SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2022/955 E. 2024/1097 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/955

Karar No

2024/1097

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/11/2021

NUMARASI :...

DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2021 Tarih ve 2020/405 Esas - 2021/689 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışındaki pek çok tanınmış ses, ışık ve görüntü sistemleri imal eden firmanın Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, müvekkilinin, 22.05.2019 tarihinde alıcısı ... adresinde faaliyet gösteren ... A.Ş. olan firmaya, davalı aracılığı ile 010756 irsaliye numarası ile 6 adet koli içerisinde ...&... marka ... cinsi izabeme gönderdiğini, davalı ... ... şirketinin, gönderilen bu malları taşırken hasara uğrattığını, taşımış olduğu mallardan 2 tanesine zarar verdiğini, davalı firmanın, hasar gören bu iki maldan birisinin ambalajlı hasarlı diğerinin ise kendisi hasarlı olarak alıcıya teslim etmeye çalıştığını, ancak alıcının hasarlı olan malı kabul etmediğini, teslimatı yapan davalı şirket yetkilisi ile birlikte tutanak tutularak, alıcının hasarlı malı almadığını, müvekkilinin hasarlı malzeme yerine alıcıya yeni malzeme göndermek zorunda kaldığını, malın davalı uhdesinde zarar gördüğünün açık olduğunu, malın alıcıya ulaştığı anda da zarar gördüğünün ortada olduğunu, davalının taşıma esnasında zarar verdiğini, taşıma işi yapan davalı, sözleşmenin ifasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup müvekkilin zarar görmesine neden olduğunu, söz konusu bu zararın müvekkile ödenmeyerek iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından taşıma esnasında zarara uğrayan mal bedeli olan 1.656,72 USD'nin (1404 USD + 252,72 USD KDV olmak üzere) 22.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 22/05/2019 tarihli taşıma nedeniyle, 25/06/2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yaptığını ancak davayı 25/08/2020 tarihinde davanın açıldığını, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini gerektiğini, davacının ... içeriğine ilişkin iddiasının ise yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, iddiasını faturaya dayandırmış ise de iki tarafça imzalanan belge niteliğinde olmadığını, ambalaj nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunduğunu, sorumluluğun tespit edilmesi gerektiğini, satışı gerçekleşmeye ürünlere ilişkin KDV talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın dava konusu 6 adet ...&... ... marka, elektronik cihazı taşımasını yapan davalı ... şirketinin taşıma esnasında 2 kolinin hasarlı olması nedeniyle hasarları nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacı tarafından sunulan 26/05/2019 tarihli e-faturadan bir adet cihazın 1.534,71 USD (KDV dahil) olduğu, davacının davalıya yapmış olduğu 10/05/2019 tarihli yazı içeriği ile davalı ... şubesinde düzenlenen tarafların imza altına aldığı tutanak içeriğinden 6 parça kargodan 2 parça kargonun 1 parçasının ambalajında 1 parçanın ambalaj ve gövdesinde hasar olduğu, yerinde inceleme yapmak suretiyle uzman bilirkişilerce hazırlanan bilirkişi heyet raporlarında da tespit edildiği üzere meydana gelen hasarların ambalajların yırtılması, iç emtiaya dıştan gelen darbe şeklinde olduğu, bu durumda davalının TTK 886. maddesi kapsamında zarar meydana gelme bilinci içinde pervasızca müdahale ile oluştuğunun davalının ağır kusurlu olduğu, anılan kanun maddesi gereğince zararın tamamından sorumlu olacağı TTK 882. maddesinde yer alan sınırlı sorumluluğunun uygulanamayacağı, buna göre cihaz bedeli olan 1.534,71 USD'den ürün bünyesinde kullanılabilecek donanımlar gözetilerek belirlenen ürün bedelinin 1/5 oranındaki sovtaj bedeli olan 306,94-USD'nin düşürülmesi suretiyle bulunan 1.227,77-USD bedelinden davalının sorumlu olacağı, sadece ambalajı hasarlı ürünün olmadğı, zamanaşımı defi yönünden TTK 885. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 3 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğundan zamanaşımı süresini geçmemiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 1.227,77-USD alacağın 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesinde belirlenen faizin dava tarihi itibariyle işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin kasten ve pervasızca davranışı bulunduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, basiretli tacir olan davacının sattığı ürünün ambalajını gerektiği şekilde yapmamasından kaynaklı hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumlu olmadığının kabulünün gerektiğini, davacının ... içeriğine ilişkin iddiasını ispatlaması gerektiğini, bilirkişi raporundaki müvekkil şirketin ağır kusurla zarara sebep olduğu ihtimaline dayalı hesaplamanın mümkün olmadığını, zamanaşımı define ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı bulunduğunu, davacı 22.05.2019 tarihli taşıma nedeniyle, 25.06.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapmış olduğu halde 25.08.2020 tarihinde iş bu davayı açtığını, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının, 22.05.2019 tarihinde alıcısı Ankara'da adresinde faaliyet gösteren firmaya, davalı aracılığı ile 6 adet koli içerisinde gönderi yolladığı, davalı şirketin, gönderilen bu malları taşırken mallardan 1 tanesinin ambalajının 1 tanesinin de hem ambalajının hem de içininin zarar gördüğü, hasarın nasıl oluştuğunun dosya kapsamından belirli olmadığı, ancak meydana gelen bu zararın dava konusu emtianın davala tarafından taşıması sırasında olduğu anlaşılmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.

TTK'nın 880. maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacak olup, TTK'nın 882. maddesine göre de, gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere kural sınırlı sorumluluk olup, davalı taşıyıcının sınırsız sorumlu olduğunun ispatı davacı tarafa düşmektedir. Bu husus TTK'nın 886. maddesinde düzenlenmiş olup, madde metnine göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.

Davacı tarafça dosya kapsamında meydana gelen zararın kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilemediğinden sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında davalı tarafça süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu da görülmektedir. Her ne kadar mahkemece TTK 885. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 3 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğundan zamanaşımı süresini geçmemiş olduğu yönünde karar verilmiş ise de, az önce açıklandığı üzere zararın taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı meydana geldiği ispatlanamadığı için somut olaya TTK'nın 855/1. maddesinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 855/1. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davaların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, somut olayda taşımanın 22/05/2019 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk görüşmelerinin 25/06/2020 tarihinde başlayıp 17/07/2020 tarihinde sona erdiği, davanın ise 25/08/2020 tarihinde açıldığı görülmektedir.

Buna göre, her ne kadar 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, daha sonra 30.04.2020 tarihli ... Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi birinci fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 tarihinden 16.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmış ise de, bu sürelerin somut olaya bir etkisinin olmadığı davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine yönelik olarak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 15/11/2021 gün ve 2020/405 Esas .  2021/689 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

3. Alınması gereken 427,60 maktu karar ve ilam harcından 207,45. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 220,15‬. TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 12.147,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 

5. Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 50,00. TL tebligat gideri, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 270,7‬0. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 

6. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7. Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00. TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

9. Davalıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının ve 73,53 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTaşımaTazminatkonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınistinafKaynaklananderecegerekçesebeplerikararınınSözleşmesindenkesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim