Ankara BAM 20. HD 2022/1006 E. 2024/1173 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1006
2024/1173
13 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1006 - 2024/1173
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1006
KARAR NO : 2024/1173
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2022
NUMARASI : 2021/211 E. - 2022/27 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/211 E. - 2022/27 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, "..." ibaresinin eğitim ve yayın sektöründe doğrudan davacıyı çağrıştırdığını ve tanınmışlık kazandığını, davalının davaya konu 2020/104528 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun davacının tescilli/tanınmış/seri markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, davalının tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmak istediğini, zira davalının dava konusu marka başvurusunda bulunurken davacının markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2021-M-4975 sayılı kararının iptaline ve davalı şahsın 2020/104528 sayılı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, markalar benzemediği için de davacının tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisi olmadığını, “...” ibaresinin taşıdığı yerleşik/bilinen anlamı nedeniyle özellikle eğitim-öğretim hizmetlerinde doğrudan tanımlayıcı ve markasal anlamda ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, böyle bir ibarenin özellikle ayırt edici ek sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 41. sınıfa giren tüm hizmetler açısından, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, karşılaştırılan markalar arasında, iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının markalarının tanınmışlığının davalının markasının tesciline engel olabileceği, davacının “kötü niyet” iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 01.07.2021 tarih 2021/M-4975 sayılı kararının tüm emtialar bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu markanın "... “ ibarelerinden oluşturulduğunu, ortalama tüketicilerin bu ibareyi yapay parçalara bölerek içinden sadece "... " ibaresini seçip ön plana çıkarmasının makul ve beklenebilir olmadığını, markalar görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin biçimde farklılaştığını, orijinal niteliği az olan ve bu nedenle ayırım gücü zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için, tescili istenen yeni markada ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli olacağını, markalar benzer olmadığından SMK'nın 6/4 ve 6/5.maddesi şartlarının oluşmadığını, başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasının tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlayan bir husus olarak kabul edilemeyeceğini, kötüniyetin ispatlanamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet "..." asli unsurlu markaları ile dava konusu 2020/104528 sayılı "..." ibareli başvuru arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklanan benzerlik bulunduğu, "..." ve "..." ibarelerinin "..." kelimesine vurgu yaptığı ve başvuruyu davacı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2018 tarih ve 2017/818 E.-2018/6421 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 19.04.2017 tarih ve 2015/14476 E.-2017/2251 K. sayılı kararında ise "....com" ibareli markaların davacının itiraza mesnet markasıyla benzer bulunduğu, bu hale göre taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılması halinde SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut olayda markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, öte yandan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacıya ait "..." ibareli markaların “eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünleri” bakımından tanınmış olduğunun hem dava hem de marka işlem dosyasına sunulan belgelerle ispatlandığı, bu tanınmışlığın da davacı başvurusunun tesciline engel teşkil ettiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25