Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/965
2024/1217
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2020
NUMARASI .....
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/06/2020 tarih ve 2018/468 E. - 2020/119 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı ...'ün 2017/78438 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi için müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, müvekkilinin, 2016/61994 sayılı "metroanadolu" ibareli marka başvurusu bulunduğunu, bu başvurunun davalı ...’ün yenilenmemiş bir markası nedeniyle reddedildiğini, işbu davaya konu "... ..." ibareli marka başvurusunun da müvekkilin 2016/61994 esas numaralı "... ..." ibareli marka başvurusu ile de tamamen aynı bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma tehlikesinin kaçınılmaz bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-8301 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı Kurum ile zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, süresi içinde davanın açılmadığını, müvekkilinin önceki tarihli markasının 10 yıllık koruma süresi dolmadan yenilendiğini, 2008 yılından beri müvekkilinin markanın sahibi olduğunu, davacının yayına itirazının kısmen kabul edildiğini, müvekkilin "..." ibareli markalarının, yolcu taşımacılığının lideri konumundaki otobüslerde kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "... ..." ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu "... ..." ibareli marka ile müvekkilinin "..." ibareli markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulması gerektiğini, taraf markalarının tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını, müvekkilinin "..." ibareli markalarının seri marka haline geldiğini, dava konusu marka başvurusu ile bu markaların seri marka olma özelliğini kaybedeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, büyük şehirlerde raylı ulaşımın adı olduğu, dolayısıyla başvuru kapsamında yer alan bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı, bir kısım hizmetler yönünden de zayıf bir ibare niteliğinde bulunduğu, davalının başvurusuna eklediği "..." ibaresi ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, nitekim yine bu davanın tarafları arasında görülen bir başka davada, "... ..." ibaresi ile "..." ibareli markalar arasında, yukarıda belirtilen gerekçelerle iltibas tehlikesi bulunmadığını kabul eden istinaf mahkemesi kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6332 E., 2024/2705 K. sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09