Ankara BAM 20. HD 2022/1001 E. 2024/1170 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1001
2024/1170
13 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1001 - 2024/1170
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1001
KARAR NO : 2024/1170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2022
NUMARASI : 2021/234 E. - 2022/84 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 tarih ve 2021/234 E. - 2022/84 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacının kurulduğu 2010 yılından beri hızla gelişip büyüyerek Türkiye’nin lider e-ticaret şirketi haline geldiğini, davacının “...” markasının “tanınmış marka” statüsüne alınmış olduğunu, 2020/48383 sayılı “... ...” markasının davacı tarafından e-ticaret ortamında hizmete sunulan hızlı market faaliyetlerinde kullanıldığını ve bilinir hale geldiğini, davacının markalarında kullanılan “...” ibaresinin özel tasarımı haiz logosunun, hiçbir teknik zorunluluk bulunmadığı halde davalının 2020/54128 sayılı "... ..." ibareli başvurusunda aynen kopyalanmış olduğunu, bu benzerlik nedeniyle karşılaştırılan markaların iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, davacının markasında geçen “...” ibaresinin çatı marka hüviyetinde olması ve davalının markasında geçen “transfer” ibaresinin de tasviri/tanımlayıcı/jenerik bir kelime olması nedeniyle işaretlerin benzerlik açısından karşılaştırılması esnasında bu unsurların dikkate alınamayacağını, davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmak istenildiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 02.07.2021 tarihli ve 2021-M-5143 sayılı kararının iptalini ve 2020/54128 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; taraf markalarının benzer olmadığını, davalının markasının genel kompozisyonun markaların görünümlerini farklı kılmaya yettiğini, taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin bulunmasından hareketle markaların benzer olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, zira bu ibarenin davacı tarafından yaratılmış/ fantezi bir ibare olmadığını ve özellikle de uyuşmazlık konusu hizmetler açısından markasal hüviyetinin düşük olduğunu, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının tanınmış bir marka olmadığını, davacının “...” markasının tanınmışlığına huzurdaki uyuşmazlıkta dayanmasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının da yeterli delil ile ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Gökhan Aka, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas unsur olan “...” ibaresinin aynı şekilde okunduğu göz önünde bulundurulduğunda, markaların kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan bir derecede yakınlaştığı, taraf markalarında geçen bu ibarenin, yukarıda incelenen yerleşik/bilinen anlamından dolayı, markaların tüketici zihninde yarattığı algının farklılaştığının da söylenemeyeceği, ayrıca; taraf markalarında bu ibarenin özel bir tasarımla yazılmış olması ve bu tasarımın da “akan, giden, hareket halinde ve hızlı” algıları yaratacak bir sembol olması nedeniyle, işaretleri gören tüketicilerin aklına ilk ve aynı olarak bu kavramların geleceği, sonuç olarak karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm hizmetler bakımından somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, her ne kadar bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesi düşük değilse de; halkın söz konusu markalarla piyasaya sunulan hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği, hatta tarafların ortak bir çalışma içinde bulunduğu düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartlardan birinin gerçekleştiğinin/gerçekleşme ihtimali olduğunun ve/veya davacının bu markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin dava/marka işlem dosyasına sunulmuş herhangi bir delil ya da belge ile ispatlanamadığı, bu nedenle davacının markasının “tanınmışlık” iddialarının, davalının 2020/54128 sayılı markasının tesciline/hükmüne bir etkisinin/engelinin olamayacağı, davacının “kötü niyet” iddialarının yerinde olmadığı, dava konusu edilen 02.07.2021 tarihli ve 2021-M-5143 sayılı YİDK Kararının iptali ile hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 02.07.2021 tarih 2021/M-5143 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markada kullanılan şekil, renk ve kelime unsurları göz önüne alındığında, sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de markalar arasında bir benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, markalarda kullanılan esaslı unsurlar ve tertip tarzlarının tamamen farklı olduğunu, mahkemece salt ayırt ediciliği olmayan "..." ibareleri üzerinden benzerlik ve iltibas ilişkisi kurulduğunu, markaların farklı bir bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğunu ve çakışmanın ayırt edici olmayan/zayıf bileşenlerde kısmen gerçekleştiğini, mahkemenin ilgili tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğunu kabul ettiği halde markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu söylemesinin çelişki arz ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvuruya itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/54128 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2020/48383 sayılı "... ..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse itiraza mesnet markanın asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi bir akışı temsil eden tertip tarzları itibariyle de markalar arasında yüksek dereceli görsel benzerlik bulunduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün olduğu ve marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, uyuşmazlık konusu hizmetlerin itiraza mesnet marka kapsamında da aynen yer aldığı, bu itibarla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2024 tarih, 2022/4963 Esas, 2024/1204 Karar sayılı kararında "... +" ibaresinin ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2020 tarih, 2019/2814 Esas, 2020/816 Karar sayılı kararında da “...’ ...” ibaresinin “...” esas unsurlu markalarla benzer olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25