Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/762
2024/1193
26 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/762 - 2024/1193
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/762
KARAR NO : 2024/1193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2018
NUMARASI : 2017/52 E. - 2018/380 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Dairemizce verilen 16/12/2021 tarih ve 2020/503 Esas- 2021/1606 Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarih ve 2024/4097 Esas- 2024/739 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2015/08809-2 ve 3 nolu tasarımlarla ilgili olarak davalı ... Genel Müdürlüğünün iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını, müvekkilinin markasının, tescil edilmiş olan seri markaların devamı niteliğinde olduğunu ve davalı taraf markasına benzemediğini, müvekkili tarafından kullanılan markaların aynı kaynak unsurlu markaların seri markaları niteliğinde olduğunu, davalı firmanın, itiraza konu ... ve 3 sıra nolu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı iddialarına dayanak gösterdiği ürünler ile müvekkilinin tasarımlarının birbirinden farklı olduğunu ve müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olduğunu, davalının, itirazında, ... ve 3 sayılı tasarımlar için ... ve 08 nolu tasarımları; 85/089365 sayılı ‘...’ ibareli markasını ve müvekkilinin 2014/53161 sayılı ‘...’ ibareli markasını gerekçe göstererek itirazda bulunduğunu, bahse konu iddianın haksız bir iddia olduğunu, aralarında görsel açıdan birçok farklılık bulunduğunu, ayrıca ‘...’nın marka olarak davalı firmanın tekelinde olmayıp yazı tiplerinin de birbirinden farklı olduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğü’nün itiraza gerekçe olarak gösterdiği 2014/53161 nolu tescilli markanın müvekkiline ait olduğunu, davalının itiraza gerekçe gösterdiği wayback machine arşiv sitesinde yer alan ürün görselinin müvekkilinin 2014/53161 nolu tescilli marka örneğinin görseli olduğunu, 8 Haziran 2013 kayıt tarihinin hatalı olduğunu, avansas sitesinin “Bu ürünü alanlar bunu da aldı”, “...” yan ekran uygulamalarının söz konusu hataya yol açtığını; söz konusu arşiv sitesindeki 2014, 2015 yıllarına ait kayıtlarda müvekkilinin tasarımına rastlanmadığını, dolayısıyla ... arşiv sitesinin kayıtlarının mevcut davada dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkiline ait tasarımların, itiraza gösterilen ürünlerden, markalardan, tasarımlardan oldukça farklı bir şekilde tasarlandığını, davalı firma markasının esaslı unsurunun ... ibaresi, müvekkilinin markasının esaslı unsurunun ise ... ibaresi olduğunu, Çay tüketicisinin ürünün markasına dikkat ettiğini, Sarı ve kırmızı renklerin de davalı firmanın tekelinde olmadığını ve bu renkleri ambalajında kullanan tek firmanın da davalı firma olmadığını, çay emtiasında sarı ve kırmızı renklerin yaygın olarak kullanılmakta olduğunu, Çay filizinin de yaygın olarak kullanıldığını ileri sürerek 2016/T-713 sayılı YİDK kararının iptaline ve ... ve 3 sıra nolu tasarımların tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, tescil edilmek istenen tasarımlarda müvekkili tarafından yaygın ve belirgin şekilde kullanılan marka ve tasarımlara yer verildiğini, davacı tarafın, “...”nın ve “...”nın marka olarak müvekkili kurumun tekelinde olmadığını iddia ettiğini, ancak bir markanın tescil edilmesindeki asıl amacın, onu koruma altına alarak, tescil ettirenin kullanımına hasredilmesini sağlamak olduğunu, aksi halde tescil edilmesinin bir anlamı kalmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ... nolu tasarım açısından 08.06.2013 tarihli reklamda yayınlanan görsel ürün ile aynı olduğu, dava konusu ... nolu tasarım açısından 11.06.2012 tarihli reklamda yayınlanan görsel ürün ile aynı olduğu, dava konusu her iki tasarımın da başvuru tarihinin 25/12/2015 olduğundan hareketle yenilik unsuruna esas geriye yönelik 12 aylık süre başlangıcının ise 25/12/2014 olduğundan dolayı 11.06.2012 ve 08.06.2013 tarihli reklamda yayınlanan görsel ürünlerin yenilik kırıcı bulunduğu, her iki reklam tarihlerinin aksi ispat da olunmadığından bu tarihlerin esas alınmaları gerekeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı inceleme neticesinde kurulan hükmün usule ve esasa açıkça aykırı bulunduğunu, mahkemenin delil vasfı bulunmayan bir görsele dayanarak yaptığı değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, henüz kullanılmayan ve hatta yaratılmayan bir tasarım ile o tarih aralığında ürün satışı yapılmasının mümkün bulunmadığını, davaya konu tasarımlar özgünlük, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin tamamını karşılamakta olup aksinin, dava dışı avansas’a ait internet sitesinden alındığı iddia edilen görseller dışında herhangi bir delille ispat edilemediğini, söz konusu görsellerin varlığının dahi şüpheli olduğu ve hatta bulunamadığı noktada, davacı şirket’in söz konusu kayıtları hangi şekilde elde ettiği ve yerel mahkemenin de neye dayanarak bu görselleri hukuka uygun bir delil kabul ettiği açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitler de “görsellerin delil olarak kabul edilmesi ve edilmemesi” ihtimalleri doğrultusunda iki ayrı şekilde yapılmış ve söz konusu görsellerin anılan web sitesinin iddia edildiği tarihlerdeki kayıtları olduğu konusunda hiçbir belirleme, tespit yahut araştırmaya yer verilmediğini, davaya konu ... ve 03 sıra numaralı tasarımların yenilik vasfı taşımadığı yönündeki tespitin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 16/12/2021 tarih ve 2020/503 Esas- 2021/1606 Karar sayılı karar ile; "Dosya kapsamına göre uyuşmazlığın davacının başvuru konusu yaptığı ...,3 nolu tasarımların 85/89365, 2014/53161, 85/89392 ve 2012/91427 sayılı markalar karşısında yenilik vasfının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin birçok kararında açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 53. maddesi uyarınca açılan YİDK kararının iptali davalarında, karar tarihindeki hukuki duruma ve Kuruma sunulan delillere göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin gerektiği, zira iptali istenen YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davalarda tartışılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, mahkemece, davacının başvuru konusu yaptığı ...,3 nolu tasarımların 85/89365, 2014/53161, 85/89392 ve 2012/91427 sayılı markalar karşısında yenilik vasfının bulunup bulunmadığı hususlarında bir tartışma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken YİDK kararında tartışılmamış olan 11.06.2012 ve 08.06.2013 tarihli reklamlar dikkate alınarak hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı, diğer taraftan, dosya kapsamında görüşüne başvurulan uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 17/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların itiraz aşamasında sunulan, 11.06.2012 ve 08.06.2013 tarihli görseller dışındaki diğer görseller karşısında yeni ve ayırt edici olduğu belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 353/1-b-2 maddesi uyarınca, davanın kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 05/02/2024 TARİH VE 2022/4097 ESAS- 2024/739 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, " Davacının endüstriyel tasarım başvurusuna davalı Genel Müdürlük tarafından gerek kendisine ve gerekse de davacıya ait markalar ile endüstriyel tasarımların yanında ... ve ... adlı internet sitelerindeki reklam görselleri mesnet gösterilerek, başvurunun yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde itirazda bulunulduğu, YİDK tarafından yapılan inceleme sonunda ... nolu tasarımın itiraza mesnet 85/89365 sayılı markayla genel izlenim itibariyle benzer olduğu gibi davacının 2014/53161 sayılı markasıyla da aynen tescilli olduğu, 2015/08809-3 nolu tasarımın ise itiraza mesnet 85/89392 sayılı markayla aynen kullanıldığı gibi davacının 2012/91427 sayılı markasıyla da aynen tescilli olduğu gerekçesiyle itiraza mesnet diğer markalar, endüstriyel tasarımlar ve internet sitesi görselleri değerlendirmeye alınmaksızın itirazın kabulüyle ... ve 3 nolu tasarımların tescilinin iptaline karar verildiği, anılan YİDK kararının iptali istemli davada İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, tescili iptal edilen tasarımların 08.06.2013 ve 11.06.2012 tarihli ... adlı internet sitesi görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik koşulunu sağlamadıkları bu görsellerin yenilik kırıcı oldukları, diğer itiraz konuları karşısında başvurunun yeni ve ayırt edici olduğunun mütalaa edildiği, 554 sayılı KHK’nın 5 inci maddesinde yeni ve ayırt edici tasarımların belge verilerek korunacakları, başka bir deyişle bir tasarımın hukuken korunabilmesi için yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiği, bir tasarım başvurusunun tescil edilebilmesi için; tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması ve ayrıca önceki tasarım görsellerine göre ayırt edicilik özelliğinin bulunması gerektiğinin düzenlendiği, aynı KHK'nın 6 ncı maddesinde, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceğine yer verildiği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı sayılacaklarının belirtildiği, buna göre bir tasarımın yeni sayılabilmesi için o tasarımın mutlak yenilik özelliği taşıması, eş anlatımla söz konusu tasarımın dünya çapında daha önce kamuya hiç sunulmamış olması gerektiği, kamu düzenine ilişkin olan mutlak yenilik unsurunun, YİDK iptali davaları ile endüstriyel tasarımların 554 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istemli davalarda, mahkemelerce YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen araştırılması ve tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, YİDK tarafından da re'sen mutlak yenilik incelemesi yapılması gerektiği, YİDK'in hem itiraza mesnet bilgi ve belgeler kapsamında hem de re'sen mutlak yeniliği incelemesi gerektiği, aksinin kabulünün tasarım hukukunda mutlak yenilik unsurunun kamu düzenine ilişkin olması ilkesiyle bağdaşmayacağı, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli, 2021/11-943 E. ve 2023/288 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, ayırt edicilik unsurunun incelenmesinde mutlak yenilik unsurundan farklı olarak re'sen inceleme yapılmasının, ayırt edicilik unsurunun kamu düzeniyle ilgisi bulunmadığından mümkün olmayıp, mahkemelerce taraflarca getirilme ilkesi çerçevesinde tarafların getirdiği bilgi ve belgeler kapsamında bir inceleme yapılması gerektiği, gerek mutlak yenilik ve gerekse de ayırt edicilik incelemelerinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgi gerektiren hususlar olduğundan mahkemelerce alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacağı, somut olayda kamu düzenine ilişkin olan mutlak yenilik araştırmasının YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen yapılması gerektiği gözetilerek, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalının YİDK'e itiraz aşamasında sunduğu 08.06.2013 ve 11.06.2012 tarihli ... adlı internet sitesi görsellerinin yenilik kırıcı olduğu tespit edildiğine göre bu husus dikkate alınarak karar verilmesi, mutlak yenilik incelemesinin denetime elverişli veya yeterli görülmemesi halinde, alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden mutlak yenilik incelemesi yapılması ve bu incelemenin sonucuna göre yapılacak değerlendirmeyle bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, YİDK iptali davaları ile endüstriyel tasarımların 554 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istemli davalarda, mahkemelerce YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen araştırılması ve tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince alınan ve Dairemizce denetime elverişli ve yeterli görülen bilirkişi raporuna göre davalının YİDK'e itiraz aşamasında sunduğu 08.06.2013 ve 11.06.2012 tarihli ... adlı internet sitesi görsellerinin yenilik kırıcı olduğu, başka bir deyişle dava konusu tasarımların mesnet görseller karşısında yeni ve ayırt edici olmadıkları anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davanın REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40. TL’nin düşümü ile kalan 396,20. TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
3. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
5. Davalı ... Kurumu tarafından istinaf aşamasında yapılan 94,10. TL tebligat ve posta masrafı, 397,80. TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 491,90. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
6. Davalı Genel Müdürlük tarafından istinaf aşamasında yapılan 397,80. TL temyiz yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
8. Davacıdan alınması gereken 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9. Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2. 96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25