SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1075

Karar No

2024/1234

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/06/2021

NUMARASI ....

DAVANIN KONUSU : ... İle İlgili Kurum Kararının İptali, ... Hükümsüzlüğü, ... Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Önlenmesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2021 Tarih ve 2019/319 Esas - 2021/205 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ticaret unvanı ... ... A.Ş. olan müvekkili şirketin 1983 yılından bu yana başta ... ve ... tescilinden doğan haklar olmak üzere, tüm sınai hakların korunmasına ilişkin ... ve aracılık hizmeti verdiğini, davalı yanın 2018/62496 sayılı “...” ibareli ... için başvuru yaptığı 35 ve 42.sınıflarda müvekkili şirketin çok çeşitli markalarının bulunduğunu, müvekkili şirketin başta fikri mülkiyet olmak üzere birçok alanda haklı bir tanınırlık veya bilinirlik seviyesine sahip olduğunu ve bu durumun Ankara 2. FSHHM 2010/220 E. ve 2011/189 K. nolu dosyasında verilen kararla da ortaya konulduğunu, davalı başvurusunun müvekkili şirkete ait “...” hakim unsurlu markalar ile nihai tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağını, markanın tescil edilmesi halinde davalı şirketin, müvekkilinin sahip olduğu itibar ve tanınırlığından istifade ederek haksız bir fayda sağlayacağını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzediğini, davalı yanın kötüniyetli olduğunu ve markayı kullanmasının müvekkili şirket açısından haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle başvurunun ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 2019-M-4781 sayılı kararının iptaline, 2018/62496 başvuru numaralı ‘’...’’ markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, ürün ve hizmetlerden bu markanın çıkarılmasına ve http://.../.../...-.... sitelerinin kullanımının engellenmesi için ilgili kuruma yazı yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... ve ... Kurumu vekili, markalar arasında ortak unsur konumunda bulunan “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük olduğundan yanına alacağı ek kelime ve şekil unsuru ile kolayca farklılaştırılabilecek bir ibare olduğunu, bu ibarenin kullanımının davacı yanın inhisarında olmadığını, söz konusu ... başvurusu açısından tüketici nezdinde davacı markalarına ilişkin bir çağrışım meydana gelmesinden ya da bu anlamda bir karışıklık ihtimali bulunmasından bahsedilemeyeceğini ve davaya konu edilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, her iki tarafa ait markaların benzer olmadığını ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” kelimesinin ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, toplumda ve günlük kelime haznesinde sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin “...” markasında “...” ibaresinin varlığının ve bu ibarenin "..." kelimesi ile bitişik yazılmasının, gerek sözcük bütünlüğü gerekse de logo itibariyle markaya ayırt edici bir özellik kazandırdığını, davacı yan markasının tanınmış ... olmadığını, davacı yanın işbu dava tarihinden itibaren 5 yıl dönük olarak markanın kullanım ispatı açısından teknoloji sınıfında, yani müvekkilinin iştigal etmiş olduğu sınıfa ait kesmiş olduğu alım-satım faturalarını, bu husustaki ticari tanınmışlığını ispat eden delilleri sunması gerektiğini, müvekkilinin ... sektöründe hizmet verdiğini, davacı firma ile hizmet alanlarının tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının hükümsüzlük istemine dayanak gösterdiği markalarından hiçbirinin dava konusu ... başvurusunun yapıldığı 02.08.2018 tarihinde henüz 5 yıldır tescilli olmadığı, bu nedenle davacının kullanma ispatı sunma külfeti bulunmadığı, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, farklı renk ve kombinasyonları ve şekil unsurları içeren markalar arasında görsel benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir ... olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacı yan ... markasının ülkemizde tanınmış ... olduğunu ileri sürmekle birlikte, ne ... nezdindeki itirazında, ne de huzurdaki davada işbu iddiayı ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığından dosya kapsamı itibariyle, davacının tanınmış ... iddiasının ispatlanamadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmı, davalı markasında aynen yer almakla birlikte; davacı şirketin faaliyet alanı ile davalı markasının kapsadığı 35 ve 42. sınıflardaki hizmetler örtüşmediğinden; somut olayda davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı; davalının https://.../.../...-...- ...-ve-...-tamiri_.... sayfasındaki kullanımının ticaret unvanı kullanımı mahiyetinde olduğu, bu adresler yönünden iltibas ihtimalinden söz edilemeyeceği ancak https:/. linkleri aynı sayfayı açmakla birlikte, bu sayfalardaki kullanımın 2018/62496 sayılı markasının kullanımı olduğu, iltibas yaratan ibarenin çıkartılması talebinin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın tarih 2019-M-4781 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2018/62496 sayılı "...+ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine....içerisinde geçen ... ibaresinin çıkartılmasına, ibarenin çıkartılması mümkün değil ise linklerin kullanımının engellenmesine, diğer internet sitelerine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu “...” markasının müvekkil şirkete ait ve ticaret unvanında da kullandığı “...” ibaresi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, "..." ibareli markalarının tanınmışlığının yargı kararları ile sabit olduğunu, https://.../.../...-...- ...-ve-...-tamiri_295810 sayfasındaki kullanımının ticaret unvanı kullanımı olmayıp markasal kullanım niteliğinde bulunduğunu ayrıca davacı markalarının tanınmışlık düzeyine ulaştığının gözardı edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiştir.

Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; "..." ibaresinin markasal ayırt ediciliği düşük, zayıf nitelikte bulunduğunu, başvuru konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, bilirkişilerin yetkilerini aşarak hukuki konularda görüş bildirdiklerini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinde dilbilimci bilirkişinin de bulunması gerektiğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, teknoloji alanında bilinmediğini, sektörlerin farklı olduğunu, bu nedenle karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... ... ve ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen ... başvurusu ile davacıya ait markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda zayıf ayırt edici “...” ibaresinin koruma kapsamının dar değerlendirilmesi ve davalı markasında ayırt ediciliğe yönelik yeterli değişikliğin yapıldığının kabul edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali, ... hükümsüzlüğü ve ... hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira başvuruda "..." ibaresinin turuncu renkle yazılarak öne çıkarıldığı ve başvuruda yer verilen diğer unsurların da başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacı markalarının tanınmış olduğu ve bu tanınmışlık nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğine dair somut delil sunulmadığı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35 ve 42.sınıf hizmetlerle davacının fiili iştigal alanı örtüşmediğinden SMK'nın 6/6.maddesine dayalı iddiaların yerinde olmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğuna dair iddiaların ispatlanmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve..... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının Dairemizce de değerlendirilebileceği, davalının internet sitesindeki kullanımlarının da ... hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, davalı ... ... ve ... Kurumu vekilinin ve davalı Şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışından kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;  her ne kadar mahkemece davalının https://.../.../.... ....  .... ve. .... tamiri_295810 sayfasındaki kullanımının  ticaret unvanı kullanımı mahiyetinde olduğu, bu adresler yönünden iltibas ihtimalinden söz edilemeyeceği kabul edilmiş ise de, bu kullanımın da ortalama yararlanıcı kitlesi nezdinde davalı tarafından sunulan hizmetlerin, davacı ... sahibi tarafından sunulduğu şeklinde, hizmetin kaynağına yönelik karışıklık yaşama ve tarafların ticari işletmeleri arasında bağlantı kurma ihtimali doğurduğu, başka bir deyişle bu kullanımın da markasal nitelik taşıdığı ve davacının ... hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davacı şirketin https://...sayfasına ilişkin talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, mahkemece yanılgılı gerekçe ile bu yönden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... ve ... Kurumu ile davalı ... ... ve ... Hizmetleri vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/06/2021 gün ve 2019/319 Esas .  2021/205 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-DAVANIN KABULÜNE,

4. ... YİDK'nin 30/05/2019 tarih 2019. M. 4781 sayılı kararının  iptaline, 

5. Davalı şirket adına tescilli 2018/62496 sayılı "...+ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 

... ...

" https://.../.../...-...içerisinde geçen "..." ibaresinin çıkartılmasına, ibarenin çıkartılması mümkün değil ise linklerin kullanımının engellenmesine,

5. Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

6. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

7.  Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00. TL bilirkişi ücreti, 693,60. TL tebligat  gideri, istinaf aşamasında yapılan  202,40. TL  posta ücreti, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.216,70. TL yargılama giderine, 44,40. TL peşin harç, 44,40. TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.305,50. TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

8. Davalı Şirket ile davalı ... ... ve ... Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

9. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran taraflara iadesine (HMK m.333),

10-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,fshhm"+şekil"konusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarının...temyizistinafdereceHakkınaÖnlenmesiİlgiligerekçeRekabetinsebepleriveHükümsüzlüğü,İlekararınınTecavüzKurumileriiddiaHaksızmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim