SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2022/992 E. 2024/1121 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/992

Karar No

2024/1121

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/992 - 2024/1121

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/992

KARAR NO : 2024/1121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/02/2022

NUMARASI : 2021/77 E. - 2022/61 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 Tarih ve 2021/77 Esas - 2022/61 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Elektronik Hiz. ve Tic. A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "... ... www.....com " ibareli başvurusunun davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazı sonucu dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda orta olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı bir ibare olduğunu, müvekkilinin başvurusunun bir bütün olarak davalı Şirketin redde mesnet markalarından yeterince farklılaştığını,marklar arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesindeki koşullarının da bulunmadığı ileri sürerek, 2020-M-10979 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin "...” ya da “...” ile başlayan çok sayıda tescilli markalarının

bulunduğunu, davacının “... ...” markasının bu markalarla ayırt edilemeyecek

kadar benzer olduğunu, seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte bulunduğunu, “....COM” markasının ...

nezdinde T/02598 sayı ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmesi halinde tanınmış markanın ayırt edici vasfının zedeleneceğini, bu markanın tesadüfen seçilmiş olduğunun düşünülemeyeceğini, markanın itibarından yararlanılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının "... ... www.....com +şekil" ibareli başvurusu ile davalı Şirketin "..." ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve de özellikle markalar bütünsel açıdan karşılaştırıldığında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "... ... www.....com +şekil " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla dava konusu mallar/ hizmetler yönünden davalının "..." ibareli markalarından yararlanmak ya da satın almak isterken davacının "... ... www.....com +şekil " ibareli başvuru markalı malları /hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, dava konusu mallar / hizmetler yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu, ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait markalar algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki şartların da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arsında iltibas koşullarını oluştuğunu, tarafların marka işaretleri benzer olduğu gibi dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer bulunduğunu, redde mesnet markalar tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, mahkemece müvekkiline ait "..." ibareli markaların incelendiğini, ancak müvekkilinin "..." ibareli seri marklarının da bulunduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik olduğunu, "sözcük+ ..." kalıbı ile oluşturulan markaların müvekkili ile özdeşletiğini, aynı şekilde oluşturulan dava konusu başvurunun da müvekkilinin seri markası olarak algılanabileceğini, müvekkilinin "..." markası tanınmış olduğundan daha geniş bir korumadan yararlanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “... ... www.....com” ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait "..." ibareli redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin güçlü olmadığı, bu ibare dışında taraf markalarını birbirine yakınlaştıran bir unsur bulunmadığı, başvuruda yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, bu hale göre dava konusu marka başvurusunu gören tüketici/alıcıların bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından somut olayda SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleşmediği, diğer taraftan davanın mahiyeti gereği iltibas değerlendirmesinin sadece davalı Şirkete ait redde mesnet markaların dikkate alınarak yapılması gerektiği, anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalılar ... ile ... Elektronik Hiz. ve Tic. A.Ş. ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınınistinafderece“com”gerekçesebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim