Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/979
2024/1200
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/979 - 2024/1200
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/979
KARAR NO : 2024/1200
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2024
NUMARASI : 2023/441 E. - 2024/71 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali ve Tanınmış Marka Tespiti
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2024 tarih ve 2023/441 E. - 2024/71 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2006/50468 tescil numarası ile "..." markasının sahibi olduğunu, müvekkili tarafından 10.11.2021 tarihinde T/03643 numarası ile anılan markasının "tanınmış marka" olarak tespitine ve tesciline ilişkin TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirildiği başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkili ...'nın 1968 yılında ... mezunları tarafından kurulduğunu, bilhassa Ege Bölgesi'nin bilinen en köklü ve değerli markalarından birisi olduğunu, müvekkilinin tescilli 100'den fazla markası olmakla beraber, bu markaların bir kısmının da işbu tanınmış marka başvurusuna konu ...'ya ilişkin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve tanınmış marka olarak tespit edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 14/07/2023 tarih ve 2023/M-8454 sayılı kararının iptali ile "..." markasının tanınmış marka olarak tespitine ve TÜRKPATENT nezdinde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2019/2980 Esas - 2020/991 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; anılan Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, o halde somut uyuşmazlıkta davacının tanınmışlık başvurusunun reddi ile bu karara itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Sınai Mülkiyet Kanunu'nda Kurum kararlarına karşı "istinasız" şekilde iptal talepli dava açılabileceğinin düzenlendiğini, mahkemece atıf yapılan kararda belirtildiği üzere Sınai Mülkiyet Kanunu'nda ve ilgili yönetmelikte davalı Kurum'un markaların tanınmışlığına dair inceleme yaparak oluşturduğu sicile kaydını yapmasına ilişkin bir düzenleme bulunmasa da Kurumun 19. 560 TL işlem ücreti karşılığında tanınmışlık tespiti incelemesi yönünde hizmet verdiğini, 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun madde 13 (d) bendi uyarınca “İlgili mevzuat hükümlerine göre, markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesive uygulamaya konulması işlemlerini yapmak ile de görevlendirilmiştir." ifadelerine yer verildiğini, söz konusu belgenin halihazırda web sitesinde bulunmasının ve hizmet bedeli karşılığında tespit işleminin yapılmasının şayet hukuki bir dayanak olmaksızın idari bir kurumca gerçekleştiriliyorsa bunun 3. kişileri yanıltan etkisinin göz önüne alınmasının ve söz konusu eylemlerin hukuk eliyle korunmamasının gerektiğini, Kanun'da Kurum'un tanınmışlık tespitine dair kararlarının iptali için dava yolunun kapalı olduğuna dair açık bir hüküm yer almadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve tanınmış marka olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve Yargıtay 11. HD.'nin 05.02.2020 tarih ve 2019/2980 E.- 2020/991 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, her ne kadar davalı Kurum tarafından Tanınmış Marka Sicili oluşturularak kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için bir sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisinin bulunmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince, gerek YİDK kararının iptali gerekse de tanınmışlığın tespiti istemleri yönünden, davacının eldeki somut davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09