Ankara BAM 20. HD 2022/959 E. 2024/1151 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/959
2024/1151
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/959
KARAR NO : 2024/1151
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2022
NUMARASI : 2021/97 E. - 2022/46 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men'i, Durdurulması, İmha, Maddi ve Manevi Tazminat, Marka Hükümsüzlüğü, İlan
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/02/2022 tarih ve 2021/97 E. - 2022/46 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 44 yıldır tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ve “...” markalarının 2001 yılından bu yana 25. ve 35. sınıflarda
tescilli olduğunu, her yıl reklam ve tanıtım harcamalarına ciddi
kaynak ayırarak tv, radyo, gazete ve dergilerde markası için reklamlar yayınladığını, davalının da
tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının “...” markasının 25. ve 35. sınıflarda
tescilli olduğunun ve “...” adresli sitesi ve ... gibi siteler aracılığıyla ticari
faaliyette bulunulduğunun öğrenilmesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalının
müvekkiline ait markayı haksız bir şekilde kullanmaya devam ettiğini, davalının
markasının iş elbiseleri satışına yönelik olsa da müvekkili açısından haksız rekabet oluşturduğunu,
davalının markasının ana unsuru “...” ibaresi olduğundan müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzünün tespitine, men’ine, durdurulmasına, davalının 2019/47739 sayılı markasının hükümsüzlüğüne, üretimde ve satışta kullanılan araçların imhasına,
kararın ilanına, şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan
alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamından, davacının "...-..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında "..." ibaresinin asli ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, mal/hizmet benzerliğinin de oluştuğu, tüketicilerin asli unsurlardaki işaret benzerliği nedeniyle her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi nedeniyle iltibas bulunduğu, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK'nın 282. maddesindeki "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle iştirak edilmediği, davalı markası hakkında SMK'nın 25/1. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da oluştuğu, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının ise bulunmadığı; davacının "...-..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli markasal kullanımı arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesine göre "tescilli marka sahibine kullanım dahil münhasır bazı haklar sağladığından ve kanunla koruma da tescil yoluyla elde edildiği" hükmünden hareketle davalının terkin edilmediği sürece tescilli olan "..." ibareli markasını markasal anlamda kullanmasında marka tecavüzü/haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafa ait 2019/47739 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tazminat davası yönünden arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle, davanın usulden reddinin gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin davaların yığılması durumunda arabuluculukla ilgili kararının hatalı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, "..." ibaresinin neyin kısaltması olduğuna dair izlenim vermediğini, davacı markasının tanınmış olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, durdurulması, imha, maddi ve manevi tazminat, marka Hükümsüzlüğü ve hükmün ilan istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.05.2023 tarih ve 2023/143-3288 E.-K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 110. maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumunun söz konusu olduğu, birden fazla talebin bulunduğu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası arabuluculuğa tabi ise de markaya tecavüzün tespiti, men'i, durdurulmasına ilişkin davanın, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi olmadığı, bu durumda, arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tahsil davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağı; her iki taraf markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu 2019/47739 sayılı marka ile davacının 2011/73914 ve 2019/31848 sayılı markaları arasında emtia benzerliği de bulunduğundan, davacı markası ile SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa sebebiyet veren davalı markasının SMK'nın 25/1. maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, öte yandan, ilk derece mahkemesi kararını istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, marka tecavüzü yönünden bir inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/07/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25