Ankara BAM 20. HD 2022/1003 E. 2024/1145 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1003
2024/1145
10 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1003
KARAR NO : 2024/1145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2022
NUMARASI : 2021/50 E. - 2022/94 K.
DAVACI :...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tasarım YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/03/2022 tarih ve 2021/50 E. - 2022/94 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu olan dezenfektan standlarının bir süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiç bir kimsenin tekeline verilemeyecek nitelikte olduğunu, dava konusu tasarımın özellikle 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye’de ilk COVİD-19 vakasının görülmesiyle beraber alınan tedbirlerde bulunan el yıkama ve eli dezenfekte etme ihtiyacıyla üretiminin ve kullanımının artmaya başladığını, Türkiye de aktif kullanımından önce dünyadaki çeşitli ülkelerde üretim ve kullanımının uzun süredir görülmekte olduğunu, davacı tarafın 2020/03585 tescil numaralı hijyen standları tasarımlarının yenilik vasfından uzak olduğunu, müvekkilinin dava konusu dezenfektan standlarını, ... A.Ş. ve ...Perakende ve Tekstil Yatırımları A.Ş. ile 28.04.2020 tarihinde başlayan sipariş talepleri ve yazışmalara binaen pandemi sürecinde söz konusu tasarım başvurusundan bir ay önce işleme aldığını ve ürettiğini, 2020/03585 nolu tasarım başvurusunun yenilik karakterinden uzak, kamuya sunulmuş ve kötüniyetli bir başvuru olduğunu, ilgili tasarım başvurusu ile yüksek derecede benzerlik taşıyan pek çok hijyen standının satışta bulunduğunu, bu doğrultuda da ilgili tasarım başvurusunun yenilik vasfı taşımadığını, ... firmasının yurdışında pandeminin gündeme gelmesiyle beraber 2019 yılının son aylarında bir çok ülkede bu tasarımı üretmeye ve satmaya başladığını, ... şirketinin ve bunun gibi bir çok yerel ve global firmanın da uzun zamandır bu ürünleri üretip sattığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 29822383-120-2020/03585/Sayılı, 2020/T-1109 YİDK Karar sayılı kararının iptali ve 2020/03585 başvuru numaralı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu 2020 03585/1 sıra numaralı tasarıma yapılan itiraza gerekçe olarak sunulan bilgisayar kayıtları, yazışmalar, faturalar ve tarih içermeyen görsellerin ispatlayıcı nitelikte olmadığını ve itiraz ekinde sunulan belgelerin ise hak sahipliğini ispatlayıcı niteliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkiline ait "..." adlı ürüne, müvekkili tarafından yapılmış başvuru üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından 12.04.2020 üretim tarihli, 25.04.2020 aleniyet tarihli ve 2020/3172 Kayıt Tescil No'lu tescil belgesinin verildiğini, anılan sebeple müvekkilinin, bu anlamda eser sahipliğinden doğan her türlü hakkın da yegâne sahibi konumunda olduğunu, davalı müvekkili firmanın bütün faaliyetlerini, adına usulünce tescilli bulunan tasarımları ile sürdürdüğünü, mesnet olarak gösterilen tasarımlar ile davalı müvekkiline ait tasarımın genel görünüm bakımından birbirinden bütünü ile farklı olduğunu, Tasarım Hukukumuzda "esinlenme serbestisi"nin mevcut olduğunu, tescil ile sağlanmakta olan korumanın söz konusu ürünün kendisine değil, yeni ve ayırt edici olması halinde ürünün görünümüne sağlandığını, bir tasarımın başka bir tasarımla benzer özellikler taşıyabileceği gibi, farklı özelliklere de sahip olabileceğini, müvekkilinin müşterisi ...Mağazacılık ile uzun süren yazışmaları sonucunda bahse konu dezenfektan standı tasarımlarını yarattığını, müvekkilinin tasarıma konu faaliyetinin davacı taraftan daha önce başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tasarımların bütünü ele alınarak yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu tasarımın mesnet tasarım karısında yeni ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edici olduğu, davalı tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafın 2020/03585(Kasa Üzeri Stand) tescil numaralı hijyen standları tasarımlarının yenilik vasfından uzak olduğunu, ... A.Ş. ve ...Perakende ve Tekstil Yatırımları A.Ş. ile 28.04.2020 tarihinde başlayan sipariş talepleri ve yazışmalara binaen söz konusu tasarım başvurusundan bir ay önce müvekkilinin üretim ve satış faaliyetlerine başladığını, dava konusu tasarımların "...Mağazacılık" tarafından görsel olarak tasarlanarak piyasada fiyat araştırması için çeşitli reklam firmalarına gönderildiğini ve bu görseller referans alınarak fiyat teklifi alındığını, ancak davalının kamuya sunulan iş bu görselleri kötü niyetle habersizce tescile konu ettiğini, dünyada birçok örneği görülen, kullanılmaya çok önce başlanan ve ayırt edici niteliği bulunmayan bir tasarımın tesciline karar verilmiş olmasının son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, davaya konu tasarım, "kasa üzeri dezenfektan standı" tasarımıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımın, davacının sunduğu görseller karşısında yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden ise bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, mutlak yenilik incelemesi yapıldıktan sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17/03/2022 gün ve 2021/50 E. . 2022/94 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25