SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1112

Karar No

2024/1261

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/01/2022

NUMARASI : ....

DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/141 Esas - 2022/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/56875 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, 2016/87054 sayılı marka nedeniyle 9 ve 35 sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, oysa redde mesnet alan 2016/87054 sayılı markanın İstanbul 1 FSHHM'nin 20169426 E-2021/47 K sayılı ilamı ile hükümsüz kılındığını, redde mesnet markanın hükümsüz kılınacağı bilgisinin davalı Kuruma verildiğini, bahsi geçen kararın kesinleştiğini, ayrıca müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının da bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, redde mesnet marka tescilinin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ....sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetlerde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru ve redde mesnet marka arasında ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmeyecek şekilde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin olmadığı, uyuşmazlık konusu mal/hizmet sınıfları göz önünde bulundurulduğunda başvuru ve redde mesnet marka arasında hiç bir inceleme ve araştırma yapmayı gerekli kılmayacak şekilde bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılmanın yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı, 5/1-ç anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 2020/56875 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 9,11 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2016/87054, 2017/21805 sayılı ve "....." ibareli markalara dayalı olarak başvurunun, 9. sınıfın ,8. alt sınıfında yer alan mallar hariç, diğer tüm mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler ve 11. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiği, davacı yanca bu karara itiraz edildiği, YİDK'in 23.03.2021 tarihli ve 2021-M-1877 sayılı kararı ile 2017/201805 sayılı redde markanın sahibinden, başvuru konusu markanın 11. sınıfa dahil mallar bakımından tescili için alınmış muvafakat formunun sunulduğu, bu nedenle başvuru kapsamından çıkarılan 11. sınıf mallar bakımından verilen ret kararının 6769 s. SMK'nın 5(3) maddesi kapsamında kaldırılması gerektiği, diğer redde mesnet marka yönünden ise başvuru ile 2016/87054 sayılı redde marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamına benzerlik bulunduğu, bu marka nedeniyle başvurunun reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının itirazının kısmen kabulü ile başvurunun 11. sınıf mallar yönünden ilanına karar verildiği, anılan kararının davacı tarafa 24.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 24.05.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 2020/56875 sayılı başvurusu ile redde mesnet 2016/87054 sayılı marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olup olmadığıdır.

Marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir.

6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca, ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi hükmünde, "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; dava konusu başvurunun kapsamından redde mesnet ..... marka nedeniyle 9. sınıfın 8. alt sınıfında yer alan mallar hariç, diğer tüm mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler çıkarılmıştır. 2016/56875 sayılı redde markanın dosya kapsamında bulunan tescil belgesinden, başvurunun reddedildiği bahsi geçen mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı anlaşıldığından, markalar arasında 6769 saylı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.

Başvuru markası ile redde mesnet..... sayılı markada kullanılan ibareler yönünden yapılan karşılaştırmaya gelince, dava konusu başvuru sadece "...", redde mesnet 2016/56875 sayılı marka da sadece "..." ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere markalar aynı ibareden meydana gelmektedir. Markalar arasındaki tek fark dava konusu başvuruda yer alan "M" harfinin büyük harf karakteri ile yazılmasından kaynaklanmakta olup bu farklılığın redde mesnet marka ile dava konusu başvuru arasındaki ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığı kanaatine varıldığından. Dairemizce başvuru markası ile redde mesnet 2016/56875 sayılı marka arasında, işaretler yönünden de 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu kabul edilmiş, aksi yöndeki mahkeme kabulüne iştirak edilmemiştir.

Ancak, redde mesnet alınan 2016/56875 sayılı markanın, İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02.02.2021 tarih ve 2019/426 E. - 2021 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığı ve bu kararın 04.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davanın konusu olan 23.03.2023 YİDK karar tarihi itibariyle söz konusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de, ortada YİDK karar tarihi itibariyle redde dayanak markaların hükümsüzlüğüne ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğuna göre, YİDK'nca da bu mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.02.2022 T. 2020/6897 E. , 2022/1136 K. Sayılı ilamı da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Anılan kararın 04.05.2021 tarihinde kesinleştiği ve hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetildiğinde, bu kararın Dairemizce dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda yapılan incelemede dava konusu başvurunun reddine mesnet alınan ve dava konusu YİDK kararının dayanağı olan 2016/56875 sayılı markanın, İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02.02.2021 tarih ve 2019/426 E. - 2021 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığı ve bu kararın 04.05.2021 tarihinde kesinleştiği, bu duruma göre de YİDK kararının dayanağının kalmadığı için Dairemizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar davacı tarafça, dava konusu başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescil edilmesi talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince bu talep yönünde bir karar verilmemiş olup, karara karşı sadece davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu nazara alındığında, Dairemizce de davacının bu talebi yönünden bir inceleme yapılmamıştır.

Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçesine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 gün ve 2021/141 Esas .  2022/14 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın yukarıda açıklanan gerekçeyle KABULÜ İLE, ... YİDK'ın 23.03.2021 tarih ve 2021. M. 1877 sayılı kararının İPTALİNE

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90. TL’nin düşümü ile kalan 391,7‬0. TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ancak istinaf eden davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.375,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

5. Davacı tarafından yapılan 1.800,00. TL bilirkişi ücreti, 174,00. TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 26,00. TL'ye 35,90. TL başvuru harcı, 35,90. TL peşin harç eklenerek oluşan toplam 2.071,80. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6. Davalı ... tarafından yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

8. Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine, 

9. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebeplerikararınınileKararlarınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim