Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1148
2024/1248
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1148
KARAR NO : 2024/1248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2021
NUMARASI : 2020/182 E. - 2021/161 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2021 tarih ve 2020/182 E. - 2021/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin giyim, aksesuar, ev dekorasyonu hizmetleri veren 120 yıllık bir şirket olduğunu, müvekkilin "..." markasını ABD ve EUIPO'da tescil ettirdiğini, ülkemizde de 2019/47711 sayılı ve 13.05.2019 tarihinde aynı isimle marka başvurusu yaptıklarını, ancak Markalar Dairesi Başkanlığı'nın ...'a ait 2010/53322 sayılı "..." ibareli markayı gerekçe göstererek SMK md. 5/1-ç uyarınca başvuruyu reddettiğini, müvekkilinin redde gerekçe gösterilen bu markaya karşı kullanmama sebebiyle itiraz davası açıp mahkemece iptal kararı verildiğini, bu kararın da 19.11.2019 tarihinde YİDK'e sunulduğunu, ancak itirazın YİDK tarafından 11.05.2020 tarih ve 2020-M-4162 sayılı karar ile nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlığın SMK md.5/1-ç kapsamında olduğu, bu maddede ret kararı verilebilmesi için başvuru konusu marka ile önceden tescilli/başvurulmuş markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olması ve mal/hizmetlerin aynı tür olması şeklinde iki koşulun arandığı, kıyaslanan markaların ikisinin de beyaz zemin üzerine siyah şekil içermeyen yazıyla oluşturulduğu, tek fark olarak davacı markada "..." ibaresinin tamemen büyük harflerle yazıldığı, bununla birlikte davacı markanın tescil sınıflarının 14, 18 ve 25 olup başvuru reddine mesnet markanın tescil sınıflarının da 14, 18, 20, 25, 35 olduğu, dolayısıyla aynı türde mal/hizmet verildiği, her ne kadar redde mesnet marka hakkında bir iptal kararı verilmişse de bu hükmün kesinleşmediği, ayrıca YİDK itirazı değerlendirirken henüz iptal kararının verilmediği, diğer yandan itirazın mahkeme kararı beklenmeden mevcut hukuki duruma göre değerlendirilmesinde bir beis bulunmadığı, aksi halde benzer istemlerin sonu gelmeyen tescil süreçlerine yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin YİDK kararına mesnet marka hakkında açtığı iptal davasının mahkemece bekletici mesele olarak değerlendirilmediğini ve bu durumun hatalı olduğunu, halbuki YİDK itiraz hakkında karar vermeden önce iptal kararının kuruma sunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/14728 E. 2017/2225 K. sayılı ilamında da YİDK'nın karar verirken mahkeme kararını kesinleşmemiş olması nedeniyle dikkate almamasının hatalı olduğunu belirttiğini, kararın kesinleşmesinin beklenmesi halinde "..." ibareli birçok kötüniyetli marka başvurusunun olabileceğini ve müvekkilinin yine hak kaybına uğrayacağını, istinaf merci tarafından da onaylanan anılan kararda davalının temyize gittiğini, ancak hukuki gerekçelerden çok uzak ve tek amacı yargılamayı uzatmak olan iddiaların dinlenmeyerek yakın zamanda iptal kararının temyiz makemesince de onaylanacağını, bu karar kesinleştiğinde de söz konusu markanın sicilden geriye dönük olarak silineceğini, dolayısıyla müvekkilinin başvurusu açısından da engel teşkil etmeyeceğini, ayrıca müvekkilinin söz konusu ibareyi ABD'de 40, EUIPO'da 25 yıldır tescilli olarak kullandığını ve gerçek hak sahibi olduğunu, öte yandan başvurunun reddine mesnet alınan marka sahibi ...'ın müvekkilin markasını ülkemizde tescil ettirmediğini fark edince 2010 yılında kötüniyetli olarak tescil talebinde bulunduğunu, müvekkilinin bu durumu fark edince açtığı iptal davasında ...'ın markayı kullandığına dair tek bir delil dahi sunamadığını ileri sürerek, istinaf talebinin kabulüyle dosyanın bekletici mesele yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilerek yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, 13.05.2019 tarihinde "..." ibaresinin tescili için 2019/47711 sayılı marka başvurusunda bulunmuş, davalı ... YİDK'nın 11.05.2020 tarih ve 2020-M-4162 sayılı kararı ile dava dışı ...'a ait 2010/53322 sayılı "..." ibareli marka gerekçe gösterilerek SMK md. 5/1-ç uyarınca başvuru reddedilmiş, iki aylık hak düşürücü süresi içinde işbu dava açılmıştır.
Davacı tarafça marka tescil başvurusunun reddine dayanak 2010/53322 sayılı "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali için dava açıldığı, mahkemece iptal kararı verildiği, bu kararın da 19.11.2019 tarihinde YİDK'e sunulduğu, YİDK'nca bu kararın kesinleşmesinin beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
Gerçekten de dosyaya sunulan Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/10 E.- 2019/366 K. sayılı dosyası üzerinden 12.11.2019 tarihinde, işbu davanın tarafları arasında görülen davada, ... A.Ş.'ne ait 2010/53322 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği, yukarıda da belirtildiği gibi işbu davada iptali istenen YİDK karar tarihinin de 11.05.2020 olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar kural olarak YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2019 tarih ve 2017/4221 Esas- 2019/1159 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK 35/3. fıkrası uyarınca Enstitü itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçeler isteyebilecektir. Keza KHK 36. maddesine göre de, Enstitü itirazları incelerken gerekli gördüğü süre ve sıklıkta tarafların itiraz ve karşı görüşlerini ilgili taraflara iletmesi ve yazılı görüşlerini alması gerekmektedir. Bu durum karşısında itiraz aşamasında taraflarca dayanılan bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kısa kararının sunulması halinde, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir. Somut olayda da davacı tarafça itiraz aşamasında yukarıda belirtilen gerekçeli mahkeme kararı davalı Kuruma bildirildiğinden, bu kararın dikkate alınarak değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/10 E.- 2019/366 K. sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararda, ... A.Ş.'nin 2010/53322 sayılı markasını, tescil tarihinden beş yıl süreyle kullanmadığı tespitlerine yer verildiğinden, söz konusu kararın kesinleşmesi halinde anılan tespitler işbu dava yönünden de kesin delil teşkil edecektir. O halde ilk derece mahkemesince anılan davada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre işbu davanın değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonunda verilecek olan kararın etkili olması nedeniyle kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinden ve sonucunun beklenilmesi gereken dava dosyası, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/10 E.- 2019/366 K. sayılı dava dosyasının kesinleşmesinden sonra delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 18/05/2021 gün ve 2020/182 E. . 2021/161 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09