiği hangi eserlerin kullanılacağı, hız, tekrar sayısı, geçiş esnasında seçilen içerikler gibi kısımlar düzenlemeden ziyade yorumculuk alanı kapsamına girdiği, yukarıda bahsi geçen müzik eseri düzenlemesi tarifi ve dava konusu eser göz önüne alındığında davalı ...... müzik eserlerinin düzenlemesinin fikri sahibi olduğu, davalı .....sunduğu USB disklerdeki incelenmesi neticesinde, bu tarz bir çalışmayı stüdyo tecrübesi olan birinin yaptığı, eserde düzenlemenin mevcut olduğu, çeşitli armoniler, ritim kompozisyonları çalgı seçimleri, çalma biçimleri gibi düzenleme ile ilgili delil olabilecek veriler mevcut olduğu, eser tescilleri ilgili eserlerin bir kısmını kapsamakta ve tarih olarak ... .....tescil tarihinden önce olduğu, dava konusu olan dans koreografisi davalı ... Belediyesince düzenlenen kültürel ve sosyal amaçlı festivallerde sergilendiğinden davalıların herhangi bir gelir elde etmediği aynı zamanda davacı tarafından dava dilekçesinde maddi tazminat miktarı gösterilmediği için maddi tazminat talebinin de reddinin gerektiği gerekçesi ile davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... Belediyesi ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu Trabzon yöresine ait otantik anonim halk oyunları figürleri kullanılarak ortaya çıkarılan koreografik hareketlerin eser olduğuna ve bu eserin sahibinin davacı olduğunun tespitine, esere tecavüzün kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait olduğu tespit edilen Koreografik eserin müvekkili tarafından meydana getirilirken bu koregrafik eser için eş zamanlı olarak tıpkı koreografik eserde olduğu gibi aynı hususiyetleri taşıyarak kendi fikir, düşünce, his ve duygu dünyasından fikri temele dayanan yeteneklerinden kattığı özellikler olan, kendisinden önce var olan yörenin anonim müzik ezgilerinden yararlanarak müvekkil tarafından yeni bir işlenme müzik eseri meydana getirildiğini, müvekkilinin yeni bir işlenme müzik eseri oluştururken; bu anonim ezgilerin yeni oluşturduğu işlenme müzik eserinde ne zaman, hangi bölümde, ne şekilde, hangi sıralama ile hangi oyun bölümünde, her oyun bölümü için ayrı ayrı çalınacak olan bu anonim ezgilerin kaç müzik cümlesi olarak yer alacağı motif, ölçü ve cümleler kullanarak bu koreografik dans eserine uygun “işlenme müzik eseri” meydana getirdiğini, “işlenme müzik eserinin” fikir sahibinin kesinlikle davacı ... ... olduğunu, davacı ... ... tarafından yapılan koreografik dans eserine uygun bu “İşlenme Müzik Eseri” üzerinde .... herhangi bir hakkı da bulunmadığını, davacının; bu koreografik dans eseri ile eş zamanlı olarak yörenin anonim ezgilerinden farklı motifler, farklı ölçüler ve farklı bölümler bir araya getirerek kayıt altına aldırdığı tüm fikir emeğinin yorumculuk olarak nitelendirilmesi FSEK nun 1/B maddesinin (c) bendine göre mümkün olmadığını, hem koreografik eserin hem de işlenme müzik eserinin ilk kez sunumunun yapıldığını bu tarih itibariyle hem koreografik eserin, hem de bu işlenme müzik eserinin aleniyet kazandığını, hem koreografik dans eserinin hem de işlenme müzik eserinin davacı ... ......ait olduğunu, ayrıca davalı ... işlenme müzik eserinin kendisine ait olduğu hususunda dava dosyasına sunmuş olduğu herhangi bir somut bir delili de olmadığını, uzmanlığı kapsamında olmayan bir hususla ilgili müzik bilirkişinin değerlendirmesi de objektif olmaktansa sübjektif olduğunu, dava dilekçesinde yer alan "Haksız kullanımdan kaynaklı olarak şimdiye kadar elde edilmiş herhangi bir gelir varsa bu gelirin tespit edilmesi suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her bir davalıdan ayrı ayrı tahsili ile müvekkile ödenmesi" talebi haksız kullanımdan kaynaklı bir gelirin elde edip edilmediğine yönelik bir tespiti, gelir elde edildiğinin tespiti halinde ise ıslahla artırılacak bir tutara işaret ettiğini, reddedilen kısım için her bir davalı vekili için ayrı ayrı değil, tek vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, fikir ve sanat sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i, önlenmesi ve tazmini istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

FSEK'in 1/B hükmünde eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmıştır. Eser sahibi ise FSEK'in 1/B-(b) ve m.8/1 hükümleri gereğince “eseri meydana getiren kişi”dir.

Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığa mesnet halk oyunları koreografisinin, FSEK'te sayılan eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” vasfını haiz olması, sahibinin hususiyetini taşıyor olması ve somut, üçüncü kişilerce tasavvur edilebilir bir ürün üzerinde vücut bulmakla aleniyet kazanmış olması sebebiyle FSEK kapsamında koruma bahşedilmiş ilim edebiyat eseri niteliğini haiz olduğu, dava konusu koreografinin davacı tarafından sunulan flash bellekte 2009 yılına uzanan kayıtlar dikkate alındığında eser sahipliği sıfatının davacıya ait olduğu belirlenmiştir.

Ancak, dava dilekçesinde yer alan "Haksız kullanımdan kaynaklı olarak şimdiye kadar elde edilmiş herhangi bir gelir varsa bu gelirin tespit edilmesi suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her bir davalıdan ayrı ayrı tahsili ile müvekkile ödenmesi" talebi yönünden mahkemece davacı tarafa talebi açıklattırılmadığı gibi bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamış ve hüküm de kurulmamıştır.

Diğer yandan davacı ortaya çıkardığı koreografik eser ile bu koreografik esere uygun olarak yörenin anonim ezgilerinden ölçüleri belirlenerek özel olarak hazırlanmış müzik eserinin bir işleme eser olduğu ve işleme eser sahibinin de müvekkilinin olduğunun tespiti ile dava konusu eserleri haksız şekilde eser sahibi sıfatıyla kendi adına tescil ettiren ... ait tescil kaydını düşürmesini ve ... adına olan tescille ilgili tüm imtiyazların kaldırılmasını, davalar ile birlikte bu iki eseri kullanan kullandıran ve yayan gerçek bir tüzel kişilerin derneklerin platformlarının söz konusu eser ile ilgili herhangi bir tescilleri ve kullandıkları herhangi bir ihtiyaçları varsa bu imtiyazların kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkemece bu yöne ilişkin olarak da, davacının; dava konusu koreografik eserde kullanılan müzikler bakımından, söz konusu müziklerin koreografideki adım sayılarına göre düzenlenmesinin davacının eser sahipliği sıfatını doğurmayacağı, zira bir eserin müzik düzenlemesi, müziğin üç ana unsuru olan melodi, ritim ve armoni ile ilgili eklemeler, değişimler ya da yorumlar içerdiği, bir müzik eserine yapılan müdahalelerin hepsinin müzik düzenlemesi anlamına gelmediği, dava konusu ele alındığında, davacının müzik ile ilgili beyan ettiği hangi eserlerin kullanılacağı, hız, tekrar sayısı, geçiş esnasında seçilen içerikler gibi kısımlar düzenlemeden ziyade yorumculuk alanı kapsamına girdiği, yukarıda bahsi geçen müzik eseri düzenlemesi tarifi ve dava konusu eser göz önüne alındığında davalı ...'in müzik eserlerinin düzenlemesinin fikri sahibi olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda; kök rapor ile çelişki oluşturacak şekilde, incelenen bir videoda "Müzik: ...", diğerinde ise "..." yazdığı, ... tescil belgelerindeki müzik ile ilgili kısımlarda belirsizlik ve uyumsuzluk bulunduğu, müzik eserinin düzenlemelerinin kim ya da kimler olduğunun dosya kapsamındaki belgelere göre belirlemenin mümkün olmadığı anlaşılmış olup, bu hususların mahkemece gerekçede tartışılmadığı ve bu nedenle de çelişkili bu durum giderilmeden kurulan hükmün hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden, davacının talepleri karşılanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6  maddesi gereğince Kabulü İle Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/03/2023 gün ve 2021/316 E. .  2023/121 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenFikirkonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınistinafKaynaklananderecegerekçesebepleriHaklaraveEserikararınınSahipliğindenSanatkesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim