Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1042
2024/1283
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2022 tarih ve 2020/275 E. - 2022/64 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ.tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin ..... sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedeldiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’nin birçok ilinde mağazası ve bayisi bulunan mutfak ürünleri başta olmak üzere ev tekstili, elektrikli ev aletleri gibi birçok alanda hizmet verdiğini, tüketici tarafından bilindiğini, müvekkilinin uzun yıllardır verdiği yoğun emek, zaman ve tanıtım faaliyetleri sonucunda “...” markasını meşhur ve maruf hale getirdiğini, davalı yanın itiraza mesnet markalarının bir bölümünün beş yılı aşkın süredir kullanmadığı hususunun YİDK tarafından dikkate alınmadığını, davalı yanın itiraza gerekçe olarak gösterdiği markalar ile müvekkiline ait marka arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek 2020-M-5721 sayılı kararının iptaline, 2018/19659 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun başvuruda bulunulan tüm sınıflarda tescili edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvurunun kısmen reddine mesnet markaların asli unsur olarak “...” ibaresini içerdiğini, davacıya ait marka başvuru markasının da “...” ibaresinden oluştuğunu, her iki markada yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olduğunu ve genel görünümlerine bir bütün olarak bakıldığında markaların, işitsel ve görsel açıdan ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya neden olacağını, markaların birebir aynılığa dek varan benzerliğe sahip olduklarını, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların bulunmadığını, ortalama tüketici nezdinde başvuru konusu markanın redde mesnet markanın serisi biçimde algılanacağını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ibarelerin benzerliği ile birlikte, başvuru markası kapsamındaki bir kısım mal/hizmetlerin kısmi redde mesnet markaların kapsamında bulunan mal/hizmetlerle aynı/benzer nitelikte olduğundan, başvuru markası kapsamından çıkarıldığını,”markaların kapsadıkları hizmetlerin aynı/benzer olması” koşulunun da mezkur markalar açısından gerçekleştiğinden, söz konusu markalar arasında iltibas koşulunun gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada diğer davalı cevap vermemiştir.
Birleşen davada davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava bakımından; taraf markaları arasında sınıfsal olarak benzerlik bulunduğu, taraf markalarının ortak olarak “...” ibaresini esas unsur olarak içermeleri karşısında aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik oluştuğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davalıya ait marka ile davacının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması, ortalama tüketicilerin davalı markasından edindiği izlenimi davacı başvurusuna aktarabilecek olması, tüketicinin iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olması karşısında, markaların birbiri ile karıştırılma tehlikesi bulunması nedeniyle, somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, birleşen dava bakımından, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmakla birlikte, markalar arasında reddedilen sınıflarda emtia benzerliği bulunduğundan markaların karıştırılması/ ilişkilendirilmesi ihtimalinin oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kullanım ispatına ilişkin yapılan değerlendirmelerin, yalnızca fatura anteti üzerinden inceleme yapılması ve birden fazla farklı marka bulunmasına rağmen bu markaların salt ... ibaresine indirgenerek bir bütün olarak incelenmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanım ispatına yönelik hatalı, kanuna ve yerleşik içtihatlara aykırı değerlendirmeler yapıldığını, bilirkişi heyetinin davalının sunmuş olduğu faturalara ve birkaç tanıtım görseline değinerek, fatura antedinde ... markasının yer aldığından bahisle redde mesnet davalı markalarının trikolar, kemerler, ceketler, tişörtler, cüzdanlar, ayakkabılar, süveterler, kravatlar, çoraplar, kol düğmeleri, pantolonlar, kartlıklar, hırkalar, atkılar, bereler, takım elbiseler, anahtarlıklar, mendiller, kaşkollar, atletler emtialarında ciddi biçimde kullanıldığını belirttiklerini, fatura antedi üzerinde yer alan ibarenin markanın ilgili emtiada kullanımının ispatına yarayan nitelikte bir delil olmadığını, incelemeye konu markalara ilişkin kullanmamaya dayalı iptal davası ikame edilmiş olup, ilgili raporda da davalının markaları kullanmadığının ortaya konulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda markasına bakılarak sanki kullanım ispatı istenen dava konusu diğer tüm markalar kullanılmış gibi hatalı değerlendirmeler yapıldığını, kullanım ispatına konu edilen markaların ayrı ayrı kullanıldığına dair delil olmadığını, sunulan delillerden bazılarının tarih içermediğini, bazılarının ise 5 yıl önceki kullanım ispat kriterinden daha eski tarihli olduğunu, davalının itirazına gerekçe olarak gösterdiği markalar ile müvekkiline ait marka arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali de bulunmadığını, müvekkilinin huzurdaki uyuşmazlığa konu 2018/19659 numaralı markası 29 ve 31. sınıflarda hâlihazırda tescilli olmasına rağmen mahkemece bu hususun gözetilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asıl davanın davalıları için ayrı, birleşen davanın davalıları için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, mahkeme hüküm kurarken asıl dava bakımından 7.375,00 TL, birleşen dava bakımından 7.375,00 TL vekalet ücreti takdir etmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "... şekil" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 09, 14, 18, 35. Sınıftaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza mesnet markaların "...", "... ... ...", ...... sunduğu ve dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 27.02.2018 tarihinden önceki 5 yılı kapsayan faturalar incelendiğinde, sunulan faturaların tamamının dava dışı ... ... ... ........ tarafından düzenlendiği, ancak dosya içinde davalı ... ... ... ..... tarafından ... ... ... ......adına 13.10.2017 - 16.11.2017 - 21.12.2017 tarihlerinde düzenlenmiş marka kullanım bedeli faturaları bulunduğundan; dava dışı şirketin kullanımının davalı markasının kullanımı mahiyetinde olduğu, zira markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edildiği, iş bu deliller uyarınca, davalı ... ...’nun redde mesnet alınan ... esas unsurlu markalarını “trikolar, kemerler, ceketler, tişörtler, cüzdanlar, ayakkabılar, süveterler, kravatlar, çoraplar, kol düğmeleri, pantolonlar, kartlıklar, hırkalar, atkılar, bereler, takım elbiseler, anahtarlıklar, mendiller, kaşkollar, gömlekler, kuşaklar, papyonlar, iç çamaşırları, yelekler, trikolar” malları üzerinde ciddi biçimde kullanıldığı, birleşen dava davalısı şirketin sunduğu faturaların tümünde ... markası fatura antedinde yer aldığı, fatura içeriklerinde sadece ürün adı bulunmakta olup, farklı bir marka belirtilmediğinden faturanın üstündeki markanın ürünleri işaret ettiği, davalı ... .... redde mesnet alınan ... esas unsurlu markalarını, sarımsak, sucuk, pastırma ve kavurma malları üzerinde ciddi biçimnde kullanıldığı, hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uyarlı bulunduğu anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ. vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ.'den ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ. tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70'er. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar. TL'nin asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ.'den ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı ... ... AŞ.tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09