Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1012
2024/1240
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1012
KARAR NO : 2024/1240
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2022
NUMARASI : 2021/169 E. - 2022/113 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 tarih ve 2021/169 E. - 2022/113 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 03.06.2020 tarih ve 2020/57020 numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu esnada davalının 18.03.2020 tarihli 2020/33854 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığını, bu kez eldeki davanın konusu olan davalının 18.03.2020 tarihli 2020/33854 sayılı başvurusunun reddine dair müvekkilinin itirazının, önce Markalar Dairesi kararı ile kabul edilerek başvurunun kaldırıldığını, davalının da bu karara itirazı üzerine bu kez 15.04.2021 tarih ve 2021-M-2782 sayılı YİDK kararı ile itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa müvekkilinin anılan ismi 1990 yılından beri kullandığını, çeşitli tanıtımlarla ve ulusal çapta kazanılan başarılarla tanındığını, markaların ayırt edilemeyecek derecede birbirine benzeyip, başvuruların seri markalar izlenimi verdiğini, ayrıca davalının kendi başvurusundan önce "..." ismiyle piyasada hizmet verdiğini, ancak başvurusunda "..." ismini tescil etmek istediğini, bu durumun da davalının kötüniyetinin ve davacının tanınmışlığından yararlanmak istediğinin açık bir göstergesi olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının başvurusunun davalıdan sonra gerçekleştiğini, dolayısıyla sonradan kayıtlara giren başvurunun SMK md.6/1 kapsamında değerlendirilemeyip benzerliğin görülmediğini, markaların benzerlik taşımadığından davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının değerlendirilemeyeceğini, yine başvuruların benzerlik ve karıştırılma tehlikesi olmadığından SMK md.6/5'de bahsedilen tanınmış marka nedeniyle tescil engelinin bulunmadığını, kötüniyetin iddia edilebilmesi için ise genel anlamda davalının davacıya zarar verme kastıyla hareket etmesinin gerektiğini, ancak davacının bu iddiasını da ispatlayamadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin başvuru tarihinin davacıdan önce olup bu durumun dahi SMK md.6/1'deki şartların oluşmasını engelleyeceğini, ancak gerçekten başvuruların kavramsal, görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzerlik taşıdığını, keza davacının iddiasının da bunu doğruladığını, dolayısıyla SMK md.6/1 iddiasında sadece müvekkilinin bulunabileceğini, ayrıca müvekkilinin "..." ibaresini davacıdan önce kullanmaya başlayıp, bu iddiasının YİDK tarafından da kabul gördüğünü, bu nedenle davacının önceye dayalı kullanım iddiasının reddinin gerektiğini, bununla birlikte davacının tanınmışlık iddiasının tespiti için gerekli kriterlerin varlığının ispatlanamadığını, ayrıca kötüniyet iddiasının da dikkate alınmamasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." isimli ibareyi davacıdan daha önce kullanmaya başladığının anlaşıldığı, zira sunulan çeşitli fatura, sertifika, sicil tasdiknameleriyle bu hususun açıkça ispatlandığı, dolayısıyla davacının SMK md.6/1'de aranan öncelik şartını sağlayamadığından, karıştırılma iddiasının kabul edilemeyeceği, yine davacının söz konusu ibareyi yoğun biçimde kullanarak ayırt edilebilir hale geldiğini yeterli delille ispatlayamadığından SMK md.6/3 yönünden de iddiaların reddinin gerektiği, yalnızca bir fatura ve gazete haberiyle de tanınmışlık iddiasının kanıtlanamayacağından SMK md.6/5 yönünden de taleplerin kabul edilemeyeceği, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna dayanıp, bu raporun eksik ve hatalı olduğunu, zira aynı taraflar arasında Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/170 E. sayılı dosyası görülen 19.04.2021 tarih ve 2021-M-2862 sayılı YİDK kararının iptali talebi ile açmış oldukları dava dosyasında alınan 09.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 2020/57020 sayılı "..." ibareli marka ile redde gerekçe 2020/33854 sayılı markanın, 36. sınıftaki redde konu hizmetleri birebir kapsamakta iseler de bütünsel algılarında, özellikle görsel unsurlar açısından oluşan farklılığın, işaretlerin 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin önüne geçtiğinin, bu haliyle işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarından bahsedilemeyeceğinin bildirildiği halde, işbu davada alınan 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun ise davacının SMK md.6/1, 3, 5, 9 kapsamındaki iddialarının reddine dair görüş bildirdiğini, söz konusu raporların taban tabana zıt olduğunu, müvekkilinin anılan ibareyi 1990 yılından beri kullandığının, vergi dairesi kayıtları, sertifikalar, faturalar, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, sertifikalar, esnaf ve sanatkar sicil tasdiknamesi, mesleki faaliyet belgesi, gazete haberleri, banka teşekkür belgesi, kurumsal üyelik belgeleri gibi delillerle kanıtlandığını, lakin bilirkişi raporunun elverişli delil bulunmadığı gerekçesiyle öncelik ve üstün ve kazanılmış hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı kanaatinde bulunulduğunu, gerekli deliller sunulsa da tanınmışlık iddiasının yetersiz delil gibi muallak ifadelerle reddedildiğini, eksik incelemeye dayanan mahkeme kararının da hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının her ikisinin de "..." ibareli olduğu ve 36. sınıfta aynı hizmetleri kapsadığı, ancak davacının itiraza dayanak 03.06.2020 tarih ve 2020/57020 numaralı başvuru markasının, davalının 18.03.2020 tarihli 2020/33854 sayılı başvurusundan sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla davacının 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesine dayanamayacağı, davacının SMK'nın 6/3. maddesine de dayanmışsa da davalının anılan markayı kullanımının, davacının en erkeni 2013 yılındaki kullanımından çok daha öncesinde, 2002 yılında başladığı, dolayısıyla mahkemece davacının anılan hükme dayalı itirazlarının reddine karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacının 6769 sayılı SMK'nın 6/5 ve 6/9. maddesine dayalı itirazlarının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09