SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/763

Karar No

2024/1192

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/763

KARAR NO : 2024/1192

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/05/2019

NUMARASI : 2017/437 E. - 2019/192 K.

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVACI :

VEKİLLERİ :

ASIL DAVADA DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Dairemizce verilen 16/12/2021 tarih ve 2020/507 Esas 2021/1608 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarih ve 2022/6161 Esas 2024/741 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 33 yılı aşkın zamandan bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” markasının 33 yılı aşkın sürede kesintisiz kullanımı ile sağlık hizmetleri alanında müvekkili ile özdeşleştiğini, en eskisi 1996 yılında olmak üzere ... markasının tescilli sahibi olduğunu, sözü edilen markaların 177751, 2009 30233 ve 2009 30234 numaralı markalar olduğunu, müvekkilinin ... markalarının 41. sınıfta yer alan hizmetler üzerinde 20 yıldır tescilli olduğunu ve 33 yılı aşkın süredir de gerçek hak sahibi olduğu markaların seri markası niteliğindeki "... ..." markasının 41. sınıfta tescil ettirmek istediklerini, başvurularının daha önce tescilli olan 177751 sayılı ... markalarının kapsamı ile aynı hizmetlere ilişkin olduğunu, redde dayanak gösterilen markaların sahibi ile müvekkili arasında İstanbul’da görülmekte olan ve 177751 sayılı markalarından kaynaklı ihtilaf konusu nedeniyle başvurularının reddedildiğini, dava konusu YİDK kararının hukuki uyuşmazlığın aslını bilmeksizin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun farazilere dayalı olduğunu, YİDK kararında dayanak alınan yargılamada müvekkilinin 177751 sayı ile tescilli markasının 41. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. FSHHM’de açılan davada müvekkilinin markasının bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle kısmen iptaline karar verildiğini, İstanbul 2. FSHHM’nin 2014/242 E. ve 2016/23 K. sayılı kararını temyiz ettiklerini, dosyanın hâlihazırda Yargıtay 11. HD. 2016/8543 E. sayılı dosya üzerinden incelenmekte olduğunu, bu dosyanın incelemesinin devam etmesi nedeniyle müvekkilinin iş bu davaya konu 2016/20794 sayılı marka başvurusu bakımından herhangi bir etkisinin olmayacağını, Kurumun gerekçe olarak gösterdiği davanın 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle gerekçe gösterilen davanın konusuz kaldığından reddedileceğini, müvekkilinin marka başvurusunun reddine dayanak gösterilen 2014/28809 ve 2014/28803 sayılı "..." marka başvurularının reddine karar verildiğini, dava konusu YİDK kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iptali gerektiğini ileri sürerek, 2016/20794 sayılı ... ... marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Şirket vekili, davacının 41. sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetlerinde ... ibareli markasını kullanmamasına rağmen bu hususun bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile tespit edilmesine rağmen salt sicilde hak sahibi olmasına istinaden kötü niyetli bir şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle davaya konu edilen YİDK kararının bütünüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın "şekil+... ..." ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da müktesep hak oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2. FSHHM’nin 2014/242 2016/23 K. sayılı kararı ile davacıya ait ... (177751) ibareli markanın 41. sınıftaki bazı hizmetleri yönünden mahkemece iptal kararı verilmesinden 5 gün sonra, şekil+... ... (2016/20794) ibareli (önceki marka ile sonraki başvuru markasının asli unsurları aynı olan şekilde) aynı sınıfta (41. sınıf) marka başvurusu yapıldığı, bu durumdan bakıldığında davacı tarafın ... (177751) adlı markanın iptali halinde bu kararın sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), mahkeme kararlarının uygulanmasını önleyecek şekilde asli unsuru aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin marka olarak başvurusunu yapmasının gerek 556 sayılı KHK'nın 35 gerekse Medeni Kanun'un 2. maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış sergilemediği, davacının kazanılmış hak iddiasını dayandırdığı markanın kullanımının taraflar arasında çekişme konusu oluşturması karşısında davacının önceki markasından kaynaklı olarak kazanılmış hakkının bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili , müvekkilinin marka başvurusunun seri marka yaratmak amacı ile yapıldığını, kapsamlarının aynı bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun iyi niyetle yapıldığını, müvekkilinin birçok marka tescilinin bulunduğunu, mahkemece esas alınan kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 16/12/2021 tarih ve 2020/507 Esas, 2021/1608 Karar sayılı kararıyla ile Mahkemece, başvurunun, davacı tarafın ... (177751) ibareli markası hakkında verilebilecek olan iptal karanının sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), mahkeme kararlarının uygulanmasını önlemek için yapıldığı, bunun 556 sayılı KHK'nın 35 inci ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, kötü niyetin ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka başvurusunun davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı, diğer yandan davacının önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğuna dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 05/02/2024 TARİH VE 2022/6161 ESAS- 2024/741 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ:Dairemiz kararının, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, münhasıran " ..." ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescilli olduğu, davaya konu marka başvurusunun ise "... ..." ibaresinden ve şekil unsurundan oluştuğu ve 41. sınıfta yer alan hizmetlerde tescili için yapıldığı, davacının önceki tarihli markasıyla işbu davaya konu markanın esas unsurları aynı olduğu gibi başvurunun, önceki marka hakkındaki davada kullanmama nedeniyle iptal edilen hizmetleri aynen içerdiği, davacının, kullanmama nedeniyle iptal edilen markasında yer alan esas unsuru, karardan sadece beş gün sonra ve üstelik de kullanmama nedeniyle iptal edilen sınıflarda tescil ettirmek için yaptığı başvurunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacı taşıdığı aşikar olup bu amaçlarla yapılan bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının kabulü gerektiği, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 177751 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline hükmettiği 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararının, taraf vekillerince temyiz edildiği, Dairenin 19.03.2018 tarih, 2016/8543 E., 2018/2067 K. sayılı kararıyla, davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarih, 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyularak, davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği ve 177751 sayılı markanın halen ayakta olduğu, ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sebebiyle davacının önceki tarihli markasının halen ayakta olmasının sonuca bir etkisi bulunmadığı, bu durum başlangıçta var olan kötü niyeti ortadan kaldırmadığı, zira başvurunun yapıldığı tarih itibariyle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğu ve başvurunun, yukarıda da ifade edildiği üzere iptal kararının olası menfi sonuçlarından kurtulmak amacıyla yapıldığı, başka bir deyişle, kullanmama nedeniyle iptal davasının davacının aleyhine sonuçlanmamasının, davaya konu marka başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacıyla yapıldığı gerçeğini değiştirmediği, bu itibarla, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.

Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının önceki tarihli 177751 sayılı markasıyla işbu davaya konu başvurunun esas unsurları aynı olduğu gibi başvurunun, önceki marka hakkındaki davada kullanmama nedeniyle iptal edilen hizmetleri aynen içerdiği, davacının, kullanmama nedeniyle iptal edilen markasında yer alan esas unsuru, karardan sadece beş gün sonra ve üstelik de kullanmama nedeniyle iptal edilen sınıflarda tescil ettirmek için yaptığı başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacı taşıdığı aşikar olup bu amaçlarla yapılan bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının kabulü gerektiği, kullanmama nedeniyle iptal davasının davacının aleyhine sonuçlanmamasının, davaya konu marka başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacıyla yapıldığı gerçeğini değiştirmediği, bu itibarla, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı anlaşıldığından, asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Asıl ve birleşen davaların REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 31,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 396,2‬0. TL karar ve ilam harcının asıl davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 391,7‬0. TL karar ve ilam harcının  birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

4. Asıl davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davalı ... Kurumuna ve birleşen davada davalı ... Üniversitesine verilmesine,

5. Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 

6.  Asıl davada davalı ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan  99,90. TL tebligat ve posta gideri, 397,80. TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan 497,7‬0. TL yargılama giderinin  asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalı ... Kurumuna verilmesine,

7.  Birleşen davada davalı ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 397,80. TL temyiz kanun yoluna başvuru harcının  birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalı  ... Üniversitesine verilmesine,

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

9. Asıl dava yönünden  davacıdan alınması gereken 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20. TL harcın asıl  davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,   

10-Birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

11-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,

Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı üniversite vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 26/06/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenbölgekonusutaraflarınankaraKararınınİptalitarihözetisayılısavunmalarınınkararistinafderecegerekçesebepleridairesi'ninkararınınYİDKyargıtayilamınınileriadliyeiddiamahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim