Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/967
2024/1219
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2021
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/09/2021 tarih ve 2020/243 E. - 2021/318 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili tarafından 24.11.2019’da....... sayılı çoklu kolonya şişesi tasarımı başvurusu yaptığını, davalı Şirketin bu başvurulara itiraz ettiğini, YİDK'in davalı itirazlarını kabul ederek müvekkili tasarım tescillerinin kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa, şişenin zorunlu unsurlarının dışında tasarımcıya kalan serbest alanın ve seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, bu doğrultuda tasarıma ayırt edicilik katmanın da nispeten daha sınırlı bulunduğunu, müvekkili tasarımları ile "..." firmasına ait.....sayılı uluslararası tasarım arasında gözle görülür farklar olduğunu, gerekçe gösterilen şişenin .... nezdinde 2013 yılında tescil edildiğini, 5 yıllık koruma süresinin dolduğu 2018 yılında yenilenmediğini, şişelerin kullanım amaçları ve şekli, boyutları, yapısal özellikleri, kapakların malzemesi, kalitesi, ağzı, boynu, gövdesi, etiketleri ve taban tasarımlarının tamamen farklı bulunduğunu, YİDK kararlarında yine davacı adına tescilli..... sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davaya konu davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilgilenmiş kullanıcı nazarında; davaya konu ....... sıra numaralı tasarımlarına kıyasen yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı, yoğunluk taşıyan ortak özelliklerin ve benzerliklerin, teknik zorunluluktan ve seçenek özgürlüğünün sınırlı olmasından kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporunda incelemeye esas alınan kavramların 6769 sayılı SMK düzenlemelerine aykırı olarak yorumlandığını, bu hususların ilk derece mahkemesince değerlendirilmeden söz konusu raporun aynen hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, dava konusu tasarımların ayırt edici özelliği haiz olup olmadığı değerlendirmesinin de kanuna aykırı olarak gerçekleştirildiğini, dava konusu tasarımların SMK hükümleri uyarınca ayırt edicilik özelliğini taşıdığını, hükme aynen esas alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirilen bir diğer hususun ise seçenek özgürlüğü ile teknik zorunlulukların, dava konusu tasarım üzerindeki etkisi olduğunu, ayırt edicilik niteliğinin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğini, bu husustaki eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde, dava konusu tasarımlar bakımından ayırt edicilik niteliğinde hataya düşüldüğünü, hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyetin, aralarında tasarım uzmanı bulunmadan hukuka ve usule aykırı teşekkül ettirildiğini, bu nedenle, yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini ancak ilk derece mahkemesince bu taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, ilk derece mahkemesince yapılan incelemede, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/127 E. sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporlarına atıf yapılmışsa da bu değerlendirmenin de oldukça isabetsiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166/1. maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmünü havidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan hüküm kapsamında davaları birleştirilmesi ya da davaların bu çerçevede birlikte açıldığı hallerde, her bir dava bağımsızlığını koruduğundan, her bir dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması ve karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, tasarım başvurularının kısmen reddine ilişkin YİDK kararlarının iptaline yönelik davaların, aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması nedeniyle aralarında bağlantı bulunduğu ve bu itibarla birlikte görülmelerinde bir isabetsizlik yok ise de her bir dava yönünden ayrı ayrı başvurma ile peşin karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve mahkemece gerekçeli kararda tek bir harca hükmedilmesi doğru görülmemiş, harç kamu düzenine ilişkin olup re’sen gözetilmesi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre de; tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, maddenin 4. bendinde yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayırt edicilik ise aynı maddenin 5. bendinde düzenlenmiş, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği belirtilmiştir. O halde bir tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıması gerekli olup, bu özelliklerin bulunup bulunmadığının çözümü ise hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husustur. Bu itibarla, bir tasarımın yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesi için mahkemece tasarım konusunda uzman bilirkişine görüşüne başvurulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince de uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine başvurulmuş ise de oluşturulan bilirkişi heyetinde, tasarım konusunda uzman bir bilirkişi bulunmamaktadır. Bu itibarla, içerisinde tasarım uzmanı da bulunan bir bilirkişi heyetinden, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 29/09/2021 gün ve 2020/243 E. . 2021/318 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024
Başkan
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09