SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1072

Karar No

2024/1206

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1072

KARAR NO : 2024/1206

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/11/2023

NUMARASI : 2021/350 E. - 2023/192 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2023 tarih ve 2021/350 E. - 2023/192 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ...Kurumu, ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “... ” ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 2016/105092 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazların markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa marklar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, dava konusu “...” markasının müvekkiline ait ... markalarının bir alt markası veya serisi olarak algılanacağını, dava konusu başvurudaki “...” ibaresinin ayırt edicilik unsuru taşımadığını, müvekkilinin “...” markasının uyuşmazlık konusu 35. sınıfta tescilinin bulunmadığını ancak 18 ve 25. sınıflardaki tescilleri nedeniyle 35. sınıf için kazanılmış hak sahibi olduklarını, Ankara 4. FSHHM’nin 2016/92 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin “...” ve “... ” markası ile davalı şirketin “... ” markası arasında benzerlik bulunduğu sonucuna ulaşıldığını, müvekkiline ait markanın olduğu gibi aynen alınarak başkaca kelimeler eklenmesi suretiyle yeni bir marka oluşturulmaya çalışılmasının kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınırlığından faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek, YİDK’nın 29.11.2017 tarihli ve 2017-M-10103 sayılı kararının iptaline, “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Kurumu vekili; başvuru markası ile davacının itirazına dayanak markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkiline ait" ..." markasının bulunduğunu ve tescilli olduğunu belirtmesine karşın ne Markalar Dairesi’ne ne de YİDK’a yapılan itiraz başvurusunda " ..." markasından bahsedilmediğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin önceki tarihli "..." ibareli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, davacının "... ibareli markalarının 35. sınıfta tescilli olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu, davacıya ait “...” markalı ürünlerin yalnızca ayak giyimlerinden ibaret bulunduğunu,, müvekkilinin bayan giyim ve bayan abiye giyim üzerine faaliyet göstermekte olduğunu, markalar arasında herhangi bir idari ve ekonomik birliktelik olarak algılanması ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davacının dayanak olarak gösterdiği Ankara 4. FSHHM’nin 2016/92 E. sayılı davasının müvekkilinin lehine tamamen reddedildiğini ve söz konusu davanın somut olay ile bir ilgisinin olmadığını, müvekkili yönünden ... ibaresinin piyasada ayırt edicilik, bilinirlik ve istikrar kazandığını, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında iltibas bulunmadığı, "..." ibareli markaları yönünden ise tarafların marka işaretleri arasına iltibas neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının "..." ve ..." ibareli markalarını tescilli olduğu emtia listesinde ciddi olarak kullandığını ispatladığı, davacının anılan markaları kapsamında yer alan 18 ve 25 sınıf mallar ile başvuru kapsamında yer alan 18 ve 25. sınıf malların benzer olduğu, sayılan mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle YİDK’nın 29.11.2017 tarihli ve 2017-M-10103 sayılı kararının 18. ve 25. sınıftaki mallar açısından iptaline, 2016/105092 sayılı “...” markasının 18. ve 25. sınıftaki mallar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, mahkeme kararının gerekçe ve hüküm kısmının çelişkili olduğunu, dava konusu YİDK kararının 18 ve 25 sınıf mallar yönünden iptaline karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun 18, 24, 25, 26, 35 ve 40. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla sadece iki sınıf açısından iptaline karar verilen YİDK kararı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilip, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabul edilmiş gibi lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinde davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalarının benzer olduğu yönündeki tespitinin haksız ve hatalı bulunduğunu, anılan markaların benzer olmadığını, diğer taraftan davacının davalı Kurum nezdinde ki itirazlarında "..." ibareli markalarına dayanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Davalı Şirket vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markalarının serisi mahiyetinde bulunduğunu, müvekkilinin önceki "..." ibareli markalarının hükümsüzlük davasında dikkate alınmamasının büyük bir eksiklik olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin önceki markalarına sehven davacı markaları olarak yer verildiğini, davacının 2001/15692 sayılı markasının geçersiz olduğunu, davacının "..." ibareli markalarının 25. sınıfta yalnızca "ayak giysileri"nde tescilli bulunduğunu, davacının bu markalarını ciddi ve aktif kullandığını ispatlayamadığını, bu hususun ispatı için kendi hazırladığı excel tablolarının ispata elverişli olmadığını, davacının bu kayıtları sonradan hazırlama ihtimalinin bulunduğunu, diğer taraftan mahkemece bu hususta alınan bilirkişi raporunda tespit edilen kullanımların "..." markasına ilişkin olduğu, 2001/15682 sayılı markaya ilişkin bir tespitin yer almadığını,, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunu, diğer taraftan davacının "..." ibareli markaları ile dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, ilk derece mahkemesince bu husus kabul edilmesine rağmen yazılı şekilde karar verilmesinin çelişkili bulunduğunu, ayrıca dava konusu markanın yalnızca 18 ve 25 sınıf mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesine rağmen davanın tümden kabulüne karar verilmiş gibi lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, aksi halde müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelemesinden davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusuna, davacı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verilmiş olup davacı taraf dava dilekçesinde "..." ibareli markalarına da dayalı olarak YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davacının dava konusu marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürdüğü "..." ibareli markaları ile dava konusu marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dava dilekçesinde dayandığı "..." ibareli markalar yönünden ise somutlaştırılmış bir markaya dayanılmadığı bu itibarla anılan markalar yönünden iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle verilen ilk kararının, davacı tarafın istinafı üzerine Dairemizin 09.09.2021 tarih ve 2019/1761-2021/1033 E/K sayılı kararıyla, davacı tarafın dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçelerinde açıkça "..." ibareli markalarına dayanmakla birlikte dilekçe içeriklerinde dayanak markaların numaralarına yer verilmediği, mahkemece, HMK'nın 31. maddesi kapsamında davacıya dava dilekçesinde dayandığı "..." ibareli markaları ile ilgili olarak açıklama yapması için süre verilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi dava dilekçesi ekinde "..." ibareli markaların numaralarının da yer aldığı bir kısım belgeler sunulduğunun da nazara alınmamasının da doğru bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dairemiz kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen esasına kaydolunan dava dosyasında, mahkemece davacı vekiline dayandığı "..." markalarının tescil numaralarını bildirmesi ve bu konuda açıklama yapması için iki haftalık kesin mehil verilmiş, davacı vekili tarafından verilen kesin sürede sunulan dilekçede dayanılan markaların 2001/15682, 2007/51007 sayılı ve "..." ,"" ibareli markalar olduğu bildirilmiştir. Davalı Şirket vekili tarafından davacı vekilinin 2001/15682, 2007/51007 sayılı markalarına karşı kullanmama def'i ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince de davalı tarafın kullanmam def'i kabul edilerek, davacının bahsi geçen markalarının ticari olarak ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığının tespiti yönünden bilirkişi raporu alınması için davacı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adresin bağlı olduğu Bakırköy Nöbetçi FSHHM'ye talimat yazılmıştır.

2001/15682, 2007/51007 sayılı davacı markaları 18, 25 ve 28 sınıf mallarda tescilli olup, mahkemece talimat yolu ile alınan bilirkişi raporundan, tespit edilen kullanımların markaların tescil kapsamında yer alan 25. sınıf "ayakkabı" emtiasına ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davalı Şirketin kullanmama def'i kabul edildiğinde göre, anılan davacı markaları ile dava konusu başvuru arasındaki iltibas değerlendirmesinin, davacının markalarının kullanıldığı tespit edilen "ayakkabı" emtiası dikkate alınarak yapılması gerekmesine rağmen mahkemece davacının 2001/15682 ve 2007/51007 sayılı markalarının, tescilli olduğu tüm mallarda kullanımının ispatlandığı gerekçesiyle tescil kapsamları gözetilerek iltibas değerlendirmesi yapılması doğru olmadığı gibi mahkemece talimat yolu ile alınan bilirkişi raporundan, davacının tespit edilen "ayakkabı" mallarındaki kullanımının hangi markasına veya her iki markasına da mı ilişkin olup olmadığı da tam olarak anlaşılamadığından, bahsi geçen husus açıklığına kavuşturulmadan her iki davacı markasının da ciddi şekilde kullanıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı Şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.

Kabule göre de, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı bu nedenle iltibas koşullarının oluşmadığı kabul edilmesine rağmen, davacının, dava konusu başvurunun ilanına itirazında sadece "..." ibareli markalarına dayandığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış davalı ...Kurumu vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde bulunmuştur.

Yine kabule göre, dava konusu başvuru kapsamında 18, 24, 25, 26 ve 40. sınıf mal ve hizmetler yer alıp, mahkemece dava konusu YİDK kararının 18 ve 25 sınıf mallar yönünden kısmen iptali, dava konusu markanın da sayılan mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiği halde hüküm kısmında infazda tereddüt yaratacak şekilde dava tam olarak kabul edilmiş gibi davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi de doğru olmamış davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf itirazları da yerinde görülmüştür.

Yukarıda açıklanan hususlar somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili olduğundan Dairemizce, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalılar ...Kurumu, ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. a. 6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2023 gün ve 2021/350 E. .  2023/192 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davalılar ...Kurumu, ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davalılar ...Kurumu, ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen(MarkakonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİptali)İlekararınınKararlarınınKurumkesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim