Ankara BAM 20. HD 2021/1914 E. 2024/111 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1914
2024/111
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1914
KARAR NO : 2024/111
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2020
NUMARASI : 2017/465 E. - 2020/285 K.
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 Tarih ve 2017/465 Esas - 2020/285 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2016/62022 sayı ile işleme alınan "..." ibareli marka başvurusunun ilanına müvekkili şirketlere ait "..." markaları ile benzer olması nedeni ile 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8. Maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca itiraz edildiğini, itirazların Markalar Dairesi Başkanlığınca markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu ve söz konusu markalar kapsamında yer alan "29.sınıf: Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil).Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. 30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Pekmez 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Pekmez" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" ürün ve hizmetleri açısından tescile uygun olmadığı gerekçesiyle kısmen kabul edildiğini ve anılan emtiaların marka başvuru listesinden çıkarıldığını, alınan karara davalının itirazı sonucunda markalar arasında KHK nın 8/1 md. anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığını, davalının ... ibareli marka başvurusunun müvekkilleri adına tescilli ... ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının "..." ibareli markaların mülga 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi ve 6769 s. SMK’nın 6/5 md. anlamında tanınmış marka olduğunu, başvuru sahibinin, müvekkillerine ait tescilli ve tanınmış "..." ibaresini tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini, başvurunun iyi niyetle yapılmadığını, TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.10.2017 tarih ve 2017-M-8677 sayılı itirazın reddi kararının iptaline, 2016/62022 sayılı ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 556 sayılı KHK’nın 8/l-b maddesi gereğince iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığının saptanmasında markanın bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markanın bir bütün olarak “...” ibaresinden oluştuğunu, genel izlenim bakımından da davacı markalarından farklı olduğunu, ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru markası ile davacı markaları arasında işaret anlamında benzerlik bulunmadığı için somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde değinilen koşulların da oluşmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin “...” ibareli markası ile davacı markalarının benzer olmadığını, tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, davacının tanınmış markasının “...” değil “...” olduğunu, “...” ibaresinin zayıf nitelikte olduğunu, müvekkili markasının 16/29/30 ve 35. sınıflarda tescil edilmek istendiğini, davacının tanınmış “...” markasının maya emtiası açısından bilindiğini, bu nedenle müvekkili markasındaki tüm mal ve hizmetler açısından hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığını, markada vurgu yapılan ibarenin "..." ibaresi olduğunu, ... ibaresinin temiz anlamına gelmesi nedeni ile "..." ibaresi ile "temiz ..." vurgusunun yapıldığını, davalı müvekkilinin .... Tic. Ltd. Şti. nin ortağı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı şirket markalarında yer alan esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, davacı yanın ... ibareli markalarının “şapkalı ahçı figürü” yan şekil unsuru ile kullanıldığını, müvekkili şirketin de yeşil renk ve ... ibaresi ile tanındığını, markaların karıştırılmayacağını, KHK 8/4 deki şartların oluşmadığını, kötü niyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "...'' ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı açısından görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılamasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının maya sektöründe tanınmış olduğu, bu tanınmışlığın gıda sektörü yönünden iltibas tehlikesini artıracağı gerekçesiyle, benzer mal ve hizmet sınıflarını kapsayan TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 07/02/2017 tarihli davalının 2016/62022 numaralı "..." ibareli markasından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına yönelik kararında geçen tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden davanın kabulüne, 2017-M-8677 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflara ait markaların benzerlik göstermediğini, markaların genel izlenim bakımından farklı olduğunu, görsel, işitsel, kavramsal açıdan birbirinden kolayca ayrılabildiklerini, müvekkiline ait markanın okunduğu zaman akıllarda ilk olarak ... ibaresinin yer edineceğini, markaların başlangıç kısmının aynı olmasının markaları benzer kılmadığını, davacının markalarını bir bütün olarak "...+şekil" unsuru ile kullandığını, sadece başlangıç kısmının aynı olmasının hiçbir önemi olmadığını, markaların iki farklı işletmesel kökenden geldiğini ve birbiri ile bağlantılı olmadığının makul seviyede bilgilenmiş tüketici tarafından kolaylıkla farkedileceklerini, davacı yanın redde mesnet gösterdiği markaların 43. sınıfta tescilli olmadığını, markalar benzer bulunsa dahi, aynı sınıfta tescilli olmadıklarından hükümsüzlük talebinin reddinin gerekeceğini, davacı yanın "..." ve "..." ibareli markası tanınmış olduğunu, bu şekilde tanınan ve bilinen bir markanın içinde "..." ibaresi geçen bir markaya 8/4 anlamında bir etkisi bulunmayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın “...” ibaresinden oluşurken, davacının itiraz konusu markalarının “...” ibaresinden oluştuğunu, başvuru konusu markada, marka algılamasına konu olan asli ayırt edici unsurun, bir bütün olarak “...” ibaresi olduğunu, başvurunun davacıya ait tescilli markalara “toplu olarak bıraktığı umumi intiba” itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilemeyeceğini, davalı tarafın, “...” ibaresini devamındaki “...” hecesi ile birlikte bölünmez bir bütün olarak, bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullandığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkındaki YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacı ... A.Ş.'nin itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında bulunup dava konusu YİDK kararı nedeniyle uyuşmazlık konusu olan 29 ve 30. sınıf mallar ile 35.sınıfın 5.alt grubundaki 29, 30 ve 32. sınıf malların perakende satış hizmetleri, davacı markalarının kapsamındaki malların sunulmasına ilişkin 43. sınıfın 01. alt sırasındaki hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcı kitlesi nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin 29,30 ve 32. sınıf emtia yönünden tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla ayırt ediciliğinin düşük kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, emsal bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2023 tarih, 2022/46 Esas, 2023/3372 Karar sayılı kararında "..." ile "..." markalarının 29, 30 ve 32. sınıflara dahil malların tamamı ile 35.sınıfın son alt grubundaki 29, 30 ve 32. sınıf malların perakende satış hizmetleri, 43. sınıfın 01. alt sırasındaki hizmetler yönünden benzer görüldüğü, somut olayda içerisinde gıda yüksek mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda "..." markasının gıda sektöründe tanınmış olduğunun belirtilmesi karşısında YİDK kararının iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiş, mahkemece hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmemiş ise de, istinaf edenlerin sıfatına göre bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafınca istinaf başvurusunda yatırılan 59,30'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30. TL bakiye harcın anılan davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan tarafların uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38