Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1053
2024/1257
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1053
KARAR NO : 2024/1257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : 2021/17 E. - 2022/69 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2022 tarih ve 2021/17 Esas - 2022/69 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davacı Kurumun vermiş olduğu hizmetlere ilişkin borçlu davalı adına 233690 no.lu 4.131,97TL bedelli, 231905 no.lu 925,12 TL bedelli, 233297 no.lu 830,72 TL bedelli, 233428 no.lu 942,82 TL bedelli faturalar tanzim edildiğini, davalının bu borcu ihbarnameye rağmen ödemediğini, alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/29340 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucu icra takibinin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı Kurum tarafından icra takibine konu faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin sunulduğu beyan edilmişse de; yalnızca 233428 no.lu ve 231905 no.lu faturalara ilişkin kargo fişinin sunulduğu, söz konusu kargo fişlerinin tebliğ belgesi olmadığı göndericiye bırakılan belge olduğu, belge üzerindeki barkod numarası PTT Gönderi takip web sitesi üzerinden sorgulandığında, barkod numarasının hatalı olduğunun belirtildiği, bu nedenle, söz konusu iki fatura yönünden tebligatın yapılıp yapılmadığının doğrulanamadığı, bununla birlikte dava konusu diğer faturalar yönünden hiçbir belge sunulmadığı, başka bir deyişle davacı vekili tarafından dava konusu faturaların davalıya tebliğine ilişkin usulüne uygun şekilde belgelerin sunulamadığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği ve davaya cevap verilmediği, davanın inkar edildiği, bu nedenle faturaya konu hizmetin sözleşmeye uygun şekilde verildiğinin davacı alacaklı tarafından her bir fatura yönünden ayrı ayrı ispat edilmesi gerektiği, ancak dosyaya sunulan belgelerin davacı Kurumun davalıya vermiş olduğu hizmeti her bir fatura yönünden ispat edecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, faturaların tebliğinin şekle bağlı olmadığını, müvekkilinin icra takibine konu edilen faturaları PTT aracılığıyla davalıya tebliğ ettiğni, ayrıca taraflar arasında sözleşme imzalandığını, borcun asıl kaynağının sözleşme olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının ise kendisine düşen borcu ifa etmediğini, müvekkilinin icra takibine konu faturaların ödenmesi yönünden davalıya ihbarname de gönderdiğini, faturaların müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık düzenlediğini, basiretli davranması gereken davalının imzaladığı sözleşme gereği aylık marka kullanım ücreti ödemesi gerektiğini bilmesi gerektiğini, müvekkilinin borçlular adına düzlendiği faturaların internet üzerinden sorgulanabildiğini, mahkemece de kabul edildiği üzere davalının müvekkilinin markasını kullandığının sabit olduğunu, bu nedenle marka kullanım ücreti nedeniyle düzenlenen fatura yönünden hizmet verildiğinin ispatlanmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, diğer taratan davalının ticari defterlerinin incelenmediğini, mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiği için icra inkar tazminatı taleplerinin de yerinde bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı tarafından davalıya sunulduğu iddia olunan marka kullanım, muayene, deney ve inceleme hizmetlerinin bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu icra takibinin dayanağının marka kullanım, muayene, deney ve inceleme hizmetlerinin bedellerine ilişkin 4 ayrı fatura olduğu, davalının icra takibine borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve davaya cevap vermemekle davacının iddialarını inkar ettiği hususları gözetildiğinde davacının faturalara konu hizmetlerin verildiğini ispatlaması gerektiği, ancak dosya kapsamına sunulan ve davacı Kurum'dan celp delillerle icra takibinin dayanağı faturalara konu hizmetlerin verildiğinin ispatlanamadığı, sadece taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının ve faturaların davalıya tebliğinin tek başına hizmetin verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, faturaların tebliğ edilmesi ve faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesinin, faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu anlamını taşımayacağı, uyuşmazlık halinde, faturaya konusu işin veya yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki, 08.11.2007 gün, 2006/10712 Esas- 2007/14029 Karar sayılı, 04.07.2014 gün 2014/6421 esas-2014/12936 Karar sayılı ve 2019/3111 Esas 2019/7939 Karar sayılı ilamlarının da aynı yönde bulunduğu, diğer taraftan davacı vekili tarafından ilk kez istinaf aşamasında sunulan delillerin HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca Dairemizce incelenmesinin mümkün bulunmadığı gibi yargılama sırasında davalının ticari defterlerine delil olarak da dayanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90. TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09