Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/920
2024/1275
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2022
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/03/2022 tarih ve 2021/136 E. - 2022/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/49480 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketin 2007/24878, 2003/05566 sayılı ve "... merkez ... şekil", "... şekil" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun 29, 30, 35. Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin 2021-M-1244 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini ve aynı YİDK kararı ile davalının yeniden inceleme taleplerinin kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun 30. Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden de reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 1971 yılında kurulmuş bir kooperatif olduğunu, müvekkilinin “... ... ... ...” şeklinde markasal kullanımlarının da bulunduğunu, müvekkilinin bugün 105 kooperatif ve 38 bin üreticisi ile kendi ürünleri üzerinden faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ... internet sitesinin sahibi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin “... ...” ibaresi üzerinde 1971 yılından beri süregelen bir üstün hakkının bulunduğunu, müvekkilinin bu kullanımlarında yeşil renk ile oluşturulmuş el ele tutuşan kadın ve erkek figürlerinin de yer aldığını, müvekkili ürünlerinin bilinir olduğunu, müvekkili birliğin sofralık zeytin, süt ürünleri, zeytinyağı, yem ve un, et ürünleri, yaş sebze meyve ve diğer gıda ürünlerinde faaliyetlerinin olduğunu, davalı taraf markaları ile müvekkili marka başvurusunun her açıdan birbirinden farklı olduklarını, davalının aktif markasal kullanımlarının bulunmadığını, davalı Birlik tarafından uzun yıllardır müvekkilinin marka kullanımı ve faaliyetleri bilindiği halde davalının sessiz kaldığını, davalının önceki markalarında kullanım ispatı yapılan “bulgur, un ve erişte” mallarının zaten bulunmadığını, ayrıca kurulun “tereyağ” emtiası açısından da kullanımın olduğunu iddia etmesinin de usule aykırı olduğunu, müvekkili başvurusundan çıkartılan emtiaların tamamen ilgisiz emtia olduğunu, oldukça sınırlı sayıdaki faturadan davalının “....” ürünlerinde ciddi markasal kullanımı bulunduğu yönünde kanaate varılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek 2021-M-1244 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 29, 30, 35. sınıftaki "SINIF 29: Kuru bakliyat. SINIF 30:Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar, Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetlerin yer aldığı, itiraza mesnet markaların "... merkez ... şekil", "... şekil" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 44. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen emtiadan 29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri, her ne kadar bir tahıl grubu olan “bulgur” ürününden farklı gibi görünsede kuru bakliyat ve tahıl ürünlerinin, gıda- market sektöründe çoğu zaman aynı iktisadi kaynaklarca satışa konu edilen, tüketicilerin bir arada, aynı reyon/raflarda bulabileceği mallar oldukları, dolayısıyla anılan malllar açısından güçlü bir benzerliğin mevcut olduğu, keza yine 30. Sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” mallarının da tahıl grubu olarak “bulgur” emtiası ile aynı ürün grubu olduğu, dolayısıyla bahsi geçen bu mallar ve aynı malların satışına yönelik 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (tereyağı dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri bakımından redde konu emtialar ile davalı yanın “bulgur” ve ayrıca “tereyağ” emtiaları arasında doğrudan bir emtia benzerliği bulunduğu, zira mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı satışa da konu ederek ticari mevkiye çıkartacağı kabul edildiğinden doğrudan bir benzerlik ilişkisi bulunduğu, bununla birlikte 30. Sınıftaki “Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri,” mallarının ise karşıladıkları nihai ihtiyaçlar, tüketicilerin bu ürün grubunu olağan bir tahıl grubu gibi değil atıştırmalık bir ürün grubu olarak görmesi, bahsi geçen ürünlerin farklı satış ve pazarlama teknikleri ile, farklı reyon ve raflarda satışa konu edilmesi ve doğrudan işlenmş tahıl ürünleri ile iktisadi bir rekabet içerisinde olmayışı, bu ürünlerin üretici/dağıtıcı kaynaklarındaki farklılıklar nedeniyle doğrudan bir benzerliğinin bulunmadığı, başvuruda reddine kararar verilen 30. Sınıftaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler”açısından da yine bu malların, bulgur ya da terayağ ürünü ile salt gıda ürünü olmasından kaynaklı benzer olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp farklı ihtiyaçlara yönelik bu ürünler açısından bir emtia benzerliği tespit olunamadığı, aynı şekilde bahsi geçen ürünlerin satışına yönelik 35.05 alt grubundaki hizmetler açısından da bir benzerlik tespit edilemediği, davalı yanın 2003/05566 sayılı markasının “tereyağ”, 2007/24878 sayılı markasının ise “bulgur” emtiasında kullanıldığına kanaat getirilerek, başvuru kapsamındaki 29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri; 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Ürünleri; 35. Sınıftaki bu malların satışına yönelik “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (tereyağı dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Mal ve hizmetleri açısından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin mevcut olduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "... ..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "... merkez ... şekil","... şekil" ibarelerinden oluştuğu, dava konusu marka incelendiğinde "...- ... ..." şeklindeki başvurunun tamamı yeşil renkte yazılmış üstte “...” ibaresi ve altta daha küçük karakterle yazılmış “...” kelimesinden oluştuğu, “...” ibaresinin ülkemizde bir şehir adı olması nedeniyle tek başına ayırt ediciliğe hazir olmayan bir coğrafi yer adı olduğu, dolayısıyla markanın bütünsel algısına ayırt edicilik adına ciddi bir katkı sağlamadığı, “...” ibaresinin ise “... kooperatifi/...” ibaresinin kısaltması olarak kullanılmış, uyuşmazlık konusu emtialar açısından ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu, davalı yanın markaları ise "... merkez ... şekil" ve "... şekil" şeklinde olup her iki markanın sol kısmında el ele tutuşan bir kadın bir erkekten oluşan bir figüratif unsur ile bu unsurun hemen altında yazılmış “...” ibaresi ile bu logonun hemen yanında dava konusu marka ile aynı şekilde yazılmış “...” ibaresinin yer aldığı, davalı markalarından birinde altta daha küçük şekilde yazılmış “merkez ...” ibarelerinin bulunduğu, “merkez ...” ibaresinin tali nitelikte ve bütüne etkisinin zayıf olduğu, davalı yan markalarının bu haliyle esas unsuruun “...” ibaresi olduğu taraf markasında da markasal nitelik arz eden ve ayırt ediciliği bulunan tek sözcük unsurunun “...” ibareleri olduğu, bu haliyle her iki taraf markasının da birebir aynı şekilde “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva etmesinden ötürü, tüketicinin işaretler arasında fonetik, kavramsal ve görsel olarak güçlü bir benzerlik algısı edineceği, hatta dava konusu başvurudaki “...” ibaresini, önceki tarihli markanın “...” şubesi gibi algılamasının kuvvetle muhtemel olacağı, taraf markaları arasında başvuru kapsamında YİDK kararı neticesinde nihai olarak reddine karar verilen emtia bakımından benzerlik bulunduğu, sair mallar bakımından ise salt gıda ürünü olmalarından kaynaklı bir ilişkinin ötesinde benzerliğin mevcut olmadığı, benzer görülen bu emtialar bakımından, taraf markaları arasında işaretler açısından da mevcut olan güçlü düzeyli benzerlik nedeniyle tüketicilerin bahsi geçen mal ve hizmetleri aynı iktisadi– idari kaynağa ait markalar olarak algılayabilecekleri, her ne kadar dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal olarak nihai algıları itibariyle, işaretler arasında benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler bakımından benzer kabul edilmiş ise de; dava konusu marka başvurusuna karşı, davalı tarafça ileri sürülen itiraza dayanak bu markalara, davacı tarafça SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’inde bulunulduğu, bunun üzerine davalı yanın işlem dosyası içerisine 29.11.2019 tarihli form ile birlikte markalarının kullanımına yönelik olarak birtakım delillerin sunulduğu, sunulan bu delillerden davalı yanın markasal kullanımları ve bu kullanımların hangi mal/hizmet üzerinde olduğunu göstermeye elverişli delillerin yalnızca satış faturaları olduğu, söz konusu faturalarda davalı yanın "... merkez ... şekil","... şekil" marka örneğinin kullanıldığı, mezkur markasal kullanımların ağırlıklı olarak bulgur, un ve tereyağı ürünleri olmak üzere bazı gıda ürünleri açısından da satış yapıldığı gözlemlenebilmekle birlikte, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli olarak toplamda 4 adet faturanın ibraz edildiği, sunulan bu faturaların tek bir alıcıya kesildiği, fatura içeriklerinde satışa konu edilen ürün miktarlarının çok yüksek seviyelerde olmadığı, ürünlerin gıda ürünlerine yönelik oluşu gözetildiğinde toptan ürün satımlarında dahi daha yüksek miktarlarda ürün alışverişi yapılmasının olağan bir beklenti olacağı, her ne kadar ciddi kullanım olarak kabul edilebilmesi için kullanım miktarının her zaman yüksek olması gerekmez ve bu durum ilgili piyasanın, inceleme konusu malların ve hizmetlerin özelliklerine göre belirlenmesi gerekmekte ise özellikle gıda sektöründeki ticari alım –satım yoğunluk ve sürekliliği gözetildiğinde dosya kapsamında sunulan delillerin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek, bu konumu sürdürebilmek veya en azından tüketici nezdinde ticari bir etki oluşturmak için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı, dosya kapsamına sunulan 5 adet faturadan yalnızca 4’ünün dikkate alınabilir oluşu, faturaların 2016 ve 2017 yıllarındaki satışlara yönelik oluşu, faturalardaki ürün satış tutarlarının düşüklüğü gözetildiğinde, davalı yanın önceki tarihli markalarını, ciddi kullanımın ispatı için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı, sunulan delillerin yeterli görülmemesi nedeniyle davalı yanın redde gerekçe markalarının kullanımları ortaya konulamamış olunduğundan SMK m. 6/1 kapsamında ileri sürülen itirazlarda da dikkate alınması mümkün olmayacağından, dava konusu başvurunun reddine gerekçe her iki marka açısından da benzerlik ve iltibas ihtimali incelemesi yapılması da mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne YİDK’nın 2021-M-1244 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın müvekkilinin lehine olup, ilgili kararın verilmesine neden olan gerekçenin yanında diğer gerekçeler de bulunduğu için kararın gerekçe kısmı sebebiyle ayrıca istinaf edildiğini, müvekkilinin önceye dayalı hak sahipliği iddiası ve redde mesnet markaların ortak marka oldukları ve bu markalarda müvekkilinde hak sahibi olduğu iddialarının ispat edildiğini, müvekkilinin zaten 2003/05566 tescil numaralı markanın da sahibi olduğunu ileri sürerek davalı ... ... ... ... tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kooperatif vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamına sunulan delillerden müvekkilinin markasal kullanımları ve bu kullanımlarının hangi mal/hizmet üzerinde olduğunu göstermeye elverişli delillerin dosyada mevcut satış faturaları olduğunu, söz konusu faturalarda müvekkilinin ve marka örneğinin kullanıldığı, mezkur markasal kullanımların ağırlıklı olarak bulgur, un ve tereyağı ürünleri olmak üzere bazı gıda ürünleri açısından da satış yapıldığının açıkça anlaşıldığını, sunulan deliller ve dosya kapsamı ışığında ciddi ve markasal kullanımların tespitinin mahkemece sabit ve yeterli görülmesi gerektiğini, söz konusu markanın kullanım şekli ve sürecine dair bilirkişi raporundaki tespitler usul ve yasaya uygun olduğu halde yerel mahkeme tarafından dikkate alınmamasının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvurunun yayınına itiraz edilmesi üzerine davacı tarafça itiraza mesnet 2003 05566 ve 2007 24878 sayılı markaların kapsadığı tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatının talep edildiğini, muteriz tarafından dosya kapsamına, farklı tarihli, içeriğinde bulgur ve tereyağı emtiası bulunan 8 adet faturanın sunulduğunu, söze konu faturalar ile muteriz markasının bulgur ve tereyağı yönünden kullanımının ispatlandığını, gerekçeli kararda da yer verildiği üzere kullanımı ispat edilen “Bulgur ve tereyağı” emtiası ile başvurudan çıkarılan/reddedilen mal ve hizmetler benzer olup reddedilen mal ve hizmetler bakımından karıştırılma / iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal olarak nihai algıları itibariyle, işaretler arasında benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler bakımından benzer kabul edilmiş ise de, dava konusu marka başvurusuna karşı, davalı tarafça ileri sürülen itiraza dayanak bu markalara, davacı tarafça SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’inde bulunulduğu, bunun üzerine markalarının kullanımına yönelik olarak birtakım delillerin sunulduğu, sunulan bu delillerden davalı yanın markasal kullanımları ve bu kullanımların hangi mal/hizmet üzerinde olduğunu göstermeye elverişli delillerin yalnızca satış faturaları olduğu, söz konusu faturalarda davalı yanın "... merkez ... şekil","... şekil" marka örneğinin kullanıldığı, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli olarak toplamda 4 adet faturanın ibraz edildiği, sunulan bu faturaların tek bir alıcıya kesildiği, fatura içeriklerinde satışa konu edilen ürün miktarlarının çok yüksek seviyelerde olmadığı, faturaların 2016 ve 2017 yıllarındaki satışlara yönelik olduğu, bu hususlar gözetildiğinde davalı yanın önceki tarihli markalarını, ciddi kullanımın ispatı için yeterli olmayacağı, davalı yanın redde gerekçe markalarının kullanımları ortaya konulamadığından SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında ileri sürülen itirazlarda da dikkate alınamayacağı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar. TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09