Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1064
2024/1229
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1064
KARAR NO : 2024/1229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/01/2021
NUMARASI : 2020/222 E. - 2021/8 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : TÜRKPATENT YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/01/2021 tarih ve 2020/222 E. - 2021/8 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2011/110158 sayılı "..." ibareli ve 2011/110118 sayılı "... ..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/33736 sayılı “...” ibaresinin tescili için gerçekleştirdiği başvurunun nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markaların aynı veya aynı türde mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı markasının bütün olarak incelendiğinde müvekkiline ait olduğunun düşünüleceğini, seri marka izlenimi yarattığını, müvekkilinin “... ...” ve “... ...” markalarının “...” ibareli markaların ana faaliyet alanı ile tanınmış bir marka olduğunu, davalı markasının orta düzeydeki tüketici nezdinde ayırt edici niteliği bulunmadığını, davalın marka başvurusunun SMK 5/1 a-ç, 6/1, 6/4, 6/5 ve 18.maddeleri ile iyiniyet ve haksız rekabet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2020-M-4529 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2019/33736 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markalarda “...” ibaresinin ortak olarak bulunmasının, başvuru kapsamındaki emtialar bakımından tek başına markaların birbiriyle karıştırılması veya ilişkilendirilmesi sonucuna yol açamayacağını, başvuru ve itiraz gerekçesi markalarda “...” ibaresi dışında baskın/esas unsuru konumunda farklı ibarelerin de yer aldığını, ayrıca “...” ibaresinin iki markada da tamlama şeklinde kullanıldığını ve bu haliyle ortalama tüketici nezdinde bütün halde bıraktığı izlenimin markaları farklılaştırdığını, bu kapsamda markaların ilişkilendirme dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, bu sebeple kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan markaların emtia sınıflarının kısmen benzer olduğu ancak tek başına yüksek ayırt ediciliği olmayan “...” ibaresinin sektörde çeşitli firmalarca kullanılıyor olması, ayırt ediciliği düşük olan “...” kelimesinin örtüşmesinin otomatik olarak benzerlik sonucunu doğurmaya yeterli olmaması, zayıf kelimelerin yanında bulunan çatı markaların ve sair işaretlerin bütünsel incelemede önem arz etmesi, davaya konu markalarda bulunan “.../...” ibarelerinin kavramsal olarak farklılık yaratması karşısında davaya konu markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şahıs başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her ne kadar müvekkilinin itiraza mesnet markaları birebir 43. sınıfta tescilli değil ise de, 29. sınıftaki emtiaların tescilinin nihai amacı olan “yiyecek ve içecek hizmetlerinin sunulması” göz önünde bulundurulduğunda, markaların “ayırt edilemeyecek derecede benzer sınıflara mensup olmaları” itibariyle sınıfsal benzerliğin 43.sınıf açısından da kabulünün gerektiğini, davalı tarafından tescili talep edilen “...” markası ile müvekkilinin “...” ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, "..." ibaresini seri markaları ile tanınmış hale getirdiklerini, karşılaştırılan markalarda ortak asli unsurun "..." ibaresi olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1716 Esas, 2021/1313 Karar sayılı kararında "..." ile "... ..." markalarının benzer bulunduğunu, markalarının tanınmışlığını ve davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ispatladıklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira "..." sözcüğünün "üstün nitelikli, değerli" anlamında yaygın kullanılan, ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, davacı markalarından yeterince farklılaştığı, dosya kapsamı itibariyle davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığının ispat olunamadığı, kaldı ki marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığına dair delil de sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09