Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1124
2024/1259
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2021
NUMARASI :.....
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/09/2021 tarih ve 2020/45 Esas - 2021/278 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğu gibi anılan ibarenin ticaret unvanının da asıl unsuru olduğunu, davalıya gönderilen 18.05.2017 tarihli ihtarla “...://..." internet sitesinde müvekkil şirket yönünden haksız rekabetin durdurulması, izinsiz olarak kullanılan "..." markası ve ilgili görsellerin kaldırılması, "..." ibaresinin site veritabanında anahtar ve reklam sözcük olarak kullanılmamasını, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususlarının davalıya ihtar edildiğini, davalının yasal ve haklı bir neden ileri sürmeksizin bu ihtarnamenin gereğini yerine getirmediğini, Ankara 3 FSHHM'nin 2017/232 sayılı dosyasında davalı aleyhine açılan davada alınan bilirkişi raporu ile davalının cevap hakkının kullanabilmesi için üyelik ücreti talep ettiğini tespit edildiğini, bahsi geçen dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalını üye olanlara öncelik tanınmasının haksız rekabet olarak kabul edildiğini, müvekkilinin kendisine yöneltilen şikayetlere karşı üyelik bedeli ödemeden cevap hakkını kullanamadığını, davalının müvekkili hakkında yapılan şikayetleri usulen mail aracılığıyla bildirdiğini ancak şikayet cevap verilmesi istendiğinde ilgili web sitesine girilemediğini ve üye olunması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca bahsi geçen internet sitesinde yer alan şikayetlerin 2013 yılından bu yana yayınlanan şikayetler olduğunu, şikayetlerin güncelliğini yitirdiğini, müvekkilinin unutulma hakkı kapsamında bu şikayetlerin internet sitesinden kaldırılması gerektiğini, halka yayınlanmaya devam eden çözüme kavuşa ve birçoğu asılsız olan şikayetlerin yayınlanması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünü, bahsi geçen şikayetler dikkate alınarak "% 14 oranında müşteri memnuniyeti" şekildeki belirtmenin müvekkilinin ticari itibarını sarstığını ileri sürerek, davalının ücretsiz üyelik tahsisi etmemesi tahsis etmemesi, müvekkili şirkete ait “...” markasının izinsiz kullanması ve davacı şirketin ürün, hizmetleri ve ticari itibarını kötüleyen yayınlara yer vermesi nedeniyle marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, https://.../... uzantılı internet sitesinde davacı şirket hakkında yapılan yayınların davalı tarafından internet sitesinden çıkartılması, internet sitesinin kapatılması veya bu siteye erişimin engellenmesi suretiyle haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve bu şekilde maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL manevi ve TBK'nın 50. maddesi kapsamında 20.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait internet sitesinin 2001 yılında kurulduğunu, söz konusu platformda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, davacının iddialarının Ankara 3. FSHHM’nin 2017/232 E. 2018/85 K. sayılı ilamında incelendiğini, anılan kararın konu olduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından 2018/1352 E. 2019/783 K. Sayılı ilamında, müvekkili şirkete ait platformda yayınlanan şikayetlerin Anayasal bir hak olduğu kabul edilerek, bu şikayetleri yayınlamanın haksız rekabet olmayacağının belirtildiğini, davacı tarafın unutulma hakkına dayanarak eski tarihli şikayetlerin kaldırılması ile ilgili taleplerine konu olan şikayetlerin güncelliğini yitirmiş şikayetler olduğunu ve tüketiciler üzerindeki etkisinin azaldığını, buna rağmen eski tarihli şikayetlerin firmaların itiraz ve talepleri halinde yayından kaldırılabildiğini, davacının bu konuda müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunmadığını, eski tarihli şikayetlerin kaldırılmasını talep etmediğini, şirket kayıtlarında bu yönde herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacının iddialarını ispatlayamadığını, "..." isimli internet sitesinin yer sağlayıcı bir site olduğunu, dolayısıyla içeriklerin doğruluğundan şikayeti yazanın sorumlu bulunduğunu, yer sağlayıcı konumundaki davalının içerikleri kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davalı tarafın internet sitesinin, tüketicilerin almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olduğu, söz konusu platformun yapısı gereği şikayet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiği, dolayısıyla davalı sitesindeki davacının markalarının kullanımının, işaretin kullanımına ilişkin meşru bir bağlantı bulunması durumu içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davalının sitesinde davacının marka kullanımının SMK madde 7/3 kapsamında dürüst bir kullanım olduğu, diğer taraftan internet ortamındaki yayınlarla ilgili olarak yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişilerin içerik sağlayıcısına, buna ulaşılamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak “uyar-kaldır” sürecini işletebileceği, davacının, davalı yer sağlayıcıya yayın içeriğinin kaldırılması ile ilgili herhangi bir başvurusunun bulunduğuna ilişkin bilgiye rastlanılmadığı, davacının arama motorları ile ilgili iddiası hakkında da somut bir veri olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraflar arasında görülen ve kesinleşen Ankara 3 FSHHM'nin 2017/232 E,2018/85 K sayılı ilamı ile davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edildiğini, bu kesinleşen ilamdaki tespitler dikkate alınarak müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, somut olayda markaya tecavüz dışında, kesinleşen haksız rekabet eylemi nedeniyle manevi tazminat ve unutulma hakkı kapsamında tüketicilerinin yorumlarının listeden çıkarılması taleplerinin de olduğunu, mahkemece bu talepler yönünden olumlu olumsuz bir karar vermediğini, unutulma hakkının üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olduğunu, davalının internet sitesinde 2013 yılından günümüze kadar geçen sürece ilişkin bütün şikayetlerin, "..." markası altında umuma sunulduğunu, bu şikayetler üzerinden bir algoritma hesaplaması ile müşteri memnuniyeti adı altında istatistiklere yer verildiğini, ayrıca bu yorumların güncelliğini yitirmesinin tüketicilere katkısını da ortadan kaldırdığını, yapılması gereken işin, makul süresi dolan tüketici yorumlarının bilirkişiler vasıtası ile tespit edilerek internet sitesinden çıkartılması olduğunu, davalının internet sitesinde yer alan kullanıcı yorumlarının da müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin bu şikayetleri kaldırması için davalıya 18.05.2017 tarihli ihtarı gönderdiğini, buna rağmen kaldırmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyasının yerel mahkemeye gönderilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat, hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafın internet sitesinin, tüketicilerin almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olması nedeniyle, tabiatı gereği şikâyet edilen veya hakkında görüş bildirilen şirketlerin markalarının kullanılmasının "ticari etki doğuracak şekilde" veya "markasal nitelikte" bir kullanım olmadığı, bu nedenle davalının internet sitesinde davacının markasının kullanılmasının, davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağından bahsedilemeyeceği, diğer taraftan davacı tarafça davalı Şirketin internet sitesinde müvekkili hakkında yayınlanan şikayetlerin eski tarihli, asılsız veya çözüme kavuşan şikayetler olduğunu, bu şikayetlerin müvekkilinin kişilik haklarına ihlal oluşturduğunu ve unutulma hakkı kapsamında internet sitesinden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüşse de 5651 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde internet ortamındaki yayınlarla ilgili olarak yayın içeriği
nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişilerin içerik sağlayıcısına, buna ulaşılamaması
halinde yer sağlayıcısına başvurarak “uyar-kaldır” sürecini işletebileceği, ancak somut olayda davacının davadan önce yer sağlayıcısı olan davalıyı bu kapsamda uyardığını ispatlayamadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen 19.05.2017 tarihli ihtardan sonra aynı taraflar arasında Ankara 3 FSHHM'nin 2017/232 esasında kayıtlı davanın açıldığı, dolayısıyla bahsi geçen ihtarla iş bu dava bakımından 5651 sayılı Yasa'nın 5. maddesindeki "uyar-kaldır" sürecinin davacı tarafça yerine getirildiğinin kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı tarafça talep edilen tazminatın, aynı taraflar arasında görülen Ankara 3. FSHHM'nin 2017/232-2018/85 E/K sayılı dosyasında tespit edilen davalının haksız rekabet eylemi nedeniyle istendiğinin ne dava dilekçesinde ne de iddiasının genişletilmesinin mümkün olduğu cevaba cevap dilekçesinde ileri sürülmediği, bu itibarla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90. TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09