SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2022/926 E. 2024/1169 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/926

Karar No

2024/1169

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/926

KARAR NO : 2024/1169

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/03/2022

NUMARASI : 2020/387 E. - 2022/66 K.

DAVACI-KARŞI DAVALI :

VEKİLİ :

DAVALI-KARŞI DAVACI

DAVANIN KONUSU : Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2022 tarih ve 2020/387 E. - 2022/66 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı ..., asıl davada davalı-karşı davacı ... Mimarlık, birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalı ... Mimarlık, birleşen davada davalı ...

tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin, 20, 37 ve 42.sınıflarda tescilli 2017/83849 sayılı "...+ şekil" ibareli marka ile 35.sınıfta tescilli 2018 96915 sayılı "...+ şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, dava konusu markaların esaslı unsurlarından biri olan “...” sözcük grubunun, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsuru olduğunu, markalar ve ticaret unvanının bu esas unsurunun müvekkili şirket tarafından markasal ve unvansal olarak 2011 yılından beri Türkiye çapında fiziki ve sayısal ortamlarda kullanıldığını ve markaya marufiyet kazandırılğını, davalılar ... Mimarlık, ... – ... Yazılım Hizmetleri ve diğer alan adı sahiplerinin Türkiye’de faaliyet gösteren profesyonel ticari teşebbüsler olduğunu, müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyette bulunduklarını, davalıların faaliyet konuları arasında 20, 35, 37 ve 42. sınıflardaki ürün ve hizmetlerin yer aldığını, yapılan araştırmada Davalı ...’ın; “ankaraicmimarlikfirmalari.com, ankaraicmimarlikfirmalari.net, ankaraicmimarlikfirmalari.org, ankaraicmimarlikfirmasi.com, ankaraicmimarlikfirmasi.net, ankaraicmimarlikfirmasi.org” ibareli alan adları ile bu alan adları üzerinde erişim sağlanan davalı ... mimarlık’a ait web sitelerinde bire bir, davalı ...’ın “....net” alan adları üzerinden erişim sağlanan davalı ... Mimarlık’a ait web sitelerinde bire bir dava konusu 2017/83849 ve 2018/96915 sayılı markalarının esas unsurlarından olan “...” sözcük grubunu özellikle internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ve benzeri şekilde kullanıldığını, (dava dilekçesinin 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sırasındaki alan adı sahipleri olan davalıların ise “....com, ....com.tr” alan adları üzerinden erişim sağlanan davalı ... Mimarlık’a ait web sitelerindeki kullanım bakımından dava tefrik edilmiştir), çekişmeli sözcük grubuyla aynı, benzer ya da farklı isimler altında tescil ettirilmiş alan adları üzerinden erişim sağlanan web sitelerinde ticaret mevkiine koyulan ürün ve hizmetler üzerinde aynı markayı markasal olarak istimal ettiklerini, “...” sözcük grubunun 6769 s. SMK 5/1(b) maddesi kapsamında kalmadığı, davalılarca kullanılan alan adlarında ve web sitelerinde “...” sözcük grubunun birebir ve markasal şekilde kullanıldığını, bu kullanımlar ile müvekkili markaları ve ticaret unvanı arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ve bu kullanımların 6769 s. SMK 6/1(b) ile 7/1(b) maddeleri anlamında marka ihlali ve TTK 56. maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 5. maddesine ve özellikle 5/c maddesi kapsamında tanımlayıcılık nedenine dayalı olarak açılmış hükümsüzlük davasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin marka ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitine, müvekkiline ait 2017/83849 ve 2018/96915 sayılı markaların 20, 35, 37 ve 42. Sınıflardaki ürün ve hizmetlerde her türlü kullanımının önlenip durdurulmasına, davalıların yarattıkları haksız rekabetin tespitine, ref’ine ve men’ine, davalıların yarattıkları marka ihlali ve haksız rekabete konu ürünlere el konulmasına, bu ürünlerin şekillerinin marka ihlali ve haksız rekabet yaratmayacak şekilde değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde imhalarına, hizmetlerin durdurulmasına, sayısal ortamlarda yapılanlar yönünden içeriğin çıkartılmasına, mümkün olmazsa erişimin engellenmesine ya da web sitesinin kapatılmasına, mahkemece tesis edilecek olası kabul kararının Türkiye genelinde yayımlanan üç ayrı gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davada davacı ... MİMARLIK VE TİC. A.Ş. ve davalı ... vekili, davacı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2018/96915 tescil numaralı ...; 2017/83849 tescil numaralı ... ibareli markanın sahibi olduğunu, davacının marka olmayacak bir sözcüğü tescil ettirdiğini ve piyasadaki rekabeti olumsuz yönde etkilediğini, bu nedenle davacı hakkında hükümsüzlük karşı davası açıldığını, açılan bu davanın ön sorun olarak ele alınması ve birlikte görülmesi gerektiğini, davacı markaları hükümsüz kılındığında, işbu davanın dayanak noktası ortadan kalkacağından bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ortağı olan ...’nün babası ile birlikte ticari hayata başladığını ve birlikte “...” ibaresini marka olarak tescil ettirdiklerini, müvekkilinin bu markayı kullandığını, bunun dışında davacının markasını kullanma durumu olmadığını, davacı şirketin marka olmayacak bir sözcüğü tescil ettirdiğini ve piyasadaki rekabeti olumsuz yönde etkilediğini, müvekkili şirketin Türkiye’de ve Ankara’da önemli bir yer tutmaya başladığını ve Ankara’da "..." hizmeti arayan kişilerin arama motorunda müvekkili ile karşılaştıklarını, davacının bu durumdan rahatsız olduğunu, müvekkili şirketin Ankara’da faaliyette bulunduğunu, "Ankara" ibaresini de esaslı unsur olarak markasında tescil ettirdiğini, bu sözcükleri iyi niyet ölçülerinde kullandığını, davacı markasının, rekabeti engellediğini ve kamu düzenine de aykırılık taşıdığını savunarak, hükümsüzlük karşı davasının ön sorun olarak ele alınmasını ve davacı yanın tüm istemlerinin reddedilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili; davacı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2018/96915 tescil numaralı "..." ibareli ve 2017/83849 tescil numaralı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin alan adları üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını ve bu alan adlarını devrettiğini, bu sebeple öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davacı şirketin marka olamayacak bir sözcüğü tescil ettirdiğini ve bu suretle piyasadaki rekabeti olumsuz yönde etkilediğini, bu nedenle davacı hakkında diğer davalı ... Mimarlık A.Ş tarafından hükümsüzlük karşı davası açıldığını, açılan davanın öncelikle ön sorun olarak ele alınması ve birlikte görülmesi gerektiğini, davacı markaları hükümsüz kılındığında işbu davanın dayanak noktasının ortadan kalkacağını, davacı vekilinin hangi davalının hangi eylemlerinin hangi hukuki kurumları ihlal ettiğini açık açık belirtmediğini, dava tarihi itibariyle alan adı sahibi olmayan müvekkilinin alan adı tescilinin marka ihlali olmasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin alan adında "..." ibaresi bulunduğunu ancak, müvekkilinin bu alan adlarını alırken, davacının marka hakkını bilmediğini, bir alan adı alınırken bir başkasının markasının aynısı veya benzeri olmasının da önem taşımadığını, müvekkilinin sadece internet ortamında insanların arama işlemlerinde kolaylık olması adına bu ibareleri aldığını, "Ankara" ibaresini taşıyan birçok marka bulunduğunu, "..." ibaresinin ise zaten tek başına tescil edilemeyeceğini, dolayısıyla müvekkilinin insanların arama motorlarında ne şekilde arama yapacağını düşünerek bir alan adı aldığını, davacı yanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında kanuna aykırı bir marka tescili gerçekleştirdiğini, SMK’nin 5.maddesinin 1. fıkrasının c bendinde, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin tescil edilemeyeceğini, müvekkilinin bu alan adlarını aldığı tarihte davacının söz konusu markasının tescilli olmadığını, müvekkilinin ne kayıt esnasında ne de kullanım esnasında kötü niyetli hareket etmediğini, müvekkilinin bu markayı herhangi bir şekilde kullanmadığını, davaya konu alan adının kullanımının ise hukuka uygun olduğunu, davacı markasının rekabeti engellediğini, bu yönüyle kamu düzenine de aykırılık taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

ASIL DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, asıl davanın “....com” alan adı sahibi, “....com.tr” isimli alan adı sahibi de davalı gösterilerek ikame edildiği, ancak işbu davalılar yönünden dosya tefrik edildiğinden bu hususta değerlendirme yapılmadığı, yine davaya konu olan “....org” ibareli alan adlarının 29.03.2021 tarihli WIPO kararı doğrultusunda davacı şirkete devredildiği, işbu markalar yönünden rapor tarihi itibariyle çekişmenin sona erdiği, dolayısıyla davada halen çekişmeli olan 15 internet sitesi itibariyle (....net)yapıldığı, yapıldığı, çekişme konusu olan 15 adet internet sitesinin tamamında “...” ibaresinin kullanımının gerçekleştiği, davalının, çekişme konusu sitelerde “... (OFİSİ) olarak” şeklindeki ifadelerinin markasal etki yarattığı, zira "..." ibaresinin davacının tescilli markası olup, bütünsel olarak ele alındığında gündelik hayatta sıklıkla kullanılan “açıklayıcı” bir söz bütünü olmadığı, her ne kadar davalı yan, söz konusu kullanımların “Ankara’da Mukim ... Ofisleri”ni ifade ettiğini savunmuşsa da, somut olayda tespit edilen tüm kullanımların bu mahiyette olmadığı, aksine bir işletmenin hizmetlerini, diğer işletmenin hizmetlerinden ayırt etmeye yarayacak şekilde markasal etki yarattığı, dava konusu internet sitelerinin tamamında yer alan "..." şeklindeki yönlendirici linklerin ise SMK 7/3-d kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu madde gereği; marka hakkının ihlal edildiğinin kabulü için meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının gerektiği, davalıların "..." ibaresi ile meşru bir bağlantısının olmadığı, Ankara’da faaliyet gösteren bir ... firması olarak internet ortamında kendini tanıtmak ve kolay ulaşılabilir olmak için davacı markasını, markasal etki yaratacak şekilde kullanmasının ise meşru bağlantı kabul edilemeyeceği, zira “...” ibaresi ile davalının https://....com.tr/ sayfasına yapılan yönlendirmennin hizmetin kaynağı konusunda tüketicilerin yanılmasına yol açacak nitelikte olduğu, bu kapsamda, davacının 2017/83849 sayılı "...+şekil" markasının kapsadığı 42. Sınıftaki mimarlık hizmetlerine ilişkin, davalı eylemlerinin davacının marka haklarını ihlal ettiği, somut olayda davalı kullanımlarının davacı markasına haksız rekabet teşkil etmesi için davalının, davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almasının gerektiği, davalının çekişmeli olan 15 internet sitesi içeriğindeki kullanımının (....net) ve kendi internet sayfasına yaptığı yönlendirme ile "..." markası bakımından markanın ticari kaynağında yanılgı yarattığı, bu kapsamda davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, karşı dava yönünden dava konusu markaların "..." ibaresinden oluştuğu, gerek yerleşik Yargıtay kararları gerekse de TÜRKPATENT uygulaması gereği söz konusu marka işaretlerinin 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c maddesi anlamında somut ayırt edici niteliğe sahip bir işaret olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalıların iş ve eylemlerinin marka ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitine, davacıya ait 2017/83849 ve 2018/96915 sayılı markaların 20, 35, 37 ve 42. sınıflardaki ürün ve hizmetlerde her türlü kullanımının önlenip durdurulmasına, davalıların yarattıkları haksız rekabetin ref’ine ve men’ine, davalıların yarattıkları marka ihlali ve haksız rekabete konu ürünlere el konulmasına, bu ürünlerin şekillerinin marka ihlali ve haksız rekabet yaratmayacak şekilde değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde imhalarına, hizmetlerin durdurulmasına, sayısal ortamlarda yapılanlar yönünden içeriğin çıkartılmasına, mümkün olmazsa erişimin engellenmesine ya da web sitesinin kapatılmasına, kararının, masrafı davalılara ait olmak üzere Türkiye genelinde yayımlanan 1 gazetede bir defa ilan edilmesine, karsı davanın reddine karar verilmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılara ait web siteleri üzerinde özellikle iş bu dava tarihinden önceki tarihli kullanımlar açısından webarchieve kayıtları üzerinden yapılan araştırmalarda, davalı sitelerin tamamında davacı yanın tescilli markasındaki “...” ibarelerinin tamamının bütün olarak ve kalıp şeklinde ya başlık sekmesi, ya içerik açıklaması ya da anahtar kelime olarak kullanıldığı, bu kullanımın bütün olarak Ankara ilinde bulunan ... ofislerine yönlendirici jenerik bir tanımlama olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki birtakım kullanımlarda “... OFİSİ OLARAK” şeklindeki tanımlamaların, esasen genelgeçer nitelikte ifade amacıyla değil doğrudan bir iktisadi kaynağa işaret etme amacıyla kullanıldığı, davalılara ait sitelerde kimi yerlerde “...” ibaresi doğrudan üst başlık olarak yine kaynak gösterir nitelikte kullanılmış olup davalıların bu mahiyetteki kullanımlarının SMK m. 7/5 kapsamında değerlendirilebilecek kullanımlar olarak değil, özelikle SMK m. 7/3-d kapsamında kalan kullanımlar olarak değerlendirilebileceği, davacı yanın tescil ile koruma altında olan 2017/83849 sayılı markası ile birebir aynı kalıbın kullanımının, davacı markasından doğan hakların ihlali sonucunu meydana getirebilecek nitelikte sonuçlar doğurabileceği, davalı yanın bu şekildeki kullanımlarının davacı yanın tescilli markalarından doğan hakları ihlal ettiği gerekçesi ile davalıların iş ve eylemlerinin marka ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitine, davacıya ait 2017/83849 ve 2018 96915 sayılı markaların 20, 35, 37 ve 42. sınıflardaki ürün ve hizmetlerde her türlü kullanımının önlenip durdurulmasına, davalıların yarattıkları haksız rekabetin ref’ine ve men’ine, davalıların yarattıkları marka ihlali ve haksız rekabete konu ürünlere el konulmasına, bu ürünlerin şekillerinin marka ihlali ve haksız rekabet yaratmayacak şekilde değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde imhalarına, hizmetlerin durdurulmasına, “....com.tr” alan adlı internet sitelerinin sayısal ortamlarda yapılanlar yönünden içeriğin çıkartılmasına, mümkün olmazsa erişimin engellenmesine ya da web sitesinin kapatılmasına, kararın, masrafı davalılara ait olmak üzere Türkiye genelinde yayımlanan bir gazetede bir defa ilan edilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davalı-karşı davada davacı ... Mimarlık ve Tic.A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait "..." markasını tek başına kullanmadığını, diğer sözcüklerle birlikte gerçekleşen kullanımların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu şekilde Ankara'da ... arayan kişilere ulaşılmaya çalışıldığını, müvekkilinin Ankara’da faaliyette bulunması nedeniyle bu ibareleri kullanımı yönünden meşru bağlantı bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacı/karşı davalının "..." ibaresini marka olarak alarak internet ortamında serbest rekabeti bozduğunu, davacı/karşı davalı tarafın "İzmir ..." ve "İstanbul ..." markaları için de başvuruda bulunduğunu, bu durumun kötü niyetin göstergesi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu alan adları üzerinde davadan haberdar olduğu tarihte hak sahipliği bulunmadığından davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, bir an için aksi farz edilecek olsa dahi, müvekkilinin bu alan adlarını aldığı tarihte davacı başvurucunun dava konusu markasının tescilli olmadığını, dava tarihi itibariyle alan adı sahibi olmayan müvekkilinin alan adı tescilinin o dönemde var olmayan bir markayı ihlalinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sadece internet ortamında insanların arama işleminde kolaylık olsun diye bu ibareleri aldığını, davacının markasının tescil edilmemesi gereken yaygın kullanılan ibarelerden oluştuğunu, müvekkilinin kötü niyetli hareket etmediğini, dürüst kullanım içinde olduğundan haksız rekabetin söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapalarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davada husumet ehliyetinin olmadığını, davaya konu alan adları üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, müvekkilinin "..." alan adını aldığı tarihte davacı başvurucunun dava konusu markasının tescilli dahi olmadığını, davaya konu alan adında "..." ibaresi de bulunmadığını, müvekkilinin, hukuki yönden haksız bir davranış içinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davalılar ... Mimarlık A.Ş ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kullanımlarının tek başına "..." şeklinde olmadığını, davacının "..." ibaresini marka olarak alarak, internet ortamında serbest rekabeti bozduğunu, davacının kötüniyetli olarak bu markaları aldığını, ortada SMK açısından bir hukuka aykırılık yani marka hakkının ihlali olmadığından haksız rekabetin de oluşmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Asıl dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, karşı dava, marka hükümsüzlüğü, birleşen dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 7/3-d maddesi uyarınca marka hakkı sahibinin " İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması" fiillerinin önlenmesini talep etme hakkı bulunduğu, somut olayda davacının 2017/83849 ve 2018/96915 sayılı “...” ibareli markalarının uyuşmazlık konusu web sitelerinde ticari etki yaratacak biçimde markasal nitelikte kullanıldığı, bu kullanımların aynı zamanda TTK'nın 54 vd.maddeleri uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği, öte yandan davacının “...” ibareli markalarının somut ve soyut ayırt edici niteliği haiz olduğu ve SMK'nın 5. maddesi kapsamında mutlak tescil engeli nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı ..., asıl davada davalı-karşı davada davacı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş., birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş., birleşen davada davalı ...'nün istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.  Asıl davada davalı ..., asıl davada davalı. karşı davacı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş., birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalılar ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş. ve ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca asıl davanın kabulü yönünden alınması gereken  427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0'ar. TL'nin asıl davada davalı ... ve asıl davada davalı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş.'den ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	

3. Harçlar Kanunu uyarınca karşı davanın reddi yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının  karşı davada davacı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş.'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	

4.  Harçlar Kanunu uyarınca birleşen davanın kabulü yönünden alınması gereken 427,60'ar TL  maktu istinaf karar ve ilam harcından, istinaf başvurusunda yatırılan  179,90'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70'er TL'nin birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalı ... Mimarlık ve Ticaret A.Ş., birleşen davada davalı ...'den  ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	

5. İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,

6. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenmimarlıktecavüzkonusutaraflarınankaratürkpatentözetitespitisavunmalarınınistinafdereceolarak”rekabetingerekçeMarkasebeplerihaksızvehakkınakararınınofisibirleşenönlenmesiileridavadaiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim