Ankara BAM 20. HD 2022/944 E. 2024/1143 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/944
2024/1143
10 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/944 - 2024/1143
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/944
KARAR NO : 2024/1143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/01/2022
NUMARASI : 2021/229 E. - 2022/9 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2022 tarih ve 2021/229 E. - 2022/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait "..." markasının 21/03/1990 tarihinden itibaren 5.sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı şirket tarafından tescili talep edilen "..." markası arasında görsel ve işitsel yönden benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvurunun da 05. sınıf malları içermekte olduğunu, "..." markasının uzun yıllardır yüksek ayırt edicilik vasfını kazanmış bir marka olarak, KHK 8/3 ve 42.maddeleri uyarınca koruma altında olduğunu ileri sürerek, 12.07.2021 tarih 2021-M-5462 sayılı "başvuru sahibinin MDB kararına itirazının kabulüne ve başvuru hakkında kısmi ret kararının kaldırılmasına" dair kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının yapmış olduğu itiraza karşı başvuru sahibi
diğer davalı tarafından, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın kullanıldığının ispatlanmasının
talep edildiğini, davacıya ait itiraz gerekçesi markanın tescil
kapsamında 5. sınıfta yer alan "Tıbbi ilaç" emtiasının bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markanın, itiraz konusu
başvurunun yapıldığı 18/03/2020 tarihi itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğunu, davacı markasının ciddi kullanımının ispatlanamadığını, müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin kullanım ispatı alebine karşı davacının süresi içinde itiraz gerekçesi olarak ileri sürülen markanın kullanımını ispat edemediğini, davacı yanca sunulan belgelerin, SMK 19/2'ye uygun ve yeterli olmadığından itirazın reddine karar verildiğini, davalı Kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, söz konusu ilaçların farklı etken maddeleri olduğunu, markaların da bu etken madde isminden yola çıkarak türetildiğini, ilaçların kullanım alanlarının farklı olduğunu, anlamsal benzerlik de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin ileri sürdüğü kullanmama def'ine karşı, davacının sunduğu delil evrakı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 18/03/2015-18/03/2020 tarihleri arasında, 30/12/2016 tarihli, davacı tarafından kesilen fatura örneğine göre, "..." markalı 25 kutu 400 mg. tablet satışının yapıldığı, mal hizmet tutarının 338,00 TL olduğu, 18/03/2015-18/03/2020 tarihleri arasında kullanım ispatına yönelik başkaca bir fatura ibraz edilmediği, belirtilen zaman aralığı, kullanımı ispatlanması istenen tıbbi ilaç emtialarının niteliği, ilgili tüketici kesiminin bu emtialara duyduğu ihtiyaç, bu emtiaların piyasada kullanım sıklığı gibi kriterler dikkate alındığında, 5 yıllık bir zaman zarfında, bu emtiaların "..." markası altında sadece 25 kutu satılmış olmasının, "..." markasının ciddi surette kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, davacının, itiraza mesnet markasını, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde ciddi surette kullandığını ispatlaması veya kullanmamasını haklı bir sebep ile ispatlaması gerektiği, ciddi surette kullanımdan bahsedebilmek için piyasadaki mal veya hizmete yönelik doğrudan veya ilişkili bir kullanımın olması gerektiği ve kullanımın belirli bir pazar yaratmaya ya da mevcut pazarı korumaya yönelik olması gerektiği, marka sahibinin amacının markasını gerçekten ticarî hayatta kullanmak olsa bile, markanın piyasaya etkin şekilde sunulamaması, yeterli zaman geçmesine rağmen işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesinin sağlanamaması, bunun sonucu olarak da markanın, mal veya hizmetlerin kaynağını gösterme işlevini yerine getirememesi halinde, markanın ciddi surette kullanıldığından bahsedilemeyeceği, somut olayda da böyle bir durumun mevcut olduğu, davacı tarafın "..." markasını sınırlı sayıda ürün üzerinde kullandığını ispatlaması, bu markanın piyasaya etkin bir şekilde sunulduğu ve piyasada pazar payı oluşturduğu olarak yorumlanamayacağı, davacının "..." markasını kullanımının sembolik düzeyde kaldığı, davacının yukarıda sıralanan diğer delil evrakının da "..." markasının fiili olarak Türkiye'de bu markanın aktif olarak etkin bir şekilde kullanıldığını ispatlamaktan uzak deliller olduğu, davacı tarafın üzerine düşen kullanma külfetine yerine getiremediği, bu nedenle davaya konu YİDK kararında kullanmama def'ine yönelik yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu, davacının itiraza mesnet 90/000556 sayılı markasının, davaya konu 2020/33543 sayılı marka başvurusuna karşı SMK m.6/1 hükmü uyarınca itiraz sebebi olmasının mümkün olmadığı, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin gerekçeli kararına dayanak olarak aldığı Hukuk Genel Kurul kararının 2003, Yargıtay 11.H.D. Kararının 2010 tarihli olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun kabul tarihinin 22.12.2016, yürürlüğe girdiği tarihin 10.01.2017 olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, gerek HGK, gerek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi kararından çok sonra bir tarihte yürürlüğe girmesine rağmen, bahsi geçen Yüksek Mahkemelerin " YİDK kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği" yönündeki tespitlerinin kanunda yer bulamadığını, bu durumda ilgili Yüksek Mahkeme kararlarının somut olaya göre değerlendirilen kararlar olarak kabulü gerektiğini, aksi halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. ve 198. Maddelerine aykırı bir uygulamaya izin verilmiş olacağını ki bu durumun da "normlar hiyerarşisine" aykırı olduğunu, davalı Kurum'un ilk incelemede müvekkili şirketin kullanımlarını yeterli gördüğünü, YİDK incelemesi sonucunda yetersiz gördüğünü, davalı Kurum’un 6769 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca müvekkili şirket kullanımları ile ilgili ek-bilgi/belge isteminde bulunma imkanı varken, ek bilgi/belge istemeden karar vererek müvekkilinin savunma hakkını kısıtlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka tescil başvurusu hakkında verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından "..." ibareli 5.sınıf "Tıbbi ilaç" emtiasında tescilli markasına dayalı olarak davalı Şirketin 2020/33543 ibareli "..." ibareli marka tescil başvurusuna itiraz edilmiş ise de, davalı tarafından YİDK sürecinde itiraza mesnet marka bakımından "kullanım ispatı" ileri sürüldüğü, SMK'nın 19/2. maddesi uyarınca, 6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasının talep edileceği, itiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itirazın reddedileceği, itiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itirazın, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak inceleneceğinin düzenlendiği, markanın kullanılmasının "ciddî biçimde kullanım" sayılabilmesi için, piyasadaki mal veya hizmete yönelik doğrudan veya ilişkili bir kullanımın olması ve bu kullanımın belirli bir pazar yaratmaya ya da mevcut pazarı korumaya yönelik bulunması gerektiği, somut olayda davalının kullanım ispatı talebine karşılık olarak sunduğu "...'' markasının kullanımına ilişkin delillerin, markanın Türkiye'de ciddi kullanımının varlığını ispata elverişli olmadığı, bu nedenle davacının mesnet markasının YİDK sürecinde sunulan delillere hasren inceleme yapılmak suretiyle SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmamasının yerinde olduğu, zira YİDK kararının iptali davalarının, YİDK karar tarihindeki hukuki duruma göre çözümlenmelerinin gerektiği, dolayısıyla YİDK aşamasında öne sürülmeyen delillerin yargılama aşamasında sunularak mahkemece hükme esas alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25