SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1048

Karar No

2024/1281

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2021

NUMARASI :....

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2021 tarih ve 2019/16 E. - 2021/93 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından “...” markası için, 29. Sınıfta tescil talepli olarak 2018/12406 numara ile başvuru yapıldığını, başvuru hakkında yayın kararının verilmiş olduğunu ve davalı şirket tarafından “...” markasıyla iltibas oluşturacağı gerekçesiyle yayına itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu itirazın kabulüne karar verildiğini ve karara taraflarınca yapılan itiraz üzerine YİDK'nın itirazın reddine karar verdiğini, müvekkilinin markasıyla davalı markası arasında gerek yazı karakteri, yazıyı çevreleyen şekil, çizimler gerekse her iki markada kullanılan renklerin birbirinden farklı olması nedenleriyle iltibasa yol açacak bir benzerliğin olmadığını, bu nedenle marka başvurusunun kabulüne ve tesciline karar verilmesinin gerektiğini, davalı markasının “...” ibaresinden oluşan tek kelimelik bir marka olduğunu, müvekkilinin markasının ise “...” ve “...” kelimelerinin birleşiminden oluşan görsellik ve anlam açısından davalı markasından tamamen farklı bir marka olduğunu, davalı yanın makarna üretimi-pazarlaması yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin ise zeytinyağı üretip sattığını ve markasını birçok dünya ülkesine zeytinyağı ihracatı için kullanmayı planladığını, taraf markaları her ne kadar aynı sınıf içinde yer alsa da ürünlerin birbiriyle ilişkilendirilmesi ve tüketiciler nezdinde iltibasa yol açmasının teknik olarak mümkün olmadığını ileri sürerek 2018-M-9203 sayılı YİDK kararın iptaline ve 2018/12406 sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, YİDK tarafından verilmiş 2018-M-9203 sayılı kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin müvekkili firmanın tescili ticaret unvanının, tescilli ve tescil aşamasındaki markalarının hakim ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunun aşikar olduğunu, muhatap adına tescili için başvuru yapılan markanın hakim unsur olan ve açıkça ön plana çıkarılan “...” ibaresinin tesciline karar verilmesi halinde tüketici nezdinde işletmesel köken anlamında bir bağlantının kurulma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkili firmanın tescilli ticaret unvanının ve tanınmış seri markaları ile görsel, fonetik, anlamsal olarak benzerliğinin açık ve net olduğunu bu nedenlerden dolayı dava konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, SMK'nın 6/1. maddesinde geçen emtia benzerliğine ilişkin kıstasın sağlandığı, davacının markasının “...+şekil”, davalının markasının “...” ibaresinden oluştuğu, davacı markalarından figüratif anlamdaki unsurlar açısından kısmen farklılaştığı görülmekte ise de özellikle sözcük unsurlarının “...” ve “...” şeklinde olması nedeniyle birbirine ciddi anlamda yakınlaştığı, markaların ilk beş harf ve iki hecesinin birebir aynı olduğu, her ne kadar başvurunu bitiş sesi “...” ise de kelimedeki vurgunun ilk hecede olması nedeniyle fonetik anlamda işaretlerin birbirlerinden uzaklaşmadığı, taraf markalarında ortak ve esas unsur konumunda yer alan “...” sözcüğünün İtalyanca olup “zengin” anlamına geldiğini ve bu kelimenin anlamını 29. Sınıf emtiaların ilgili tüketicisinin bilmesinin mümkün olmadığı, davacı taraf vekilince dava konusu markanın zeytin çağrışımı uyandıran “...” ibaresinden yaratıldığı ileri sürülmüş ise de tüketicinin “...” markasını bir bütün olarak gördüğünde bu şekilde bir çıkarımda bulunması veya markayı davalı markasından farklılaştıracak ve ... kelimesinden uzaklaştıracak düzeyde bir anlam yüklemesinin mümkün görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasındaki benzerlik incelemesinde markanın parçalarının değil bir bütün olarak tüketici üzerinde bıraktığı genel intibanın esas alınması gerektiğini, karşı tarafın markasının sözcük unsurunu oluşturan ... ibaresinin, İtalyanca ZENGİN anlamına gelen ve gündelik hayatta yaygın biçimde kullanılan bir sıfat olduğunu, tescilli birçok markada tamamlayıcı bir unsur olarak kullanıldığını, yüksek ayırt edici karakterde olduğundan söz edilemeyeceğini, markalar arasında benzerlik olmadığını, İtalyanca kelimelerden oluşturulan ... ibaresinin İtalya'da dahi ... ibaresini içeren sayısız marka tescili bulunmasına rağmen hiçbir engelle karşılaşmadan tescil edilmiş olmasının, bu markanın Türkiye'de tescili önüne engel çıkarılmasının haksız olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka tescili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,TescilikonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebeplerizenginİlekararınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim