Ankara BAM 20. HD 2022/999 E. 2024/1162 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/999
2024/1162
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/999 - 2024/1162
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/999
KARAR NO : 2024/1162
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2022
NUMARASI : 2021/166 E. - 2022/64 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2022 tarih ve 2021/166 Esas - 2022/64 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacının "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile niahi olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait 2000/11816, 2003/10151, 2008/30580, 2011/13347, 2011/13356, 2011/13362, 2011/13366 ve 2018 78390 sayılı ve “...” ibareli markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olduğu “...” ibareli markalarının tanımlayıcı bulunmayıp, yoğun kullanım sebebiyle ayırt edicilik kazandığına dair verilmiş pek çok emsal yargı kararı bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’ın 20.04.2021 tarihli ve 2021-M-2986 sayılı kararının iptalini ve 2019/132767 sayılı markanın 30. sınıf, 35. sınıfın 30. sınıflara ilişkin emtiaları ve 43/1. sınıfta yer alan emtialar yönünden tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davalının 1975 yılından bu yana tatlı sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalının dava konusu edilen markasında esas unsur konumunda bulunan “...” ibaresinin davalının adı olduğunu, markada geçen “...” ibaresinin ise, davalının icadı olan ... kadayıf tatlısından yola çıkılarak oluşturulmuş tanımlayıcı role sahip tali/yardımcı unsur olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların marka işaretleri arasınfa görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı, karşılaştırılan işaretlerde geçen “...” ve “...” ibarelerinin davaya konu gıda ile ilintili emtiaların bir kısmı bakımından markasal hüviyette ayırt ediciliği çok düşük/zayıf ibareler olduğu, davacının “...” ibaresine “bisküviler” açısından kullanım sonucu ayırt edicilik katmış olduğu ispat edilebilmiş ise de, dava konusu edilen gıdayla ilintili tüm emtialar açısından markasal anlamda korunması gereken ilave bir ekonomik değer kattığının ispat edilemediği, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin "... ... " ibaresinin marka olarak tescili için 25.12.2019 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvuru kapsamında 29, 30, 35 ve 43 sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun, 29 sınıf "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri
(tereyağı dahil)." malları ve 30. sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı
içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer,
börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” malları yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, başvuru kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden başvurunun ilanı üzerine, davacı Şirketin 2018/78390 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak iltibas iddiasıyla itiraz ettiği, davacı itirazının Markalar Dairesince reddine karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı itirazının da YİDK'ın 2021-M-2986 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 22.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 2 aylık hak düşürücü süre içerisinde 11.06.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı vekili dava dilekçesinde marka hükümsüzlüğü istemini başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile 30. sınıf malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler ve 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan mal ve hizmetlerle sınırlandırmasına rağmen YİDK kararının iptali istemi yönünden böyle bir sınırlandırma yapmadan YİDK kararının iptalini talep ettmiştir. Davacı tarafça, başvurunun ilanına , başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden itiraz edildiğinden, YİDK kararının iptali istemi yönünden uyuşmazlık konusu, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden ise başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile 30. sınıf malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler ve 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan mal ve hizmetleridir.
Ayrıca, davacı taraf davalı Kurum nezdindeki itirazlarında sadece 2018/78390 sayılı markasına dayandığından, YİDK kararının iptali istemi bakımından, iltibas değerlendirmesinde sadece bu markanın, dava dilekçesinde ise bahsi geçen marka yanında 2000/11816, 2003/10151, 2008/30580, 2011/13347, 2011/13356, 2011/13362
ve 2011 13366 sayılı markalarına da dayandığından marka hükümsüzlüğü istemi bakımından iltibas değerlendirmesinin 2018/78390 sayılı marka ile birlikte anılan davacı markalarının dikkate alınarak yapılması gerekmiştir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, dava konusu başvuru kapsamında, 29, 30 sınıf mallar, 35 sınıfın 1-2-3-4-5 (29,30,31,32 ve 33. Sınıf malların satışına özgü) alt gruplarında yer alan hizmetler ile 43. sınıfta yer alan hizmetler yer almaktadır. Davacının 2018/78390 sayılı markası sadece 30. Sınıfta, 2000/11816, 2003/10151, 2008/30580, 2011/13347, 2011/13356, 2011/13362
ve 2011 13366 sayılı markaları da 29 ve 30. Sınıf mallarda tescillidir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıfta yer alan tüm mallar davacının itir yer almaktadır. Ayrıca ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan, davacının markaları kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların satışına özgü satış hizmetleri benzer olduğu gibi dava konusu başvuru da yer alan 43. sınıfın 1. Alt grubunda yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri ile davacının markaları kapsamında yer alan 29 ve 30 sınıf gıda malları benzer ihtiyaçları karşıladığından, benzer kabul edilmelidir. Bu duruma göre, davadaki YİDK kararının iptali istemi yönünden, dava konusu başvuru ile davacının 2018/78390 sayılı markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf tüm mallar, 35. Sınıfta 30. sınıfta yer alan malların satışına özgü hizmetler ve 43. sınıfın 1. alt grubunda ye a lan "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, sayılanlar dışında başvuru kapsamında yer alan 29, 35 ve 43 sınıf mal ve hizmetler yönünden ise böyle bir benzerliğin bulunmadığı, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden ise uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince, dava konusu başvuru "... ..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının 2018/ 78390, 2000/11816, 2003/10151, 2008/30580, 2011/13347, 2011/13356, 2011/13362
ve 2011 13366 sayılı marklarının asli unsurunu da "..." ibaresi oluşturmaktadır. Zira davacının bahsi geçen markalarında yer alan "..." ibaresinin davacının çatı markası olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Yine davacının bahsi geçen bir kısım markalarında yer alan “lezzetinde hafiflik var!”
ibaresi ile ürün içeriğine atıf yapan ibareler ve şekil unsurları da ayırt ediciliği bulunmayan veya zayıf olan tali nitelikte unsurlardır. Buna göre yapılan değerlendirmede, davacının markalarının asli unsuru "..." ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurlarından olan "..." ibaresi arasında görsel ,işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerekir. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmaması gereklidir. Somut uyuşmazlık bakımından da "..." ve "..." ibarelerinin taraf markalarında yer almasının iltibasa neden olup olmayacağının belirlenmesinde, öncelikle anılan ibarelerin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği emtia, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf tüm mallar , 35. sınıfta 30. sınıf malların satışına özgü hizmetler ve 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"dir. Dava konusu başvuru kapsamında 30. sınıfta yer almamakla birlikte bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler arasında "kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve
fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava,
kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir
buzlar" mallarının satışı hizmetleri bulunmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere “.../...” kelimelerinin ortak kökü olan “...” kelimesinin
Türkçe’deki yerleşik/sıklıkla kullanılan ve herkes tarafından bilinen anlamı; “sütün veya
yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman,
krema”dır ve “...” olarak kullanıldığında da, yine, herkes tarafından bilinen;
“kaymağı olan, üzerine veya içine ... konulmuş olan” anlamını ifade etmektedir. İbarelerin bu anlamı itibariyle, "kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve
fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava,
kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir
buzlar" mallarının satışı hizmetleri yönünden satılan ürünün içeriğine ve niteliğine atıf yaptığı, sayılan hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı kanaatine varıldığından, tarafların markaları arasında bahsi geçen 30. Sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Sayılan hizmetler dışında dava konusu başvuru kapsamında kalan ve emtia benzerliği şartının gerçekleştiği 30. sınıf, 35, ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden ise ".../..." ibarelerinin ürünün içeriğine niteliğine atıf yaptığı bu bağlamda ayırt ediciliğinin bulunmadığı söylenemeyeceğinden bu mal ve hizmetler yönünden tarafların markları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı kabul edilmiştir.
Her ne kadar dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve emtia benzerliği şartının gerçekleştiği 35. sınıftaki "bisküvi" emtiasının satışı hizmetleri yönünden de ".../..." ibarelerinin ayırt edici olmadığı düşünülebilirse de; Yargıtay Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.02.2013 gün ve 2012/18879 E., 2013/6772 K. saylı ilamı ve anılan ilama direnen ilk derece mahkemesi kararının temyizi üzerine verilen YGHK'nın 2014/11-67 E. 2016/607 K sayılı kararında, davacının "..." markasını "bisküvi" emtiası bakımından kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği, bu nedenle davacının "..." ibareli markası ile "... ..." ibareli marka arasında "bisküvi" emtiası bakımından iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, Dairemizce de aynı gerekçelerle başvuru kapsamında yer alan "bisküvi" malların satışına gözü 35. sınıf hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacının gerek YİDK kararının iptali istemi yönünden gerekse de marka hükümsüzlüğü istemi bakımından, tarafların markaları arasında dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf tüm mallar, 35. sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın
alması için. Makarnalar, mantılar, erişteler Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler
için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar,
kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu
çaylar. bisküviler, Sakızlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan
satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile
sağlanabilir.)
ve 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, sayılanlar dışında gerek başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler gerekse de hükümsüzlüğü talep edilen hizmetler yönünden tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2022 gün ve 2021/166 Esas . 2022/64 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
2. Davanın KISMEN KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'IN 20.04.2021 tarihli ve 2021. M. 2986 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın
alması için. Makarnalar, mantılar, erişteler Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler
için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar,
kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu
çaylar. bisküviler, Sakızlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan
satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile
sağlanabilir.)" hizmetleri
ve 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden KISMEN İPTALİNE,
3. Davalı gerçek kişi adına tescil edilen 2019/132767 sayılı ve "... ..." ibareli markanın 30. sınıfta yer alan tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın
alması için. Makarnalar, mantılar, erişteler Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler
için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar,
kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu
çaylar. bisküviler, Sakızlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan
satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile
sağlanabilir.)" hizmetleri
ve 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
4. Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE
5. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30. TL harcın mahsubu ile kalan 368,30. TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.250,00. TL bilirkişi ücreti, 157,00. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 84,90. TL tebligat ve posta gideri, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.712,60. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 1.356,30. TL'ye, 59,30. TL peşin harç ile 59,30. TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.474,90. TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
11-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25